Mücahit BİLİCİ
Bugüne kadar hep çatışmaktan sakınmış olan Cemaat’in neden AK Parti’yle çatışmayı göze aldığı çokça tartışıldı. Bu kadar stratejik aklı olan bir cemaatin neden bir intihar saldırısına giriştiği soruları haklı olarak soruldu. Fakat geçmiş pratiği ve atfedilen özellikleri gözönüne alındığında, AK Parti ile böyle mecbur olunmayan ama sonuçları ölümcül görünen bir çatışmaya Cemaat’in niçin girdiğine dair mantıklı bir açıklama üretilemedi. Böyle durumlarda hep yapıldığı gibi yapısal sebepler teşhis edilemeyince aktör patolojisi açıklayıcı argüman hâline geldi. Özetle, Cemaat’in muhtemelen kafayı yediği (veya kafasının başka şer odaklarca yendiği) için böyle bir yola girdiği açıklaması yeterli görüldü. Bu aynı zamanda Cemaat’in kriminalize edilmesi açısından da elverişliydi ve sonra bu yöndeki propaganda çalışmaları bu algıyı iyici sağlamlaştırdı. Sonuç: Cemaat, devlet memurları ve AK Parti taraftarlarınca bir linçe muhatap durumda. Mesela, Fethullah Gülen’e ne zaman bebek katilideneceğini merakla bekliyorum.
Fakat Cemaat’in intihar saldırısı tezi eksik kaldığı için ikna edici değil. Çünkü şu ihtimali hesaba katmıyor: Hükümetin iddia ettiği ve pek çok kişinin de şüphelendiği üzere Cemaatdevletin içinden fazlasıyla haberdar. Cemaat toplumun geri kalanının aksine devletin ve siyasetin iç akıntılarına kulak kabartmış ve kirli çamaşırları biliyor görünüyor. Cemaat’in ihanet gibi suçlamalarla muhatap olup meşruiyet kaybına uğramak pahasına toplumla arasındaki makasın bu kadar açılmasına neden izin verdiği sorusunun başka bir makul açıklaması şudur: Halk AK Parti’yi dışarıdan bildiği için geçmişle mukayese edip, büyük bir başarı sayıyor, kaybetmek istemiyor. Cemaat ise Parti’yi belli ki içeriden bilip gelecekle mukayese ediyorve başarısız buluyor, hatta dehşete düşüyor. Yani halk süslü ve güzel bir vazoyu görüyor ama içini bilmiyor. Vazoyu sahiplenip korumak istiyor. Cemaat ise vazonun içinde (veya dostunun sırtında) bir akrep görüyor. Kendi imajı dâhil belki çok şeyini kaybetme pahasına akrebi göstermek veya oradan çıkartmak için o vazoyu kırıyor. Yoksa bunca riski, yaptığın şeyin doğru olduğuna ancak çok emin isen üstlenirsin. Bu ihtimalin varlığı ve bu senaryonun doğruluğu durumunda cevaplanması gereken bazı sorular olacaktır:
Birinin içi pis olup dışı temiz görünüyorsa ve diğerinin ise dışı pis görünüyor ama içi temiz ise , bunlardan hangisi daha temizdir?
İyi niyetle kötü şeyler yapanlar mı kötüdür, yoksa kötü niyetle iyi şeyler yapanlar mı?
Özetle Cemaat zaten patlayacak bir balonu erkenden patlatmakla kısa vadede hain, uzun vadede ise kahraman olmayı tercih etmiş olabilir. Hakikati kavga bitince öğrenebileceğiz. Ancak sebep ne olursa olsun siyasi bir kavganın insafsız bir propaganda ile dinî bir kavga gibi sunulmasına zerre kadar saygı duymuyorum.
Özetle bu siyasi kavgada bir tarafı tutmakta herkes serbesttir. Mesela hükümeti desteklemeye kimsenin itirazı olamaz. Gülen Cemaati, bencildir, acımasızdır, kadrolaşıyor, şu şu mensupları şöyle şöyle suiistimallerde bulunmuş, bizi dinlemişler vesaire dense ve bu özellikler ve kişiler somut olarak cezalandırılsa buna hiç kimsenin itiraza hakkı olmaz. Ama bir siyasi partinin propagandasının gazına gelip, çirkin de bulsanız, yanlış içtihatla amel ediyor da saysanız, bir cemaatin üstünde tekfir edercesine tepinmek, hainlik suçlamaları eşliğinde parti mutfaklarında pişirilen propaganda malzemelerinin hararetli taşıyıcısı ve paylaşıcısı olmak zilletli bir hâldir. Parti mensuplarının ve devletin istihbarat memurlarının görevleri gereği yaptıkları bir işe kendini gönüllü yapıp alet olmak büyük bir hatadır. Ya vazoda gerçekten akrep varsa?
Twitter: @mucahitbilici
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025