Mücahit BİLİCİ
Son dönemde ilginç bir entelektüel tiyatro oynanıyor. Entelektüel, çünkü konu gerçekten derin ve saygıdeğer. Tiyatro, çünkü iktidarın alkış korosunun ne yaptığını bilen entelektüel kısmı yine de sathi bir performans sergiliyor: İktidarın kudret ve ihtilalinin önünde hürmetle eğilmeyi akıl edemeyenler aşağılanıyor. Muhalif olanların aşağılanması bir partizanlık eylemi olarak epey sıradan. Her gün gazetelerde birkaç porsiyon çıkıyor bundan. Çünkü lümpeni hakaret ve şakşak olan bu aşağılamacı tavrın artık kendisini taşıyamayan onur tekerlerini aşındırarak entelektüel tepelere tırmandığını görüyoruz. Tepe sanılan yerler düzleşiyor. Kale görünen kuleler kumlaşıyor.
Argümanözetle şudur: Siyasalın gücü ve tasarrufu karşısında yasa ve bürokrasiye sarılanlar siyaseti okuyamıyorlar. Bu haklı tespit yapıldıktan sonra yani siyasalın önemini ve önceliğini tespitten sonra haksız bir hamle ile iktidarın kendisi takdis ediliyor. Yanisiyasalın öneminden bir iktidar kutsaması türetiliyor.
Bazen seviye o kadar düşüyor ki kutsanan iktidarın dışında kalan veya ona mesafeli duran her türlü cemaat, azınlık ve siyasi konum alaya alınıyor. Gülen Cemaati’ne yönelik artık rutinleşen tezviratın verdiği alışkanlıkla artık başkaca muhalifler de aynı silahla vurulmak isteniyor. Neymiş? Siyasalın karşısında bunların elinde basit bir hümanizma varmış. Yani evrensel kapsayıcılığı, dışlayıcı ve ötekileştirici olmamayı, mesela Selahattin Demirtaş gibi bir adayın herkesin adayı olma gayretlerini, siyasal dışı bir hümanizma sayıp aşağılamak.
Her şeyden önce siyasal, selam için (yani geri bütünleşmek nihai amacıyla) serbest bırakılmış olan iradenin bir diğer adıdır. Tanrı’dan alınmış izin olmayı başaramadığı her yerde siyasal, Tanrı’dan rol çalmaktır. Yani ufkunda kapanmak olmayan bir yarık olarak siyasalın tek başına bir değeri yoktur. Nietzsche’nin aktif nihilizmi tesellidir ama yol değildir. Hatta denebilir ki evrensel hayır ve kapsayıcılığa karşı konuşlandırılmış bir siyasal şeytanidir. Böyle bir siyasalın kurumsallaşmış hâli şeytandır. Bediüzzaman böyle bir siyasallığın şerrinden boşuna Allah’a sığınmadı. (Demek Schmitt’ten öğrenip büyük bulgu saydığınız fikir, çok da matah bir şey değilmiş). Âlemde insandan önce siyasalı tadan veinsan(lığ)ı aşağılayarak Allah’a karşıtlığını kıyamete kadar kurumsallaştıran en siyasal aktör şeytandır.
Siyasal, inkârı zulüm olan ancak varlık ve imkânı tek başına adaletin tahakkuku için yeterli olmayan bir hakikattir. “Kuvvetin bir hakkı var, bir sırr-ı hilkati var... Lakin akıbet’ül akıbe her dem yine hakkındır.” Daha dün dindar siyasetçiler zayıf ve mağdurken, insan hakları, adalet, eşitlik gibi hümanist tezleri dile getirirlerken zavallı değillerdi de şimdi başkası dile getirince niye zavallı olsun? Bugünkü siyasala tapan kibrinizi, geçmişteki mazlum hâlinize havale edelim. Demek siyasalla yeni tanıştınız. Şimdi milli irade, milli güçve “el hükmü lil galib” naralarıyla iktidarı kutsayanların muhaliflerinin siyasi hamlelerine darbe demesi hem tutarsızlık hem samimiyetsizliktir. Sizin o çok sevdiğiniz ve evrensel iyiye ve/ya hümanizmaya karşı konuşlandırdığınız siyasaldan Hitler’de de vardı. Bugün siyasaldan put yapanların Hitler’e itiraza kendi argümanlarınca hiçbir hakları yoktur. Ne kadar arzulanır bilemem ama ilham o görünüyor.
Siyasala şümulü bulunan bir hakikati Bediüzzaman şöyle ifade eder: “Hürriyet tenkid vermiş, gururundan dalalet çıkmış.”
Putu kırmak için insanın önüne açılan siyasalın, put yapmada kullanılmasıinsanın yeryüzündeki trajikliğinin bir kazasıdır.
Siyasaldan geçip iman etmesi gerekirken, siyasalda kalıp ona iman edenlere şunu hatırlatalım:Putu kırmayıp içine girersen İbrahim olamazsın.
Twitter: @mucahitbilic
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025