Ümit KARDAŞ
Türk Medeni Kanunu, “Kişiler Hukuku” başlıklı 1. kitabın 8. maddesinde kişi ve kişiliği bağlantılı olarak tanımlamıştır. Buna göre her insanın hak ehliyeti vardır ve bütün insanlar, hukuk düzeninin sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olmada eşittirler. Tanımda özne insan olup hiçbir ayrıma gidilmemiştir. Kuşkusuz kişilik hakları bakımından insanın manevi varlığı önemlidir. Konumu, cinsiyeti, inancı, ırkı, cinsel tercihi ne olursa olsun manevi varlığın korunması ancak özel hayatın güvence altına alınması ve gizliliğine uyulmasıyla mümkündür. Özel hayatın tanımını yapmak çok zor olup Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de kararlarında buma işaret etmiştir. Kişinin ortak alan olan kamuya açık yaşam alanı dışında kalan ve ailesi ve yakınlarıyla paylaştığı “özel alan” ile çok güvendiği kişilerle paylaştığı “en dar yaşam alan” özel hayat kabul edilir. Ancak özel hayat alanı, değişebilen ve kendi dinamikleri olan bir alandır.
Anayasa’nın 20. maddesi özel hayatın gizliliğini, 21. Madde ise konut dokunulmazlığını güvenceye almaktadır. Her iki düzenlemede de sınırlama nedenleri gösterilmiştir. Bunlar içinde “milli güvenlik”, “kamu düzeni”, “genel sağlık”, “genel ahlakın korunması” gibi sorunlu ve soyut kavramlar bulunmaktadır. Ancak tüm bu sınırlamalar temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunulmaksızın kanunla yapılabilir. Ayrıca bu sınırlamalar Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzenine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. (An. m.13)
İnsanın manevi varlığına yapılacak demokrasi ve hukuk dışı bir müdahale insan haysiyetine karşı bir saldırıdır. İnsanın manevi varlığı özel yaşamım gizliliği esasına uyularak korunabilir. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 12. Madde’yle, AİHS 8. Madde’yle özel hayatı güvenceye almıştır.
Başbakan’ın talihsiz beyanları, üniversite gençlerinin özel hayatına müdahaleye “genel ahlakın korunması” gerekçesiyle yaklaştığını göstermektedir. Gençlerin birarada yaşamalarını, ortak alanları kullanmalarını kendi referansları, ahlak anlayışı ve zihniyet dünyası üzerinden değerlendirmeye almakta, kendine göre yanlış bulmakta, hatta Anayasa’ya aykırı olarak valileri müdahaleye çağırmakta, gerekirse kanun çıkartabileceklerini söylemekte, aldığı oy üzerinden genel ahlakı tanımlama hakkını kendinde bulmakta.
Genel ahlakın referansını kime dayandıracağız? Bu her somut olayda, değişik zamanlarda ve topluluklarda farklılık gösterir. Demokratik bir toplumda kimse bir başkasına kendi ahlak anlayışını ve hayat tarzını dayatamaz. Hele yürütme erkini elinde tutan ve idareye emredebilen bir başbakan asla. Burada tek ölçü hukuktur. Özel hayat hukukun güvencesi altındadır. Bu alana ancak bir suç işlendiği iddiası varsa Anayasa ve Ceza Muhakemesi Hukuku kuralları çerçevesinde ve hâkim kararıyla müdahale edilebilir. Bu müdahale için dahi suçun işlendiğine ilişkin “makul şüphe”yi gösterir delillerin bulunması gerekir.
Başbakan’ın demokrasi,anayasa ve hukuk çerçevesine sığmayan beyanları karşısında Başbakan Yrd. Bekir Bozdağ, Anayasa’nın kanaatimce anlamsız ve sorunlu 58. maddesini işaret ederek gençleri korumak için devletin tedbir alabileceğini öne sürdü. Belirtilen konularda tedbir almak ergin birey olmuş gençlerin özel hayatına müdahale edilebileceği anlamına gelmez. Daha vahimi İçişleri Bakanı Muammer Güler, terör bağlantıları nedeniyle bu tür bir müdahalenin düşünüldüğünü söylemekle, uygulamayı her bakımdan sorunlu ve antidemokratik Terörle Mücadele Kanunu üzerinden yapacakları işaretini verdi. Muğlak, belirsiz terör tanımıyla ceza ve ceza muhakemesi hukuku ilkelerine aykırı düzenlemeleri içeren ve hukuksuz uygulamalara neden olan bu kanun üzerinden özel hayata müdahale ihtimali durumu daha da vahimleştirmekte.
Terör bahanesi üzerinden genel ahlak referansıyla özel hayata müdahale. İktidar nereye koşuyor?
www.umitkardas.com
Yazarlar
-
İlker DEMİRLAİKLİK DEMOKRATLIK MIDIR? 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUKemalistin bilinç altı 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLaikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİktidarın ‘seçim argümanı’ ne olur? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBütün otokratların dilinde aynı hikaye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTerörsüz Türkiye’yi neden halka anlatamıyorlar? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyayı aldatamıyordu Trump, ülkesi, halkı da uyanmaya başladı… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürk Siyasetinde Belirleyici Olan Dinamikler 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO’da tartışma yaratan sunum: ‘Seks sektöründe 100 bin kadın ve kız çalışıyor’ 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünya bildiğin gibidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMedeniyetler savaşı mı başladı? 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCereyanda kalan fikirler… 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Darbe anayasası’ 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZYirmibir yıl sonra: ‘Büyük Devlet’ sözüne ne oldu? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSiyasette mertlik-ahlâkîlik 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"TKP 7. KONGRESİNİN "NEREDE KALMIŞTIK" İFADESİNİ DOĞRU ANLAMAK" 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTarımda bitmediysek bu iftarlar niye pahalı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRAİHM ve AYM kararlarına uyulmalı tavsiyesine ihtiyaç var mıydı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı tartışması 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarOrtadoğulu erkekler 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞCHP sağa açılmayı yanlış mı anladı acaba? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSadece bir örgütün kendisini feshetmesi değil bu 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRKutuplaşmalar gündelik hayatı belirliyor; toplumsal güven zemini nasıl onarılacak? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAltmış sayfalık umut… 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞSON ÇİVİ... 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNŞaşırdık mı? Hayır! 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNTop Artık Meclis ve İktidarda 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
22.01.2026
13.12.2025
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025