Ahmet TAKAN
"İspatlamazsan namertsin"...
Türkiye'de bir seçim meydanı klasiğidir... Bu meşhur söylem, geçmişte genellikle yolsuzluk iddiaları için kullanılırdı. En yüksek perdeden atılır tutulur, iktidar olunduğunda mutlaka hesap sorulacağı, mahkemeler kurulacağı haykırılır, o belgelerle dolu var olduğu söylenen dosyalar seçimlerin arkasından da unutulurdu. Hatırlatıldığında ise "devr-i sabık yaratmayacağız"a sığınılırdı. O yüzdendir, "çalıyor ama çalışıyor", "nasılsa çalanın yanına kâr kalıyor", "o da gelse yiyecek bu da gelse yiyecek" çürümüşlüğü toplumun kılcal damarlarına kadar sirayet etmiş, "ispatlamazsan namertsin" atışmaları da Temel fıkralarından farkı kalmamıştır.
Ancak, bu seferki pek öyle değil!.. CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, R. Erdoğan'ı AKP'yi kurmadan önce Pensilvanya'ya gidip Gülen'den icazet almakla suçladı. İddiasını bir adım daha öte götürerek, kaynağını korumak için ayrıntıları 24 Haziran'dan sonra anlatacağını kaydetti. Dün de iddiasını kuvvetlendirmek adına, TRT eski Haber Daire Başkanı Nasuhi Güngör'ün kitabından alıntılar yaptı. İnce, kendini tam manasıyla bağladı. Cumhurbaşkanı seçilse de seçilmese de seçimlerin ardından bu iddiasının somut kanıtlarını ortaya koyması lazım. Hatta, bana kalırsa seçimleri bile beklememeli. Çünkü, bu vahim iddiaya muhatap olan şahıs, sevelim sevmeyelim şu anda T.C. Cumhurbaşkanı. İnce, eğer Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilirse "artık olan oldu" deyip bir kenara mı çekilecek, veya kendisi o koltuğa oturunca geçmiş devirlerde olduğu gibi "devr-i sabık yaratmayalım"a mı sığınacak?.. Hiçbiri kabul edilebilir değil. Yoksa, Muharrem İnce de geçmişte yolsuzluk ve hırsızlık iddialarında olduğu, bugün de FETÖ'nün siyasi ayakları meselesinde yapıldığı gibi bu işi de sulandırmış olur. Bir türlü boşanamayan FETÖ ve ortaklarının da ekmeğine yağ sürüp işlerini kolaylaştırır!..
Eğer, Muharrem İnce'nin bu iddiası bir seçim meydanı klasiği değilse, AKP'nin kuruluş yıllarında okyanus ötesinde neler olup bittiğini de gerçekten aydınlatmak istiyorsa kendisine görüşlerine başvuracağı bazı isimleri de hatırlatmak isterim:
Abdullah Gül, Bülent Arınç, Fehmi Koru, Akif Beki, Mücahid Arslan, Abdüllatif Şener, Bülent Gedikli, Cüneyd Zapsu, Ömer Çelik, Murat Mercan, Hayati Yazıcı, Hilmi Güler, Melih Gökçek, Mevlüt Çavuşoğlu, Şaban Dişli, Hüseyin Çelik, Sadullah Ergin, Ahmet Davutoğlu, İbrahim Kalın...
Ha!.. Muharrem İnce, bu isimlerden iddiasını doğrulatabilir mi?.. Bilemem... Ama bildiğim ve apaçık olan bir gerçek var; o da bu toplumun değişim istemesinin altında yatan sebeplerden biri de, sözüne güvenilir siyasetçiye olan özlemi. Bu özlem artık patlama noktasına geldi. Ve artık bir kez daha hayallerimizin, beklentilerimizin yıkılmasını kaldıracak noktada değiliz. Bebek katili Öcalan ile oturup pazarlık masalarının kurulması bu topluma kanıksatıldı da FETÖ ve benzerleri ile de pazarlık masalarının kurulmasına da alışın, buna da Temel fıkralarına gülüp geçtiğiniz gibi yapın deniyorsa... Öyle yağma yok!.. Talip olduğunuz koltuk, Cumhurbaşkanlığı makamı. Seçim meydanlarında; asgari ücret şu kadar olacak, emekliye, memura, işçiye şu kadar para vereceğim diye bol keseden sallayabilirsiniz. Koltuğu da kapabilirseniz, falanca makul ve mantıklı (!) gerekçelere de dayanarak bu vaatlerden geri vites de yapabilirsiniz. Nasıl olsa kaşarlandık!.. Ancak, devlet millet bekasını ilgilendiren konularda ağızlardan çıkanın hesabı sorulur. Ve bu hesaptan bugün, yarın kaçsanız bile bir gün bir yerde mutlaka enselenirsiniz. Naçizane önerim; iddianızda samimiyseniz, 25 Haziran'ı beklemeden çıkın somut belgelerinizi ortaya koyun. Yoksa, bu yaptığınız iş, aynen birilerinin yaptığı gibi "Doların ateşini seçimlerden sonra düşüreceğiz" palavralarının bir benzeri olur!.. Nikâh tazelendiğinde ise atı alan yine Üsküdar'a geçmiş olur!..
Ne olur milletin aklı ile alay etmeyin. Aksi halde bu yaptıklarınız, sadece ve sadece "ne olacak bu memleketin hali" masalarının büyütülmesinden öteye gitmez!..
Kaynak Yeniçağ: Sayın İnce, neden bekliyorsunuz?.. - Ahmet TAKAN
Yazarlar
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021