Ali AYDIN
Epey bir zamandır MEB’e bağlı tüm okullarda “Kitap okuma saati” adı ile bir etkinlik düzenleniyor. Buna göre her gün belirlenen bir ders saatinde tüm öğrencilere kitap okutuluyor. Bu etkinlik o ders saatinde sınıfa dersi olan öğretmenin nezaretinde okul idaresinin takibi ile yapılıyor. Belli ki MEByöneticilerinde öğrencilerin toplu olarak öğretmen gözetiminde kitap okumasının kitap okuma alışkanlığı yaratacağına dair bir kabul var. Son birkaç yılda okullardaki bu kitap okuma/okutma etkinliğinin dallanıp budaklandığına şahit oluyoruz. Artık sadece öğrencilerin toplu halde kitap okumaları MEB’i kesmiyor. Bu okuma saatlerine öğrencilerin anne babaları da çağrılıyor artık. Yine öğretmenin nezaretinde ailenin tümünü içine alan bir kitleselleşme söz konusu. Başta öğretmen arkasında öğrenciler ve aileleri cemaat olup hep birlikte kitap okuyorlar.
Cemaatle namaz kılmanın hükmünü biliyoruz da bu cemaatle kitap okuma işi nereden çıktı?
Herkesin sorgusuz sualsiz kabul ettiği “Öğrencilere kitap okuma alışkanlığını kazandırmak” gibi bir amacı ileri sürerek bizzat o amacın ruhuna ters işlere meşruluk kazandırmanın ibretlik örnekleri bunlar.
Bir şeyi yapma amacınız kadar onu nasıl yaptığınız da önemlidir. Esas maksadınızdan çok esas bildiğinize giden yolda benimsediğiniz usulünüz sizin esas ile ilişkininizin mahiyetini belirler. Bu açıdan bakınca vaziyetin iç açıcı olmadığı muhakkak.
Herkesin kitap okuması gerektiğine dair ezberin de sorgulanması gerekmiyor mu ayrıca?
Kitap okuma alışkanlığı öyle herkesin kazanabileceği bir şey midir?
Kitleselleşmeye müsait midir?
Kitabın kitleselleştiği yaygınlaşıp kolayca ulaşılabilir olduğu modern dönemde beliren kitaba ilişkin kabuller hangi nedenler ile ortaya çıkmıştır? Kitap ile tüm toplumun aydınlanabileceğine dair modern dönemde beliren mite odaklanmak gerekiyor. Bu ezber gerçeği ne ölçüde yansıtıyor?
Bu sorular şimdilik burada dursun. Şu sıralar kitap okuma alışkanlığı üzerine MEB’in yaptığı bir araştırmanın sonuçları çok tartışılıyor.
Okul müdürlerinin okuma alışkanlıkları ve okuduğunu anlama düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılan “Okul müdürlerinin okuma alışkanlıkları ve okuduğunu anlama düzeyleri” başlıklı araştırmanın sonuçları medya tarafından “ilginç” bulmuş.
Ankara’daki 339 ilkokul müdürü arasında yapılan araştırmaya göre, okul müdürlerinin yüzde 53.3’ü boş zamanlarını televizyon izleyerek geçirdiğini söylemiş, bu kişilerin okuma alışkanlıkları ise yüzde 1.7’lik oran ile önem bakımından ancak 13’üncü sırada yer almış.
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Dr. Ali Baltacı tarafından yapılan araştırmaya katılan okul müdürlerinin yüzde 71.7’si hiç kitap okumadığını belirtirken, okuduğunu anlama düzeyleri ise erkek müdürler için yüzde 37.1, kadın müdürler için yüzde 35.2 olarak belirlenmiş.
Bizde lisans mezununun kültür abidesi filan olduğu varsayıldığı için medya organlarının şaşkınlığı anlaşılabilir. Ancak sanıldığının aksine bu araştırmanın sonuçları o kadar da şaşırtıcı değildir belki de!
Araştırma okul yöneticilerinin 71.7’sinin hiç kitap okumadıklarını söylüyor. Neye göre bunu söylüyor? Tabi ki o kişilerin sorulara verdikleri cevaplara göre. Demek ki okul müdürlerimizin 71.7’si son derece açık yüreklilikle durumlarını beyan etmekten çekinmeyerek dürüst davranmışlar. Belki de asıl şaşırmamız gereken oran 71.7 değildir! Bu araştırmanın sonuçlarına göre okul yöneticilerinin 28.3’ünün kitap okuru oldukları iddia ediliyor. Herkes sağına soluna, bugüne kadar girip çıktığı ortamlara alıcı gözüyle bir daha baksın lütfen! Öyle bakınca kitap okuru oldukları söylenen 28.3 oranın Maşallahı var gibi!
*
Kültür hayatına değer katan, bu alanda çaba sarf eden insanlar çok kıymetli işler yapıyorlar. Benim derdim bu alanın inceliklerini ve hususiyetlerini gözetmeden, neden ve niçin sorularını sormadan, kullandığı araçlar ile varmak istediği amaçlar arasında bir ahengi dikkate almadan, “bir şeyler yapıyoruz” havası ile aklına gelen her şeyi festivalleştirebileceğini sanan çiğlik ile. MEB’in de bu konudaki üretkenliği malum.
En azından yapmadığımız bir şeyi gençlerden istemek huyundan vazgeçelim artık. Pedagojinin temel ilkesidir: Hâl ile terbiye. Hâlimiz belli!
Kendi halimizi değiştirmeden gençlere alışkanlık tedarik etme yarışına girmeyelim. Böyle bir gayret ancak işleri karikatürleştirip yüzüne bakılmaz kılıyor. Başka da bir şeye hizmet ettiği yok!
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2021
10.04.2021
31.01.2021
26.01.2021
31.12.2020
21.12.2020
12.10.2020
17.09.2020
11.09.2020
5.08.2020