Ahmet AY
Sadece son 6 yılda Esad tarafından yarım milyonu aşkın Suriyeli öldürüldü, dünya sadece seyretti. Hatta muhalifler Esed'i, DAEŞ'i biraz zorladıklarında ABD olsun Rusya olsun “yanlışlıkla!” muhalif güçleri vurdular.
Zaman zaman dünya kamuoyunun, “aa, Suriye'de çocuklar öldürülüyor.” dediği olmuyor değil. Böylesi durumlarda ABD derhal “Kırmızı çizgi”sini anımsatıp dünya kamuoyunu yatıştırmakla ve uyutmakla yetinirken, Ruslar, “Esed bizim için vazgeçilmez değildir” diyerek kimyasal silahlarla Suriyelilerin yeniden katledilmeleri için Esad'a zaman kazandırıyor.
Geçtiğimiz günlerde Esad bu kez İdlip'te masum halkın üzerine kimyasal bombalar yağdırarak aralarında bebeklerin, çocukların da bulunduğu yüzlerce Suriyeli'yi hunharca katletti. Bunun üzerine ABD dün Doğu Akdeniz'deki donanmasından fırlattıkları Tomahawk füzeleri ile Suriye'deki Şayrat üssünü vurdu.
Suriyelilerin bir cani tarafından katledilmelerine mani olacağı düşüncesiyle Türkiye'nin “olumlu” bulduğu bu saldırı ABD dış politikasında Obama sonrası Trump'ın ilk pozisyon alışı oldu. Aslında ABD'nin “Tek seferlik” dediği ve Hizbullah ile İran'ın kullandıkları üssü vurması Suriyelilerle ilgili olmayıp İran'a mesajdı.
Doğrusu ABD'nin başka bir ülkeye fiske vurmasını dahi kabul etmiyoruz. Ayrıca ABD dünkü saldırıyla Esad'a, “Kimyasal silahla vurma, diğer silahlarla dilediğin kadar vatandaşını öldürebilirsin” demiş oluyor.
İşin daha trajik boyutu ABD Başkanı Trump yaptığı bu açıklamadasında, “Bu saldırı ile bizim Suriye politikamızda bir değişiklik meydana gelmedi… Bu saldırı ‘ABD'nin güvenliği için' elzemdi” diyerek amaç Suriyelilere sahip çıkma olmadığını ortaya koymuş oldu. Yani Suriye rejimi vatandaşını katletmeye devam edebilecek. Nitekim dün Suriye rejimi İdlib'e yeniden hava saldırısında bulundu ve alınan bilgilere göre çok sayıda Suriyeli sivil hayatını kaybetti. Tiyatro izliyoruz, çirkin, acı, şeytani bir tiyatro izlemenin bütün ızdırabını yaşıyoruz.
Sahi, Medeni dünya diye bize kendilerini model gösteren Batı nerede?
Batı halkı buna neden ses çıkarmıyor?
Batı'nın ikiyüzlü hükûmetleri Esad'ın bu katliamlarını neden sessiz film izler gibi izliyor?
Bakınız, son dönemlerde karikatüristleri üzerinden, FETÖ'nün çaldığı himmet paraları ile ayarlanan tv programcıları üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a saldırdıkları kadar savaş suçlusu, uluslararası hukuku ayaklar altına alan ve katliamlarıyla, kullandığı kimyasal silahlarıyla tescilli bir cani olan Beşar Esad ile uğraşmıyorlar.
İstanbul'a inşa etmekte olduğumuz üçüncü havaalanımızın aleyhine yazılıp çizilenlerin çeyreği kadar Esad'ın katliamlarına ayırmayan bir Batı dünyası ile karşı karşıya oluşumuz insanlık için büyük kayıp ve insanlar için utanç vericidir.
6 yılı aşkın süredir halkını katleden Esad'a doğru dürüst “Yapma” demiyor aha bu Batı. Bunun için Suriye'nin füzelerle vurulmasına gerek yok, desteklerini çeksinler yeter, lakin yapmıyor Batı. Çünkü Esad onların Suriye topraklarına girmelerinin yolunu açtı. Çünkü Esad burnumuzun dibine kadar gelmelerinin kapısını açtı aha bu Batılı devletlere.
Diktatörlüğü konusunda hiçbir şüphe bulunmadığı halde, “Esad ile Suriye'de devam edilebilir” derken, en şeffaf, en demokratik, en özgür seçimlerle seçilen Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan için “devrilsin” besteleri çalıyor bu Batılılar.
Batı işini yapıyor, Batı güçsüz devletler istiyor, Batı öldürmelerden, katliamlardan, kitle imha silahlarından rahatsız olmuyor. Bilakis Batı daha çok devletin Esad gibi davranmasını, halkını katletmesini arzu ediyor, sadece zamanlamanın uygun olmasını istiyor.
Tarih boyunca Batı'nın temsil ettiği felsefi, dini, sosyal ve siyasal gelenek şiddet, kan, sömürü üzerinden yürümüştür. Bu, Batı'nın en temel esasıdır. Zira Batı medeniyeti değer üretmek üzerine değil, değersizleştirme, her şeyi tüketilecek zaviyede görme üzerine kuruludur.
Hoş Müslüman dünyanın ahvali takdir edilecek bir seviyede mi ki?
Evet, bu soruyu sorabilirsiniz. Suriye vatandaşını öldürürken de, ABD Suriye'yi vururken de sessizliği utandıran bugünkü İslam dünyası için;
“His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.” de diyebiliriz, lakin İslam dünyasının içinde bulunduğu bu hal Batı'nın insanlıktan çıkışı ile mukayese edilecek bir durum değildir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
13.04.2019
8.02.2019
27.03.2019
25.03.2019
6.02.2019
21.02.2019
6.02.2019
4.02.2019
26.01.2019