Ümit KARDAŞ
Yurttaş olarak hukuk devleti güvencesi altında değil, polis-devlet uygulamaları altında yaşıyoruz. Polisten kim sorumlu? Siyasi iktidar. Peki, polis meşruiyetini kaybedecek uygulamalar yapıyorsa ve polisi hukuk içine çekecek iktidar aksine bu uygulamaları destekliyorsa doğrudan sorumlu olmaz mı?Medeni Yıldırım ile başlayan en son Ahmet Atakan ile devam eden yedi gencin ölümü neyi gösteriyor? Demek ki; ister asker iktidarı ister sivil iktidar olsun orantısız güç kullanmak meşrulaştırılabiliyor.
11 Eylül günü Kadıköy- Bahariye Caddesi’ndeki çalışma ofisime gidiyordum. Ahmet Atakan’ın ölümünü protesto eden gençlere polisin biber gazlı müdahalesi ertesi sabah caddeyi yaşanmaz hâle getirmişti. Caddede yaşayan ve çalışan herkes şikâyetçiydi. Artakalan gaz dahi insanları etkiliyordu. 12 Eylül sabahı aynı durum tekrarlanmıştı. Bu gazın doğrudan gençlere sıkıldığını ve çevrede bulunanlara etkisini düşündüm. Şunu derhal ifade edeyim ki; biber gazı açıkça bir silah ve silah işlevi görmekte. Üstelik çevresel etkisi gazın yoğunluğuna ve rüzgârın etkisine göre artmakta. Taksim’de sıktığınız gaz Kasımpaşa’yı, Kadıköy’de sıktığınız gaz Moda’yı etkiliyor. Doğrudan ve dolaylı etkilenen herkesin idare aleyhine dava açması gerekiyor.
İktidara ve AKP’ye hayırlı bir uyarıda bulunmak istiyorum. İktidar derhal biber gazı silahınınkullanımına son vermelidir. Vapurda, dolmuşta, takside gidip geliyor, işyerlerine uğruyorum. Son seçime kadar AKP’ye oy vermiş insanlar bu olaylardan etkilendikçe “Biz Başbakan’ın çıraklık dönemini sevmiştik, ustalık dönemini hiç sevmedik, oy vermeyeceğiz” diyorlar. Polis şiddeti, onun getirdiği ölümler ve biber gazı silahı uygulaması, AKP’yi sandıkta zora sokabilecek potansiyeli taşıyor.
Bu kadar söz ettikten sonra ancak birkaç yazıda özetleyebileceğim polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi meselesine giriş yapayım..
Uluslararası alanda evrensel değerler ve ilkeler açısından, bir ülkenin değerlendirilmesinde en önemli ölçüt polisin uygulamalarıdır. İnsan haklarının, hukukun üstünlüğü ilkesinin, özellikle adil yargılama hakkının ve demokrasinin yaşama geçirilmesi bakımından polis teşkilatları ve polislerin niteliği ve uygulamaları üzerinde araştırmalar ve yayınlar yapılması ve bu güvenlik kurumunun derinlemesine analiz edilmesi zorunludur. ABD ve İngiltere gibi ülkelerde bu gibi araştırmalar özendirilmekte ve desteklenmektedir. Ülkemizde bu türlü araştırmalar yok denecek kadar azdır. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (Human Rights Watch) 5 Aralık 2008 tarihinde basın açıklamasıyla birlikte açıkladığı “Adalete Karşı Safları Sıklaştırmak: Türkiye’de Polis Şiddetiyle Mücadele Önündeki Engeller” başlıklı 80 sayfalık rapor ise medyanın, hükümetin, ilgili bakanların, muhalefet partilerinin hiç ilgisini çekmedi. Sözkonusu raporda polisin yurttaşlara şiddet uygulamasında bulunduğu ve bu eğilimin hükümetin ihlalcilerden hesap sormamasıyla bağlantılı olduğu belirtilmekteydi. Raporda polisin bazıları ölümle sonuçlanan ateşli silah kullanımı, göstericilere orantısız güç kullanarak müdahale, kimlik kontrolleri sırasında ya da sonrasında uygulanan kötü muamele gibi çeşitli alanlarda polisin sürdürdüğü polis şiddetiyle ilgili olaylar ve kanıtlar ortaya konmakta, incelenen 28 ayrı olayda sözü edilen sorunların yeni olmamasına rağmen, başta değiştirilmiş olan Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu olmak üzere, son dönemde yapılan bazı kanun değişikliklerinin Türkiye’deki polis şiddeti kültürüne katkı sağladığı ve polis reformu çabalarının önünde engel oluşturduğu sonucuna varılmaktaydı.
www.umitkardas.com
Yazarlar
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyayı aldatamıyordu Trump, ülkesi, halkı da uyanmaya başladı… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUKemalistin bilinç altı 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünya bildiğin gibidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO’da tartışma yaratan sunum: ‘Seks sektöründe 100 bin kadın ve kız çalışıyor’ 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBütün otokratların dilinde aynı hikaye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTerörsüz Türkiye’yi neden halka anlatamıyorlar? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürk Siyasetinde Belirleyici Olan Dinamikler 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLaikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİktidarın ‘seçim argümanı’ ne olur? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCereyanda kalan fikirler… 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMedeniyetler savaşı mı başladı? 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Darbe anayasası’ 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"TKP 7. KONGRESİNİN "NEREDE KALMIŞTIK" İFADESİNİ DOĞRU ANLAMAK" 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTarımda bitmediysek bu iftarlar niye pahalı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSiyasette mertlik-ahlâkîlik 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRAİHM ve AYM kararlarına uyulmalı tavsiyesine ihtiyaç var mıydı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZYirmibir yıl sonra: ‘Büyük Devlet’ sözüne ne oldu? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAltmış sayfalık umut… 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞCHP sağa açılmayı yanlış mı anladı acaba? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRKutuplaşmalar gündelik hayatı belirliyor; toplumsal güven zemini nasıl onarılacak? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞSON ÇİVİ... 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı tartışması 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSadece bir örgütün kendisini feshetmesi değil bu 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarOrtadoğulu erkekler 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNŞaşırdık mı? Hayır! 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
22.01.2026
13.12.2025
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025