Ahmet AY
Bizde adettir, birbirimize çullanmayı, enerjimizi boşa harcamayı büyük marifet sayarız. Birilerinin ortaya bir top attığını duyunca hürra saldırırız. Top basket topu mu, futbol topu mu, voleybol ya da iftar topu mu bakmayız.
Bu yaklaşımla son günlerde ortaya atılan Ak Parti ve dindarlık tartışmasını “İslamcılar” üzerinden en sert şekilde sürdürüyoruz. “Ak Parti İslamcıları tasfiye mi edecek, Ak Parti Dindarlıktan vaz mı geçecek?” gibi akla ziyan konularda birbirimizi yitip bitiriyoruz.
Bu tartışmalar bağlamında açıklamada bulunan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “Biz tekkeye adam seçmiyoruz.” diyerek aslında noktayı koydu. Ama bizde maksat üzüm yemek olmayınca noktayı öyle farklı anlamlara çekiyoruz ki sormayın.
Oysa iki hafta önce (26.04. 20017) bu tartışmanın yersiz olduğunu belirtmiş, kimsenin fitneye yol açacak açıklamalarla Sayın Cumhurbaşkanımız adına konuştuğu intibaını uyandırma hakkına sahip olmadığını, “…herkes Sayın Cumhurbaşkanımızın tarafı ve onun düşüncesini yansıtıyormuş gibi konuşmaktan kaçınmalı. Bahsettiğim Batının fitnesi işte tam da bu. Kimse Sayın Cumhurbaşkanımızın sözcüsü değil, Cumhurbaşkanlığının tek sözcü var İbrahim Kalın.” diye yazmıştım.
http://www.milatgazetesi.com/sayin-erdog%CC%86an-i-en-c%CC%A7ok-ki%CC%87m-sevi%CC%87yor-makale-112157
Geçen Perşembe günü gençlere hitap eden Sayın Cumhurbaşkanımız, “Benim adıma Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü konuşur. Dolayısıyla başka kimse benim adıma söz sahibi değildir, konuşamaz. Kim konuşuyorsa onlar fitne üretiyor, bunlara fırsat vermeyeceğiz.” diyerek gerekli noktayı eliyle koydu.
Ak Parti kurulduğu günden itibaren hatta Sayın Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sürecinde herkes ve her kesime giderek oy istedi. O gün Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın dindar olduğunu bilmeyen yoktu, bugün de böyle. Bugüne kadar hiçbir başbakanın, Cumhurbaşkanın yüksek sesle, tecvidle Kur'an okuduğunu görmedik. Aynı şekilde bir cumhurbaşkanının konuşmalarında ayet ve hadislerle konuştuğunu görmedi bu topraklar.
Aynı Cumhurbaşkanı demokrasiye kumpas kuranların, bu ülke insanının kazanımlarının berhava etmesine de mani oldu ve milli iradeyi güçlendirdi.
Unuttunuz mu?
2007 e-muhtırasında herkes sus pus iken aynı Sayın Recep Tayyip Erdoğan muhtıracılara, “işinize bakın, devlet de millet de bizden sorulur, kazanımlarımızı biz koruruz.” demişti.
Daha 9 ay önce FETÖ darbesinde milletin iradesine sahip çıkmak için hem de uçağının düşürülme tehlikesini göze alarak milletin arasına dönen de, demokrasi mitingleri ile milyonların demokrasiye sahip çıkmasını sağlayan da aynı Recep Tayyip Erdoğan değil miydi?
Bu Erdoğan'a elbise biçmek ne Ak Parti'ye ne de Sayın Cumhurbaşkanımıza ne de millete bir yarar sağlar.
Demem o ki,
Kendi din anlayışını merkeze koyarak İslamcılık ya da buna karşı antiİslamcılık üretmek farklı, Müslümanca sevgi ve merhameti, hak ve hakkaniyeti, eşitlik ve adaleti, farklılıkları zenginlik addederek kuşatıcılığı esas almak farklıdır.
İslam'ın aynı zamanda Allah'tan bağımsız hayata bakmamayı esas aldığına, İslam'ın aynı zamanda Allah'ın gözetiminde yaşadığımıza inanma olduğuna inanıyoruz.
Ak Parti ile ilgili tartışmalara bir şey demem, lakin temennilerini Ak Parti ya da Sayın Cumhurbaşkanımızın düşünceleri, planları olduğunu verirsek olmaz. Keza Cumhurbaşkanı adına konuşma yetkisine sahip olmayanların söylediklerine bakarak “Eğer Cumhurbaşkanı böyle düşünüyor ise” diye cümle kuranlar, bundan hareketle bir kanı veya yargıya varanlar da yazık ediyor.
Ak Parti 2001'den itibaren kuşatıcı olmayı esas almıştır. Bundan sonra daha kuşatıcı olmalıdır. Ak Parti bu coğrafyanın, bu milletin inancına, değerlerine, dertlerine sahip bir anlayışı temsil eder. Her kesim bu anlayışın içinde kendisine yer bulabilmelidir. İslamcısı da, İslamcı olmayanı da, farklı farklı düşünce, mezhep ve anlayışta olanları da bu ülkenin evladıdır. Aynı zamanda Türkiye'nin bir dünya ülkesi, Ak Parti de bu Türkiye'nin partisi olduğu unutulmamalıdır.
Unutmayalım ki Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bizim “Yeni Türkiye kuruluyor” dediğimiz gibi Türkiye bir kliğin, ideolojinin değil, bütün Türkiye'nin Türkiye'si olacak. 16 Nisan bu açıdan siyasetimizin en önemli günü ve tarihidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
13.04.2019
8.02.2019
27.03.2019
25.03.2019
6.02.2019
21.02.2019
6.02.2019
4.02.2019
26.01.2019