Roni MARGULIES
İnsanlar niye sevişir?
Bu seçimlerin ana temalarından biri savaş olduğuna göre, yanlış soruyu sorduğum düşünülebilir.
Ama diğer soruları sormaktan sıkıldım vallahi.
Öyle garip bir memlekette öyle garip partiler, politikacılar ve görünür/görünmez, derin/sığ kurumlarla yaşıyoruz ki, neyin ne olduğunu ve sonra neler olacağını anlamak için falcı, şaman veya meczup olmak gerek.
AK Parti aslında barış istiyor da, MHP’yi barajın altında bırakmak için azgın milliyetçilik yapıyor. Mu?
Seçimlerden sonra gerekli barış adımlarını atacak. Mı?
CHP düne kadar Ergenekon’un avukatı ve/veya üyesiydi, şimdi tüm sosyal demokrat ümitlerin bayrağı. Mı?
Kim, nasıl, niye bu partide Machiavelli’ye parmak ısırtacak operasyonlar çekiyor? Mu?
MHP’de kaset operasyonu parti dağılsın da oyları CHP’ye gitsin diye yapıldı. Mı?
MHP’de kaset operasyonu parti dağılsın da oyları AKP’ye gitsin diye yapıldı. Mı?
Adında “demokrat” kelimesi geçen bir partinin başkanlığına Namık Kemal Zeybek’in getirilmiş olması bir “derin mizah” operasyonudur. Mu?
Böyle siyaset mi olur yahu? Mu? Mı? Mü?
Hiçbir parti veya liderin söyledikleri ve yaptıkları gözle görünen nedenlerden kaynaklanmıyor!
Hiçbirinin bugün söyledikleri ve yaptıkları yarın ne söyleyip ne yapacağı ile ilgili değil!
Hiçbirini 42 saniyeden daha uzun süre ciddiye almak mümkün değil!
Hangi istihbaratçı, kameraman, gizli servis veya derin kurumun yarın hangi partiye ne yapacağı ve o partinin aniden müthiş solcu mu, müthiş sağcı mı olacağı belli değil!
Bu memlekette Oğuzların Kayı Boyu’ndan gelen, hamamda şişman kadın kovalarken sabuna basıp kayan ve kafayı kurnaya çarpıp ölen padişahlar tarafından yönetilmeye alışık insanlar yaşıyor. Yöneticilerinden “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir”, “İstikbal göklerdedir” gibi ibareler duymaya alışık insanlar yaşıyor. Çok eziyet çekmiş, çok dayak yemiş insanlar yaşıyor.
Bunların sonucunda çok hoşgörülü, müthiş kalender olmayı öğrenmiş bir milletiz biz.
Böyle olmasak yanmıştınız ulan hepiniz! Ne parti kalırdı memlekette, ne parti lideri!
Fransızlar veya Mısırlılar filan yaşıyor olsaydı buralarda, sonunuz kötü olurdu.
Ama biz varız. Biz alışığız. Göz yumarız. Hoşgörürüz.
Oynayın. Dalga geçin. Âlem yapın.
İyi eğlenceler.
Seçim hakkında söyleyeceklerim bu kadar.
Kaç gündür “Düzen değişiyor, ama düzülen hep aynı” sözü, “Parlamento burjuvazinin ahırıdır” sözü kafamda dönüp duruyor zaten, daha fazla canınızı sıkmayayım.
Peki, insanlar niye sevişir?
Üremek için mi?
Ama üremenin bir sürü yolu var.
Tek hücreli yaratıklar tık diye ikiye bölünerek ürüyor. Çok zevkli olmayabilir, ama çok daha kolay. Üstelik zevkli olup olmadığını da bilmiyoruz doğrusu. Anlatan tek hücreli bir yaratık çıkmadı bugüne kadar.
Salkımsöğüt, bir filizini alıp toprağa diktiğimizde ürüyor.
Hindiba çiçeği, kendi klonu olan tohumlar üreterek ürüyor.
Bazı çiçekler polen üretip arıların veya sinekkuşlarının o poleni başka çiçeklere taşımasını bekleyerek ürüyor.
Bakire yeşil sinekler, hamile olan bakire yeşil sinek bebekleri doğurarak ürüyor.
Ve doğada daha bin bir türlü yolu var bu işin.
İlle de cinsel ilişkide bulunmak gerekmiyor yani.
Biz memeliler niye öyle yapıyoruz?
Bazılarınız “Çok keyifli oluyor vallahi!” diyebilir. Ama iki su aygırını izleyenler herkes için pek de keyifli olmadığını bilir. Dört kez evlenip boşanmış kişilerin de bu konuda edecek bir iki sözü vardır kuşkusuz!
Üstelik ilk canlının ortaya çıkışından sonra herhalde iki üç milyar yıl kadar kimse cinsel ilişkide bulunmamış. Nispeten yeni bir icat!
Ve gezegenimizin en eski ve en kalabalık türleri, virüsler, bakteriler, mikroplar, hâlâ bulunmuyor. Can sıkıntısı dışında hiçbir sorun da yaşamıyorlar.
Bir hayvanın tüm temel özellikleri üreme başarısına katkıda bulunan özelliklerdir. Hayvana harika avantajlar veren, ama üremesini zorlaştıran veya engelleyen hiçbir özellik sonraki nesillere geçmez. Demek ki, bölünerek değil çiftleşerek üreme özelliği de bize bir avantaj sağlamış, daha başarılı ürememize yol açmış ve kuşaktan kuşağa geçmiş.
O avantajın ne olabileceğini biliyoruz, birkaç bilimsel öneri var, ama hangisinin doğru olduğunu henüz kesinlikle bilemiyoruz.
Seçim öncesi bunlar geldi aklıma.
Oy kullanırken sizin de aklınızda olsun.
Yazarlar
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAdalet’in “VAR”ı olsa... 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUSiyasi zeka ile siyasi tavır ilişkisi… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKBir simulacra: “Kürtlerin niye kendi devleti olmamalı?” 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023