Ali BAYRAMOĞLU
Etnik ve kültürel çatışmaları çözebilmek için “hassas sınırları zorlamak” gerekir...
Bu, aslında genel bir kuraldır...
Bizde, kamuoyuna açık bir şekilde hassas sınırları zorlayan ilk hamle, Habur’da yaşanmıştı... İşlerin tersine dönmesi öncesi, PKK’lı militanlar serbestçe sınırdan geçmiş, coşkuyla karşılanmış, siyasi ve adli mekanizma yasal yorum sınırlarını alabildiğince geniş tutmuştu.
Ardından Nevruz’da Öcalan’ın mektubu ve Diyarbakır meydanının ürettiği sadece umut değildi. Aynı zamanda atlattığı eşiklerdi. Kırdığı tabulardı.
Başbakan ve Barzani’li Diyarbakır çıkarmasını bunlar arasına ekleyebiliriz.
Zihniyet, gelenek, tabular dışında, yasalar da zorlanabilecek hassas sınırlar arasında yer alırlar.
Siyaset ve önemi dikkate alındığında bunlar en hayati, en kritik sınırlardır.
Nitekim siyasal ve sosyal hareketler talep ve varlıklarını kabul ettirmek için sıkça yasal sınırları zorlayıcı bir siyaset izlerler.
Bu, bir tür “eşikte siyaset” halidir.
Sistemin, yasaların sınırında siyaset, yasal sınırların kâh içine giren kâh dışına çıkan, gücünü toplumsal meşruiyetten alan uç noktada siyaset...
Yasallık ile meşruluk arasındaki gerilime işaret eden siyaset...
Önemlidir zira “tarihi devinim” biraz da bu siyaset, bu gerilim üzerine kuruludur.
Yakın tarihte dini hareketlerden sol hareketlere, etnik hareketlerden kadın hareketine farklı toplumsal dalgalar, farklı demokratik mücadeleler yasal sınırları zorlayarak, yeni toplumsal hallerden ve toplumsal meşruiyetten aldığı güçle, yasal sınırların hemen eşiğinde var olmuş ve siyaset yapmıştır.
Değişim süreçlerini mümkün kılan da genellikle bu tarz siyaset, bu “eşikte siyaset” olmuştur.
Bizde de pek çok örnek var.
Devlet alanında başörtüsünün yasalar nezdinde adeta siyasi ölüm nedeni kabul edildiği bir dönemden, bugün Çankaya’da temsil edildiği, hatta ülkenin resmi temsilinde önde durduğu ve bu durumun tabii karşılandığı bir noktaya böyle geldik, hak alanının eşikte siyasetle genişlemesine tanık olduk.
İfade özgürlüğüne ilişkin pek çok yasal değişiklik böyle yapıldı.
1915 konusunda fikir beyanının, soykırım kelimesinin telaffuzunun suç olmaktan çıkması böyle oldu...
Etnik ve kültürel çatışmaları çözebilmek için hassas sınırları zorlamak fikrinden yola çıkarak, Kürt sorununda da son yıllarda alınan yola, bugün gelinen aşamaya ve yaşanan tıkanıklığa “eşikte siyaset merceği”yle bakmak mümkün, hatta gerekli.
Öcalan 1999’dan bu yana hapiste, yıllardır, yaptığı görüşmeler üzerinden siyasi etki ve yönlendirme imkânlarını elinde tutuyor.
Durum yasal değil ama, “sınır”da, yani meşruiyeti ve gerekliliği kabul gören, göz ardı edilmesi ciddi sarsıntılara yol açabilecek, dahası beklenti yaratan, böylece işlerlik kazanan bir durum, daha doğrusu siyasi durum...
KCK keza...
Yasal sınırları zorlayan, sıkça aşan bir durum, ama kendiliğinden oluşuyor, toplumsal meşruiyete sahip bulunuyor, sosyal oluşum üzerinden bir talep ifade etme, bu çerçevede yapılanarak siyaset yapma haline işaret ediyor.
“Eşikte siyaset hali”nin Kürt sorununun çözümü istikametinde devreye girebilecek önemli araçları, kendiliğinden oluşumları, aktörleri toplumsal ve siyasal alanın şiddet alanının önüne geçme imkânlarını kuşatmaktadır.
Nitekim siyasi iktidar, sistem, devlet de bunun uzun süre farkında olmuştur.
Değil mi ki, Öcalan ve KCK, uzun süre devletin varlığını bildiği, müdahale etmeden izlediği, kapı açtığı durumlardı.
Çözüm yolu eninde sonunda buradan geçiyor.
Kamu alanının, kamu düzenin demokratik ilkelerle, bu dokuları da kuşatarak yeniden yapılanmasından geçiyor.
Silahların geri çekilmesi, silahsızlanma kadar önemli bir meseledir bu.
Eşik meseledir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026