Ali AYDIN
Karşıtlık dışında sermayesi olmayan ve karşıtlığı terör karşısında“ikircikli” bir tutum ile mezceden ‘diken' isimli internet sitesi, Carlos Latuff imzalı bir karikatürü sayfasına taşımış. Karikatürü,“Brezilyalı çizer Carlos Latuff ‘Teröre lanet olsun' dedi”başlığı ile bir haber olarak vermiş. Ancak sorun şu ki merak edip baktığınızda karikatürün neresinde “teröre lanet olsun” dendiğini göremiyorsunuz. Karikatürde, infilak etmek üzere olan ve Türk bayrağı ile bezeli bir aracın içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ‘canlı bomba' olarak resmedildiğini görüyorsunuz. Mezkûr site bunu ‘Teröre lanet olsun' diye yorumlamış.
Aynı sitenin bir başka sayfasında ise başka bir haber: ‘Yasaklı Nevruz' kutlamaları: Birçok ilde polis saldırısı, İstanbul'da ‘120 gözaltı
Polis “müdahalesi”, “kontrolü”, “operasyonu” gibi ifadelere aşinayız da izinsiz gösteriye müdahalenin “polis saldırısı” olarak haberleştirilmesi haberden ziyade haberi yapanların psikolojik koşullanması ile ilgili olsa gerek. Bu koşullanma terör karşısında yaşanan büyük ahlak krizinin de bir nişanesi.
Devlet ile teröristi eşitlemek kesmeyince bir yerden sonra iş “polis saldırdı” noktasına geliyor. Sur'da, Cizre'de yaşananlar ise “Kendi halinde piknik yapmakta olan PKK ve YDG-H mensuplarına Türk Silahlı Kuvvetleri saldırdı” havasında anlatılıyor. İş bu noktadayken artık siyaset biliminin kavramlarıyla konuşamayız. Zaten o kavramların da birçoğu terör örgütünün destekçileri eliyle kullanılamaz hale getirildi. Pervasız istismarın kavramlar üzerinde ölümcül etkileri vardır (bkz. “demokrasi”, “barış”).
T24 gibi terör saldırısında yaşamını yitiren insanların cansız bedenlerinin görüntülerine yer vermekten çekinmeyeninden, saldırıların ardından Cumhuriyet gazetesinin yaptığı gibi “Türkiye teslim” manşeti ile okuyucu karşısına çıkmaktan utanmayanına kadar bir dizi yayın organı da yayıncılık bağlamında değerlendirilmeyi hak etmiyorlar. Artık siyasi bir çözümlemenin, tahlilin, değerlendirmenin ötesinde en başta ahlaken ve vicdanen mahkûm edilmeyi bekleyen bir vaka ile karşı karşıyayız.
Ankara saldırısı sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözleri çok konuşulmuştu. Sayın Cumhurbaşkanı “Ya bizim yanımızda olacaklar ya da teröristlerin yanında yer alacaklar. Bu işin ortası yoktur.” demişti.
Bugüne kadar yazılarıyla “Bu yazı İstanbul'da mı yazılmış Kandil'de mi?” ikilemini yaşamamıza neden olan yazarlar bu sözlerden çok rahatsız oldular. Ben gereksiz bir alınganlık içinde olduklarını düşünüyorum. Çünkü Cumhurbaşkanının sözlerini kendi üzerlerine alan bu yazarların tarafsız olmakla uzaktan yakından bir ilgileri yok. Bence Cumhurbaşkanı onları kastetmedi. Ama nedense kendilerinde bir tarafsızlık vehmetmişler ve sözün muhatabının kendileri olduğunu düşünüyorlar.
Onlardan birisi diyor ki “İkinizle de olmayacağız. Çünkü ikiniz de aynı amaca hizmet ediyorsunuz. İkiniz de kandan, çatışmadan, savaştan, yakmaktan ve yıkmaktan medet umuyorsunuz.”
Aynı internet sitesinin bir diğer yazarı da “Gidişatı görüyorum, korkuyorum, taraf olmayı reddediyorum” diyor. Bu sözlerin art arda gerçekleşen terör saldırılarıyla can kayıpları yaşanan bir ülkede sarf edildiği dikkate alındığında “tarafsızım” ilanının bizatihi kendisi bir tarafa işaret etmiyor mu?
Cumhurbaşkanının kendilerine imada bulunduğundan şikâyetçi olanlar kendi yazdıkları sitelerde ve gazetelerinde Cumhurbaşkanı ile terör örgütünün kendileri için aynı olduğunu söylüyorlar. Cumhurbaşkanı da dönüp bunlara adlarını söylediğinde veryansın ediyorlar?
Bebeklerin anne karnında katledildiği bir yerde tarafsızsınız öyle mi?
Bebek arabalarının paramparça olduğu, çocukların saldırı sonrasında yoğun bakımda hayat mücadelesi verdiği yerde tarafsızsınız öyle mi?
Hendeklerin kazıldığı, bombalı düzeneklerle mahallelerin tuzaklandığı bir yerde tarafsızsınız öyle mi?
Siz hiç tarafsız olmadınız ki!
Yok, eğer iddianız hâlâ bu ise Cemil Meriç gibi söyleyelim o zaman “Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur”
@_aydinali
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2021
10.04.2021
31.01.2021
26.01.2021
31.12.2020
21.12.2020
12.10.2020
17.09.2020
11.09.2020
5.08.2020