Ali AYDIN
Gün geçmiyor ki okul basıp kıyafet nutku irad eden, işi nutuktan öte hakarete vardıran, bir ildeki ya da ilçedeki en yüksek kamu otoritesi pozisyonunda olan bir vali ya da kaymakam haberi okumayalım.
Yüzlerce yazar, entelektüel, düşünür, yıllardır Türkiye’nin yaşadığı dönüşümü ve değişimi, toplumun çoğulcu yapısının barındırdığı özgürlük imkânını, siyasi iradenin demokratikleşme başta olmak üzere toplumun taleplerini önceleyen tutumunu anlatıyor. İnsanlarının inanç ve tercihlerini sürekli baskılayan, onların duyarlılıklarına sağırlaşmış bir devlet aklından paradigmatik bir kopuşun emareleri bu dönemde kendisini görünür kılıyor. Lakin toplumun ve siyasi iradenin bu tabloyu mümkün kılan çabası ortadayken kamu bürokrasisinin bitmek tükenmek bilmeyen ‘sabotajı’ devam ediyor.
En son bunun vahim bir örneği Yalova’da yaşandı.
Haber şöyle:
“Yalova Valisi Selim Cebiroğlu, bir okulu ziyaretinde ‘kılık kıyafet’ini beğenmediği sendika üyesi bir öğretmeni dilenciye benzetti, kılık kıyafet yönetmeliğini protesto için serbest kıyafetle okula geldiklerini söyleyen başka bir öğretmeni de ‘anarşist’ ilan etti.”
Devamı da var:
“Okula serbest kıyafetle gelen matematik öğretmeni Halil Serkan Öz’e önce hakaretler yağdırdı, ardından sınıftan kovdu. Öz’e sınıf içerisinde, “Bu saç sakal ne? Sen ne biçim öğretmensin? İnsanlar dışarıda görseler dilenci zannedip para verirler” sözleriyle çıkışan Cebiroğlu, hızını alamayarak okul idarecilerine de, “Siz eşekbaşı mısınız burada? Yönetemiyorsanız istifa edin” diye bağırdı.”
Geçen aylarda da hatırlanacağı üzere Maltepe Kaymakamı Necip Çakmak ‘serbest kıyafet ‘ eyleminde bulunan ve eylem hakkı anayasa ve kanun ile sabit olan Öğretmen Mehmet Sarı’yı çalıştığı okulda ‘berduş’diyerek rencide etmişti.
Şimdi biz bu manzarayı nasıl okuyalım?
Bir ilde, bir ilçede devleti temsil makamında bulunan insanların şu diline bakar mısınız lütfen?
Anayasa, kanun ve onlarca mahkeme kararı ile sendikal eylemde bulunma hakları sabit olan kamu personeline hitaben ağızlarından çıkan şu kelimelere bakar mısınız lütfen?
-‘Dilenci’, ‘berduş’, ‘eşekbaşı’, ‘anarşist’
Dilin kabalığına, personelini ‘hiç’ mesabesinde gören tutuma mı yoksa yönetmelik ile yasa arasındaki farkı idrak edemeyen zavallılığa mı yanalım!
Yoksa bu ülkede en temel insan hakkını kullanma teşebbüsüne, devlet otoritesini temsil eden makamın keyfi ve hukuksuz engel çıkartma girişimine mi yanalım!
Ak Parti hükümetleri bugüne kadar toplumdan teveccüh gördüyse bilinmelidir ki bunu, iş ve işlemlerini kendi vatandaşı karşısında layüsel olarak gören devletlü tavrına karşı, toplumu ve insanı önceleyen politikalarına borçludur.
Ak Parti’nin kamu personellerine yönelik en büyük icraatı ve bu topluma hizmeti kılık-kıyafet zorbalığına son vermesidir. Bilindiği gibi bu teşebbüs başörtüsü zulmünü sona erdirmişti. Şimdi fazlasını yapmak bu ruh ve kavrayış ile özgürlük alanını daha da genişletmek beklenen bir hamleyken devletin valisi sanki başka bir galaksiden gelmişçesine, bunun için eylem yapana ‘anarşist’, serbest kıyafet tercihine de ‘dilenci’ diyerek içinden geçmekte olduğumuz sürecin ruhuna kast etmektedir.
Öte yandan Yalova’da yaşanan hadise sonrası Milli Eğitim Bakanlığı, kendi personelinin yok yere hırpalanması, tahkir edilmesi karşısında yine malum sessizliğine gömülmüştür.
Bakanlığa bağlı bir kurumun idarecileri ‘eşekbaşı’ o kurumun çalışanı ‘dilenci’ denilerek aşağılanacak ve Milli Eğitim Bakanlığı tek bir söz söylemeyecek! Tek bir açıklama yapmayacak!
Bir yandan Başbakanın ve hükümetin söylemine, bu ülkede 12 yıldır yapılmak istenen şeylere, atlatılan onca badireye bakın; diğer yandan tüm emeklerin ve ümitlerin kamu bürokrasisi içinde üst makamlarda bulunan insanlar eliyle nasıl zayi edildiğine bakın!
Koskocaman bir YAZIK!
Türkiye Cumhuriyeti ‘nin her vatandaşı 'kılık-kıyafet zulmü' dalında, en kötü master seviyesindedir ve şerbetlidir. Yasakçıyı da yasakçıları da gayet iyi bilir ve iyi tanır.
Ey Valiler !
Ey Kaymakamlar !
Gidin millete hizmet edin !
Okul basıp öğretmenin sakalına paçasına yapışmayın!
twitter: @_aydinali
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2021
10.04.2021
31.01.2021
26.01.2021
31.12.2020
21.12.2020
12.10.2020
17.09.2020
11.09.2020
5.08.2020