Mücahit BİLİCİ
Cemaat ile hükümetin şiddetlenen kavgası öncelikle bir iktidar kavgasıdır. Fakat bu iki tarafı moral anlamda eşit kılmıyor. Kader noktasında daha temiz olan tarafın kavgayı kazanması beklenir ve bu Cemaat’tir. Çünkü (kendi menfaatine olacak şekilde, manidar zamanlamalarıyla) hamle yapsa da Cemaat, bunu meşru bir sebebe, (hükümetin bile yok diyemediği) yolsuzluğa dayandırmıştır.
Cemaat’in hamlesinde intikam olsa da herşey kanuni duruyor. Fakat hükümetin hamlelerinde oyunun kurallarına riayet edilmiyor, düşmana gerektiğinden çok daha ağır ithamlarla taarruz ediliyor.Cemaat’in savunanları ekseriyetle, doğru veya yanlış, bir davaya adanmış insanlar ve ikinci derecede hükümetin başarısızlığından medet umanlardır. Hükümeti savunanlar ise ekseriyetle ya menfaati için savunan parti mensuplarıdır ya da partinin sahibi olduğu devletin maaşlı memurlarıdır. Birilerinin bir menfaat koalisyonu olan particiliğine veya devlette memurluğuna kimse bir şey diyemez. Ancak içinde menfaatin olan bir davada tam ihlâsı kazanmak çok zordur.
Hükümetin en büyük manevi gücü, kendi görevli elemanlarından ziyade hükümetin propagandasının etkisine girmiş ve direkt bir menfaati olmayan dindar tabandan insanların dualarıdır. Yoksa siyasi kadro olarak İslamcılığın kendi maneviyat pili çoktan bitmiştir yahut bitmek üzeredir. Cemaat’in ise bu konuda hükümette hiçbir zaman olmayan nükleer bir enerjisi var. (Velayet için Müslüman olmak bile gerekmezken, fikrî isabet hiç de şart değildir.)
Cemaat sonunda kazanır çünkü Cemaat’in dışı çürük, içi ise temizdir. Hükümetin ise dışı temiz ve masum iken içi çürüktür. Dışarıdan içe doğru karşılıklı bıçaklar kemiğe dayandığında çürük olmayan taraf kazanacaktır. Cemaat dinî bir amaç uğruna dünyaya saldırır ve kendi dışındaki hiç kimseye acımaz bir bencil adanmışlar topluluğu iken, hükümet dünyevi bir amaç/ siyaset uğruna dünyaya saldırır ve kendi dışındakilerle paylaşmasını iyi bilir bir dayanışmacılar topluluğudur. Cemaat daha itici, hükümet daha çekicidir. Cemaat daha uhrevi, hükümet daha dünyevidir.
Yani daha dindar olan Cemaat, sanki dünyevi ve dine ihanet eder görünüyor ama salahat ve din için hamle yapıyor. Daha dünyevi olan hükümet ise sanki dinin son kurtarıcısıymış tekellüflü rolünü üstleniyor ama dünya menfaati için hamle yapıyor. Elbette ki bu iktidar savaşında doğrular da birer araçtır. Ama bu doğruları doğru olmaktan, yanlışları yanlış olmaktan çıkartmaz.
Kullandıkları araçlar itibariyle Cemaat’in sicili hiç de temiz değildir. Canavarlarla savaşıpcanavarların dilini öğrenmiştir. Şimdi şikâyet etse de Cemaat’in iktidarında da sansür var, dosyalar var. Ama zor ve şiddet yoktur. Cemaat’in baskısı rafine fakat derindir. Hükümetin baskısı ise daha yüzeysel ama kaba sabadır. Cemaat şu an için ilerici bir güçtür ancak ister hükümetin ister Cemaat’in iktidarı olsun, dindarların iktidarında özgürlükler için mücadeleye ihtiyaç olacaktı ve daha olacak. Çünkü, daha dindarların medenileşme sürecini yaşıyoruz. Bekarken istibdat boşamak kolaydır. Kâfire kılıç sallamak da. Menfaatle hamili ve hamile olduğun iktidarı boşamak ise hiç de kolay değildir.
Yanlış anladıkları şeriat adına laikliği ve hatta demokrasiyi aşağılayan kimi dindarlar yarın öbür gün demokrasi ve laiklik için birbirlerine yalvaracaklar. Halife, İsa ve Mehdi’ler rolleri konusunda savaşacaklar ve sonuçta (şeriatın hırsızlığa ve bencilliğe fetva vermeyen şeklinin günümüzdeki karşılığı olarak) hakiki bir Müslüman demokrasisine ulaşacağız. O zamana kadar devlet, hukuk, melekler, ‘good’ ve ‘bad’ dualar, kuru yalanlar ve ıslak belgeler havada uçuşacağa benziyor. (Bu arada “bir taraf”ta durması sağlanan ve tribünlerde sıkılan Kürt kamuoyunu da meşgul tutmak için gıdım gıdım İmralı balı kabilinden Önderlik fotoları damlayacaktır.)
Fakat İslam’a hiçbir şey olmayacaktır. Sözkonusu olan sözümona “İslam’a karşı İslam” büyük komplosu değil, Müslüman’ın Müslüman’la siyaseten tanışmasıdır. Gerisi tarafların naralarından ibarettir.
Twitter: @mucahitbilici
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025