Ali AYDIN
Adana Aladağ'dan yükselen alevler çocuk bedenlerini bir kâğıt gibi yakarken, yanmış bedenler çıkışı olmayan yangın merdivenin önünde kül olurken, sosyal medyada ‘Fırsat bu fırsat hadi şu dincilere saydıralım' diyenlerle, ‘Allah aşkına defansa gelin!'psikoloji ile onlara cevap yetiştirmenin derdine düşenlerin kavgası, gerçekle insan arasındaki mesafeyi sıfır noktasına indiren iletişim araçlarının gerçeği insana bu kadar yaklaştırdıktan sonra onu nasıl kör edebildiğinin ibretlik bir fotoğrafıydı adeta.
Hazindi ve utanç vericiydi. 11'i çocuk 12 kişi kağıt gibi yanmış, tedbirsizliğin, denetimsizliğin, vurdumduymazlığın ve boşvermişliğin alevlerine cılız bedenlerini kaptırmışken hangi akıl hangi vicdan ciğerinden kopup gelen yangını bir feryada, bir isyana çevirmenin dışında laf çakmanın şehvetine kendini teslim edebilir?
Ey kâğıt gibi yanan çocuk alevlerin içinde kaybolan bedenin kaç tweet eder?
Kaç günlük polemik konusudur? Kaç saatlik haberdir?
Yitip giden o çocuklar, yoksulluğun çaresizliğin en dibine gömülmüş ailelerin - başına gelmeyenin idrak edemeyeceği- trajedilerini, anne babalarının gözlerinde asılı duran gariplik ile birlikte utancımızın bir yaftası olarak boyunlarımıza astılar.
Ama biliyoruz ki acıdan ders almak yerine yine gömeceğiz onu.
Soma'da öyle olmadı mı? Soma dün olmuştu, bugün ise Siirt-Şirvan'da yeraltından madencilerin cesetleri tek tek çıkarıldı. Dün Konya'daki patlamayla yıkılan 3 katlı öğrenci yurdu 18 öğrenciye mezar olmuştu, bugün ise Aladağ'da yurt binası alevden bir tabut oldu.
İsmail Kılıçarslan, “kitabına uydurmak” çok eski bir hukuksuzluk biçiminin adıdır bu topraklarda, diyerek başladığı yazısında şöyle diyordu :
“Bilmediğim, fakat öyle olduğundan emin olduğum bir şey var. Aladağ'da çocuklarımızın yanarak can verdiği yurt ruhsat alırken tam bir 'hödükler arası dayanışma partisi' kurulmuştur. Yurtta olması gereken, yönetmelikte 'şunu mutlaka yapacaksınız' yazan pek çok şey es geçilmiştir elbirliğiyle. Hödüklerden biri 'Allah rızası kartı'nı sürmüştür masaya; bir diğer hödük 'başkanım, neticede ilçe çapında bine yakın oyları var. Yarın öbür gün lazım olurlar bize' demiştir. İlk hödük 'bu kıyağınızı unutmayız Allah'ın izniyle' demiştir. İkinci hödük 'tabii, mühim olan memlekete faydalı gençler yetiştirmek, öyle değil mi?' demiştir. Buradan gazı alan birinci hödük 'zaten bu konuda sağlayacağınız kolaylık bize rüyada bildirilmişti' cümlesini kurmuştur. Kahveler içilmiş, değerlenecek arsa meseleleri konuşulmuştur. Hadi bunun böyle olmadığını söylesenize bana. 'Amma da abarttın yahu' desenize. “
Abartmıyorsun İsmail kardeşim, abartmıyorsun!
Fazlası yok eksiği bile var söylediklerinin. Daha acısını söyleyeyim mi sana?
Keşke bu “hödükler arası dayanışma partisi” muayyen bir yerde belirmiş olsaydı. O zaman aklı, insafı, vicdanı olanlar koşup engel olabilir, hödüklüklerinin hesabını sorabilirlerdi onlardan.
Ama problem şu kardeşim: Birbirini kollamanın, imtiyazlılar networkü kurmanın, ayrıcalıklı davranmanın yani düpedüz ahlaksızlığın ve bunu bir de ‘dava', ‘hizmet' adına yaptıklarını söyledikleri için ayrıca alçaklığın her yere sıçradığı günah galerileri arasında yazıyoruz biz bu yazıları.
Senin tabirinle ‘kitabına uydura uydura' kitapsızlaşan, kendisine emanet edilen makamları grup çıkarı, dernek, sendika aidiyeti ya da bendesi oldukları yapı için manipüle eden ve kurumları zehirleyen bir anlayış ve uygulamalar ile karşı karşıyayız.
Postmodern münafıklığın zehirli oklarını ümmetin ahlak ve adalet davasının tam kalbine nişan alan bu müptezellere ya hep birlikte “dur” diyeceğiz ya da yarın bir gün herhangi bir yerde ‘ahlak' ve ‘adalet' deme cüretini dahi gösteremeyeceğiz! Çünkü yarınki söz söyleme hakkımızı bugünkü suskunluğumuz ile boğmuş olacağız.
Kendi kimliğimiz, kişiliğimiz, aidiyetimiz ve inancımız için, memleketin sulh ve selameti, karartılmak için binbir odağın harekete geçtiği yarınlarımız için, ahval ve şerait ne olursa olsun hakkı ve adaleti aziz bilip yüceltmek gibi varoluşsal sorumluluğumuz aşınıyor bu hödüklükte. Pür dikkat dışarıya, ötekine odaklanan bakışlarımız içine düştüğümüz ve bize kangrenleştiren vaziyeti görmeyi engelliyor. Kim bilir bu kadar dışarıya odaklanıyor oluşumuzun faturasıdır bunca hödüklük ve bu hödüklüğü gidermeyen tam tersine alttan alta besleyen kendini bilmez, görmez, bilmek istemez tavrımızdır. Hödüklüğün bizimkisi onunkisi olmaz. Hödüklük nereden ve kimden gelirse gelsin hödüklüktür ve dünyanın esenliği için kontrol altına alınması, mücadele verilmesi devredilemez bir vazifedir, zarurettir, farzdır.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2021
10.04.2021
31.01.2021
26.01.2021
31.12.2020
21.12.2020
12.10.2020
17.09.2020
11.09.2020
5.08.2020