Ahmet TAKAN
Seçim sandığına 28 gün kaldı. Meydanlar ısınıyor… Söylemler sertleşiyor… AKP Genel Başkanı R. Erdoğan muhalefet partilerine karşı sert üslubundan vazgeçmiyor. "Bay Kemal" diye başlıyor mitinglerine"Bay Kemal" ile bitiriyor… CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu dün Hatay'a giderken seyahat ettiği özel uçağa konuk olduk. Erdoğan'ın söylemi ve kendisi hakkında söyledikleri karşısında neler hissettiğini, nasıl etkilendiğini sorduk. Kılıçdaroğlu gülerek yanıtladı;"Erdoğan tükenmişlik sendromu yaşıyor".
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Hatay yolunda YENİÇAĞ'ın sıcak gündem ile ilgili sorularına şöyle yanıtladı:
Parti içi kırgınlıklar
Adayların sayısı belli. Onu belirlerken listenin başında olanlar memnun oluyor, ortasında olanlar kaygılı, altta yer alanlar ise üzgün. Bir denge sağlamak zorundasınız. Bunun için de toplumun nabzını tutuyorsunuz. Aday sayısı fazlaysa memnuniyetsizlerin sayısı da o kadar fazla oluyor. Bu durum da kırgınlık yaşanıyor. Partili olanlar, siyaseti samimi olarak hizmet görenler, listeye dahil olmasalar da kararlı bir biçimde parti için çalışıyor. Dahil olmayanlar ya bağımsız ya da başka partilerde yollarına devam ederler. Aday belirlemede böylece samimiyeti de bir anlamda görüyoruz. Partimizde aday gösterilmeyenlerden bazıları DSP'den aday oldu. Onların çok fazla etkili olacağını sanmıyorum. Seçmen bilinçli. DSP'ye ise söyleyecek sözümüz yok. Onlar da siyasi parti. Biz sadece samimi olmayan siyasetçilerimize kızıyoruz.
Bu seçimlerde bir geleneği de başlattık. Büyükşehir belediye başkanlıklarına o kentte belediyecilik yapan, saygınlık kazanan kişileri aday olarak gösterdik. Beylikdüzü belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, Seferihisar belediye başkanı Tunç Soyer, Antalya'da Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey bu örnekler arasında. Dolayısıyla başkanlarımız, ilçelerinde kendilerini büyük şehir belediye başkanlığına hazırlamış oldular. Bu durum, başkanlarımızın hizmetlerinde daha başarılı olma yolunu da açıyor. Verdiği hizmetleri, ilerde bütün kente verecek bir biçimde çalışma yürütüyor.

Erdoğan'ın sert üslubu
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi ile onun yanında yer alan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçimi kaybedeceklerini gördükleri için yeni şeyler de söyleyemiyorlar. 17 yıldır iktidarda olan AKP'nin söyleyecek sözü olmayınca, karalama kampanyasıyla seçimi götürmeye çalışıyor. Millet İttifakını karalayarak, toplumu bölerek, kutuplaştırarak yol almak istiyorlar. Buna karşılılık, millet ittifakını oluşturanlar daha dikkatli, herkesi kucaklayan dil kullanmaya özen gösteriyorlar.
Erdoğan'ın söyleyeceği farklı bir şey yok. Bizim seçim sloganımızda, bu süreçteki çalışmalarımızla, Erdoğan ve ekibinin çalışması arasında fark var. Bizim belediye başkan adayı olarak gösterdiklerimiz, neler yapacaklarını, amaçlarını, hedeflerini ortaya koyuyorlar. Öbür tarafta ise Erdoğan ve Bahçeli konuşuyor. Erdoğan kendini adeta Türkiye belediye başkanı olarak konumlandırmış durumda. Sert söylemlerle sonuç elde etmeye çalışıyor.
Hakkımda ve partimizle ilgili Erdoğan'ın sert söylemleri karşısında sadece gülümsüyorum. Biten, tükenmiş bir insanı görüyorum. Söyleyecek sözü kalmamış, ufku tükenmiş. İnsanları kavga ederek, bölerek, ayrıştırarak, nasıl koltuğumu koruyabilirim anlayışı içinde. Halktan kopuk, söylemleri de inandırıcı olmayan bir anlayış sergiliyor. Tam anlamıyla Erdoğan tükenmişlik sendromu yaşıyor.
Erdoğan ve ekibi söylemlerinde, bizim adaylarımızın projelerinin rakamlarını büyüterek kendi projeleri gibi büyütmeye, sunmaya başladılar. İstanbul adayımız Ekrem İmamoğlu işsizlikle mücadele için sayı verdi, 150 bin kişiye istihdam yaratacağını söyledi. AKP'nin adayı Binali Yıldırım, 'Belediyeler istihdam yaratmaz' dedi. Onlar da bu kez sayıyı 200 bine çıkardılar. Belediyenin, nasıl istihdamın yarattığını görmeleri için Beylikdüzü'ne gitsinler. Adama sorarlar, 'Başbakanlık yaparken kaç bin kişiyle istihdam yarattın?' Devletin bütün imkanları varken istihdam yaratamıyor, Ekrem beyin sözlerini çalıp daha fazla istihdam yaratacağını öne sürüyor.
Biz seçimlere yeni ve genç adaylarla, onlar ise ne kadar eski ve yıpranmış adayı varsa onlarla büyükşehire çıktılar. Çünkü partilerinde de enerji tükenmişliği var. Köşe başlarını tutanlar yenilere izin vermiyor. Ankara'ya Kayseri'den aday getiriyorlar. Devasa Ankara'da başkan olacak kimseyi bulamadılar. Projesi, öngörüsü olmayan, Ankara'yı, Ankaralıyı bilmeyen bir aday getirdiler. Onun da tek yaptığı adayımız Mansur Yavaş'a saldırmak. Sen projelerini anlat kardeşim; Mansur Yavaş'ı herkes biliyor. Dürüst, insan sevgisi olan, geçmişinde başarı hikayesi olan birisi. Ankaralıların tamamı Beypazarı'na gidiyorlar. Şimdi bütün Ankara'yı öyle yapacağız. Cumhuriyetin başkentini, Cumhuriyete yakışır başkente dönüştüreceğiz.
İzmir'e getirip aday gösterdikleri Nihat Zeybekçi de ithal aday. Ankara'ya ithal, İzmir'e ithal. İthal adaylarla başkanlık mı yapılır? İzmir'de bir İzmirliyi bulamadınız mı?

Erdoğan balkon konuşması yapar mı?
Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Mersin, Bursa, Antalya'yı alacağız. 31 Mart gecesi, seçimi kazanan arkadaşlarımız, kendileri konuşacak, halkı nasıl kucaklayacaklarını daha ilk günden itibaren dile getirecekler, taahhütlerini anlatacaklar.
Erdoğan'ın seçim sonuçlarını hazmetme gibi bir alışkanlığı yok. Daha doğrusu demokrasi kültürü yok. Seçimleri demokratik bir yarış olarak görmüyor. Kendisine karşı olan rakipleri düşman olarak, hem de yok edilmesi gereken düşman olarak görüyor. Bunun için Devletin bütün olanaklarını kullanıp başarı elde etmek istiyor. Cumhurbaşkanı olarak binlerce korumayla miting alanlarına gidiyor. Valiler eşlik ediyor. Devletin bütün kaynakları seferber edilmiş durumda. Diğer partilere gelince biz hazineden gelen imkanlarla propaganda yapıyoruz. Haklı olduğumuz için bu seçimi kazanacağız.
Belediye başkanlarımızın kazandıkları yerlerde kimse ötekileştirilmeyecek, ayrımcılık olmayacak. Aslında kazanan AKP'li vatandaşlarımız da olacak. Onlar da sosyal belediyeciliği, ayrımcılığın olmadığını görecek. Yoksul mahallelere ayrımcılık yapılacak ve onlara daha çok hizmet götürülecek.
İYİ Parti ile ittifak
Diğer illerde de durumumuz iyi. Adaylarımız çalışıyor. İYİ Parti ile güçlü bir işbirliğimiz var. Bizim işbirliğimiz demokrasi için işbirliğidir. Çıkara dayalı işbirliği değil. Bu seçim, demokrasiden yana olanlarla, demokrasiye karşı olanların yarışı olacak. Yoksulluğa, açlığa, sefalete karşı olanlar bir tarafta, cebini doldurmak isteyenler bir tarafa.
9 Eylül Üniversitesi'nin manav açması
Bilim üretmesi gereken üniversitelerin hali ortada. İzmir 9 Eylül Üniversitesi, bilim üretmek yerine manavcılığa başladı. O zaman halleri, manavları kapatın. Üniversitenin görevi, Türkiye neden üretimden kopartıldığını, demokrasiden niçin uzaklaştırıldığını araştırmalı. Bunları bırakmışlar, sırf saraya yaranmak için manavcılık yapıyorlar. Bu üniversitemiz, manavlık yapan üniversite olarak tarihe geçecektir. Allah bilir sattıkları ürünler de ithaldir.
Kaynak Yeniçağ: Kılıçdaroğlu; "Erdoğan ve partisi tükenmiş…" - Ahmet TAKAN
Yazarlar
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021