Ali BAYRAMOĞLU
Hatırlamak ve hatırlatmak bir toplumun sıhatti için en iyi alıştırmalardan birisidir. Hafıza bir bakıma hesaplaşmaya, arınmaya ve ahlaki ve hakedilmiş unutmaya imkan verir.
Bu, her ülkede toplumsal ve siyasal tarihin karanlık sayfasıyla ilgili bir durumdur.
Elbet bu 'alıştırmalar' işkence, faili meçhul cinayet, ağır baskıyla karşı karşı kalmış toplumlar için daha farklı bir anlam taşır. Şili ve Arjantin gibi ülkeler yıllar sonra hala askeri rejimlerin, diktatörlüklerin izlerini yüzleşerek silmeye çalışıyor ve buna özel bir önem veriyorlar.
Acılı ülkelerden birisi de Türkiye'dir.
Sadece 12 Eylül darbesi ve rejimi bile tek başına büyük karanlığa işaret eder. Onbinlere yönelik işkence, faili meçhuller, idamlar, infazlar?
Türkiye bunlarla hâlâ hesaplaşmadı.
Atılan adımlar ilk bakışta sistemi hesaplaşma noktasına taşıdı gibi görünebilir. Ancak o adımların, daha çok askerin ya da diğer grupların anayasayı ihlal, hükümet devirme, ihtilal girişimi ve fiili gibi suçların yargılanması olarak atıldığı ortadadır.
Bir de, o girişim ve fiiilerin mağdurları var?
Alt ve üst kademe operatörleri, işkencecileri, katilleri, işkencelere temiz raporu vermiş doktorları, tecavüzcü gardiyanları var.
Hesaplaşmak, arınmak, hatırlamak, hatırlayarak unutabilmek ancak bu suçluları bulmak, teşhir etmek, yargılamakla mümkündür.
12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi'nde yaşananlar 'dünya zulüm ve işkence tarihi'nde kendine has bir sayfa oluştururken, biz demokratikleşen ve değişen Türkiye'de, bu dönemle, bu işkencehaneyle ilgili hiç bir adım atmadık?
Ne hukuki, ne siyasi, ne ahlaki?
Mamak Cezaevi keza?
12 Eylül'de 30 bin kişinin gelip geçtiği, bunların sadece yüzde 10'nun ceza aldığı, diğerlerinin işkence kobayı olduğu Mamak Cezaevi?
O cezaevinde 'işkenceci başı' Raci Tetik hâlâ mağdurların gözünün içine bakarak dolaşabiliyor, hiçbir pişmanlık taşımadığı duygusunu verebiliyor.
Ve Susurluk dönemi?
O dönemi kapsayan bine yakın faili meçhul cinayetin sadece çok küçük bir kısmı aydınlatıldı. Pek az kısmı hakkında soruşturma açıldı. Hâlâ akibeti belli olmayan yüzlerce kayıp var.
O dönemin arkasında JİTEM ismi yatar.
JİTEM'i kurdukları, korudukları, JİTEM'de fiilen görev yaptıkları bilenen sorumlular, askerler, itirafçılar hakkında bu nedenle açılmış soruşturma, kovuşturma devede kulak misali?
Teoman Koman bu sorumlular arasında simge bir isimdir?
Ükenin en kanlı, en kritik günlerinde 1988-1992 arasında MİT Müsteşarlığı, 1995-1997 arasında Jandarma Genel Komunanlığı yaptı.
JİTEM ise 1987'de kuruldu. 1990'ların ilk yarısında Güneydoğu'da en kanlı devlet cinayetleri işlendi.
Koman'ın istihbarat ve iç güvenlik kurumlarının başında olduğu, JİTEM'i barındıran yapının sorumlusu bulunuduğu o dönem devletin meşru ve yasal imkanlarla PKK'yla başa çıkamadığı, gayri meşru ve yasal olmayan araçlara yöneldiği yıllardı.
Nitekim Koman'ın müsteşarlık ve komutanlık dönemindeki faili meçhul ve kayıp istatistikleri çıkarılsa her halde dudakları uçuklatacak rakamlar ortaya çıkar.
Ve o Koman tanık olarak dinlendiği Ergenekon davasında, JİTEM'le ilgili olarak, 'Jandarma istihbarat kurumu olarak, kendi arasında personelle kurulmuş. Böyle bir devlet kurumu yoktur. 'JİTEM yoktur. Kötü niyetli insanlar kullandı' diye bir emir yayınlandı. Güneydoğu'da o tarihte görev yapan kişiler kendi aralarında kurmuşlar. Bunlar yasaklanmış. Benim tarafımdan da yasaklandı' diyebiliyordu.
Böyle olmaz?
Bir toplum tarihinin defterindeki kirli sayfaları böyle yırtıp atamaz?
Küçük, Tetik, Koman?
Ve daha onlarcası?
JİTEM döneminde Jandarma istihbaratta görev yapmış yüzlerce subay?
Hâlâ başka isimle Türkiye'nin çeşitli yerlerinde yaşayan, devletin koruması altındaki pek çok katil itirafçı?
Nitekim bunlardan birisi Musa Anter'in katili Hamit Yıldırım'ın Şırnak'ta keyif içinde yaşadığını devlet değil, (belki de devlete rağmen) gazeteciler Ferhat Ünlü ve Abdurrahman Şimşek daha yakınlarda ortaya çıkarmadı mı?
Yüzleşmek, hesaplaşmak ve arınmak gerek?
Yol daha çok uzun?
Ve irade yeterince güçlü değil?
Kaynak: http://yenisafak.com.tr/yazarlar/AliBayramoglu/aramizdaki-iskenceciler-ve-katiller/34622
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026