Mücahit BİLİCİ
Kalem ile çekiç yol arkadaşı idiler. Kalem çizgileriyle yol çizer, çekiç gücü ile yol yapardı. Epeyce yol aldıktan sonra yolları ayrıldı. Çekiç üzerindeki kalem vesayeti kalktı. Çekiç yolunu bulmuştu. Bir çizgiye göre vurmayacak, vurduğu yer çizgi sayılacaktı. Çekice güvenmeyen ama çekicin yaptığı işin çekiciliğine de kendini kaptıran kalem sonunda çekiçin yoluna çıkmaya karar verdi. Kalemin çekilmesi ile çekicin kabalığı ortaya çıkarken, çekicin çekilmesiyle kalem, herşeye sahip olma hırsıyla çekiçliğe soyunmuştu. Bir vuruşma kaçınılmazdı.
Çekicin ne işe yaradığı herkesçe malum idi. Fakat kalemin ne yazacağını kestirmek güç idi. Kalem bazan şiir yazar bazan sayfaları karalardı. Kalem, okumuş ve çokça yazabiliyor olmanın kibriyle kendinden başka herkesi kendine düşman etmişti. Kararttığı sayfalar çoktu. Kendinden küçük kalemlere karşı bir çekiç gibi olan kalem, çekiçin karşısına da çekiç olarak çıkmaktan çekinmedi. Muharebe çekiçin sahasında cereyan ediyordu. Kalem deplasmandaydı. Çekiç olarak kullanılan kalem, vura vura yazı yazan çekiç karşısında kurnaz ama güvenilmez bulundu. İlk hesaplaşmada çekiç kalemi kırdı.
Kalemin gücü müsbet hareket etmesinde idi. Çekiç ise zaten tanım gereği menfi harekete kabiliyetliydi. Kalem çekiç gibi hareket ettiği için kendisini hırpaladı. Çekiç ise bir kalemi kırmanın gafletli muzafferiyetiyle yoluna devam edecek.
Siyaset sahibi belli olmayan hakikatle değil, simasıyla özdeşleşilebilir olan güçle yapılıyor. Münazarada çokbilmişlik edasıyla kazanılan zaferin benzeri siyasette yoktur. Siyasette riyakar bir “sizin için vuruşuyorum” vurgusu, samimi bir “bakın hoşunuza gitmeyecek gerçekleri açıklıyorum”dan daha çok rağbet görür. Yani güç hakikati ezer—ama sadece kısa vadede. Hakikat asit gibidir. Er geç çekici eritecektir ama gürültüsüz işlediği sürece, sabır ve haklılığına hırs ile gölge düşürmediği sürece. Kalem, yazmalı ama karalamamalı.
Kalem kanundur, çekiç irade. Kalemin hatası kanunun heryerde ve herşekilde geçerli olacağını varsayması ve bunu sevimsiz bir bürokrat ısrarıyla teşri etmesidir. Çekiç ise kendisi olmadan kanunun bir hükmünün olmadığını bildiği için gerektiğinde kanunu görmezden gelir. Deplasmandaki bir karşılaşmada çekice karşı çekiç gibi menfi hareket eden bir kalemin kaybetmesi normaldir. Kalem kendi sayfasına çekilip istikametli çizgilerle müspet olarak ilerlemeyi seçerse ancak o zaman çekiçin vurduğu yerin yanlış yer olduğunu kendi doğru çizgisiyle gösterebilir. Kalem de çekiç olup vurmaya başladığında çekiçin yanlışlıklarını görünür kılacak çizgi kalmaz.
Kalem, kendi sahip olduğu takvayı, kabadayılığıyla bilinen çekiçten beklemekle hata eder. Zira vuruşma meydanında nazarlar çekiçin gücüne bakar. Orda kudret ve kemiyet esastır. Kalemin takvacılığı menfi olduğu için kavgada bir kalleşlik olarak algılanmaya mahkumdur. Ancak müsbet hareket eden bir takvanın, çekici mahçup etme gücü vardır. Çünkü kavgada avantajlı olan çekiç, konuşmada avantajlı olan ise kalemdir.
Kalemin sayfasına çekilip çizgi çizmesi, kendinden küçük kalemler karşısındaki kibrinden tövbe etmesi gerekir. Kalem ölü veya diri olarak aradan çekilince, çekiçin kabalığı tüm çıplaklığı ile ortaya çıkacaktır. Çekiç kaleme muhtaç hale gelecektir. Ancak bunun için kalemin çekiçleşip mevzisini terketmemesi gerekir. Gücün hakikisi ve hakikatin içte olanı kalemdedir. Gücün zahirisi ve hakikatin dışta olanı çekiçtedir. Kalem hırsının kurbanı olmuştur. Ama sabır gösterdiğinde çekiç basının ağırlığı ile kalemin önünde eğilecektir. Zira metal bile yorulur. Fakat uzun vadede kazanacak olan kalemdir. Çünkü sözün hakikatlısı üzerinden zaman geçtikçe gençleşir. Bunun için de kalemin geçmiş günahlarından istiğfar ile tasaffi etmesi gerekir. Hakikat kaybolmaz. Sadece zamana yayılması insanın keyfine göre gerçekleşmez. “Beşer zulmeder, kader adalet eder.”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025