Ümit KARDAŞ
20 Temmuz 2015’te Suruç’ta bir katliam gerçekleştirildi. Diğerlerinde olduğu gibi bu katliam da derhal bir sis perdesi altına alındı. Katliamın ardından PKK’nın polis ve asker öldürmeye yönelik korkunç infazları geldi. Ve savaş başlatıldı. Binlerce gözaltı yapıldı, geçici askerî yasak bölgeler geri geldi. AKP iktidarı ve savaş müttefiki MHP Meclis’in varlığını ve işlevini inkâr edercesine Meclis araştırmasını engellediler. Aslında savaşı başlatan olayların gerçek sorumlularının tespiti ve yargıya havalesi için Meclis soruşturması gerekirdi. AKP- MHP ittifakı böylece temsilî demokrasi ve meşru hukukla ilişkileri bulunmadığını göstermiş oldular.
Katliamın etkisi bölgeyle sınırlı kalmadı, dalga dalga kitlesel tepkilere dönüştü, polis operasyonlarının gerekçesi oldu. 20 Temmuz 2015 günü Suruç’taki katliamın yası Türkiye genelinde olduğu gibi Gazi Mahallesi’nde de tutuldu, katliam kınandı ve binlerce kişi tarafından protesto edildi. 24 Temmuz 2015 tarihinde sabah erken saatlerde polisin Türkiye genelinde ve İstanbul Bağcılar’da yaptığı operasyonda; DHKP-C üyesi olduğu iddia edilen ve hakkında yakalama kararı bulunmayan Günay Özarslan, polis tarafından öldürüldü. Av. Oya Aslan, emniyet tutanakları ve ön otopsi raporlarını inceledikten sonra Günay’ın ölümüne ilişkin şu bilgileri veriyor: “Polisler, evi Özarslan’ı aramak için değil başka birini aramak için bastı. Müvekkilimiz aranmadığını bildiği için teslim olmak istemiyor. Yanında kaldığı ailenin tanıklığı da var. Teslim olmak istemeyince de polis, odasında Özarslan’ı tarıyor.” Günay’ın vücudunda 15 mermi tespit edildiğini öne süren avukat Oya Aslan, “Olay yerinde, duvardaki kurşunları delip almışlar, bunu delilleri karartmak için yapmışlar” diyerek ‘infaz’ için önceden hazırlık yapıldığını ve delillerin ortadan kaldırılmaya çalışıldığının işaretlerini gözlemlediklerini ve sözkonusu iddialar hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını belirtiyor.
HDP’li yedi milletvekilinin hazırladığı 08/Ağustos/2015 tarihli “Günay Özarslan’ın ‘gömülme hakkı’,Gazi Cemevi’ne yönelik polis saldırısı ve yaşanan olaylara ilişkin değerlendirme raporu” şu tespit ve değerlendirmeleri içeriyor. “Ailesi ve mahalleli, Günay Özarslan’ın vasiyetine uygun olarak Gazi Cemevi’nde, Alevi inancına göre Hakk’a yürüme erkânı düzenlemek istemiştir. Günay’ın cenazesi, Adli Tıp Merkezi’ndeki otopsinin ardından Emniyet tarafından uzun süre ailesine teslim edilmemiştir. Halkın Hukuk Bürosu avukatları, polisin ‘Biz nereye istersek oraya gömülecek’ dayatması yaptığını öne sürmüştür. Aile ve mahalleli, bu duruma tepki göstermiştir. Günay için Gazi Mahallesi Dörtyol civarında taziye çadırı açılmıştır. Taziye çadırına polisin müdahale edeceğini ve cenazenin aileye teslim edilmeyeceği öğrenen mahalleli, çadırı ve cenazeyi korumak için barikat kurmaya başlamıştır. Barikatın kurulmasıyla polis, taziye çadırına çok sert ve acımasız bir şekilde saldırmıştır.(…) 24 Temmuz 2015 günü gece saat 23:00 sıralarında polisin mahalleden geri çekilmesiyle Günay’ın cenazesi Gazi Mahallesi Cemevi’ne getirilebilmiştir. Polisin cenazeyi kaçıracağından endişe eden aile ve mahalleli, Cemevi önüne barikat kurma ve gece boyunca nöbet tutma kararı almıştır. Günay Özarslan için 25 Temmuz 2015 günü saat 16:00’da Hakk’a yürüme erkânı düzenleneceği duyurusu yapılmıştır. 25 Temmuz 2015 günü Cenaze erkânı öncesinde polis, Gazi Cemevi’nin etrafını ablukaya almıştır.”
Polisin saldırı ve ablukaları 26-27 Temmuz günleri de devam etmiş, milletvekilleri ve sivil toplum örgütleri yöneticilerinin idarecilerle yaptıkları görüşmeler sonucu polis ablukayı kaldırmış, Günay Özarslan ölümünden ancak dört gün sonra kadınların omuzlarında Gazi Mezarlığı’na taşınmış ve toprağa sırlanmıştır.
Sofokles’in Antikçağ’da geçen “Antigone” isimli trajedisinin konusunu oluşturan “gömülme hakkı” hem özel hem kamusal düşmanlara dahi tanınan uluslararası savaş hukukunun en önemli ilkesidir.
Demokrasi ve hukukun çöküş hâli inanılmaz boyutta. AKP iktidarının MHP bastonuyla verdiği zarar nasıl telafi edilecek?
www.umitkardas.com
twitter.com/umit_kardas
Yazarlar
-
Fehmi KORUVenezuela’yı aldı güya, ama para babaları güvence istiyor 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava’dan Ortadoğu’ya Ortak Gelecek Çağrısı; 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUİki ‘dost’: Trump ve Erdoğan 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünBu kadar düşüncesiz olabilirler mi? 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEmeklinin Türkiye Yüzyılı şimdi başlıyor desenize 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHalep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm Süreci, Halep çatışmasına heba edilir mi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarLinç kültürü değil linç sektörü 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUZihniyet akrabası siyasetçiler 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Yerli ve Millî” ahlâk yanılsamasına karşı çağrı 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuDers alınıyor mu? 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENAmbargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRTRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESiyasetin cinselliği 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKaranlık Orman’ nedir? Trump’ın hepimizi soktuğu yerdir 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSuriye’deki tehlike 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANCumhurbaşkanı partili mi partisiz mi? 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsan hakları için dış müdahale tartışması 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKNormatif çerçeve, pratik ve Türkiye’nin durumu 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanHalkını adalete hasret bırakanların ibretlik hikayesi… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMADURO 2014 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciFaizi kim düşürmüyor 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAK Parti'deki Truva Atları... 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRŞov bir kez başladığında… 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTrump’ın yeni ‘dünya düzeni’ ve Türkiye 6.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025
4.06.2025
25.05.2025
11.05.2025