Ali BAYRAMOĞLU
Milli ve yerel tabirinin AK Parti çevreleri ve muhafazakar kesim tarafından sık kullanıldığı bir dönemdeyiz.
Kullanım sık, ama yeni değil…
Türkiye'de hakim siyaset algısındaki “kök anlayış”, “kimlik ve mensubiyet ikilisi”nden oluşur.
Bu kök, özellikle muhafazakar kesimlerde, çok parçalı toplum fikrini tek parçalı millet kavramıyla ikame eden önemli bir unsurdur. Daha da öte, toplum tek parçalı olunca onun temsili gücü, “milli olan” hükümrandır.
Bunun içindir ki, bizde, “devlet-siyaset-toplum-insan” adeta tek bir özneymişçesine, birbirinin yerine geçen, birbirini temsil ve ikame eden bir duygu içinde algılanır ve yaşanır.
Bu kök, yapısı itibariyle, doğal olarak, çoğulculuğa, hatta çokluğa mesafelidir. Yine doğal olarak, bu kök için sahneyi toplumdan tarih oluşturur.
Tarih ise, çatışmaların, hakimiyet kavgalarının, iç ve dış düşmanların, komploların cirit attığı milletler ve kültürler arası gerilimler dizisinden ibarettir.
Biraz yakından bakılırsa, bu eğilimin, bir zihniyet olarak, muhafazakar kesimin dışındaki kesimleri de kuşattığı aşikardır.
Ataerkil düzeni güçlü, köklü, yerleşik kılan da farklı kesimleri çevreleyen bu ortak zihniyettir.
Zihniyet derken, neyi mi kastediyoruz?
Farklı parçalardan, farklı eğilimlerden, hatta farklı alt mensubiyetlerden oluşan bir kültür dokusunun en derin noktasında bulunan, farklılıklara ortak bir sert çekirdeği…
İnsan tarihsel ve kültürel katmanlardan oluşan belli bir çevreye doğar. İnsanın doğduğu o çevreye temas ederek, o çevreyi soluyarak hem onun bir parçası olmasının, hem insan olma serüveninin ve bu serüvenin ya da çekirdeğin kurucu taşlarının adıdır zihniyet.
Kim olursanız olun, bu toprakların dereleriyle sulanmış zihniyet çekirdeği, “kök” kimlik ve mensubiyet (türlü mahalleler de bunun içindedir) ikilisini davranış ve algılarınızda mutlak kılar....
Sonuçları vardır bunun...
Örneğin mensubiyet duygusuna yapılan aşırı vurgu, bütün ataerkil düzenlerde olduğu gibi burada da, “içine kapalı doğal düzen” algısını her kişinin içine doğduğu doğal bir değer kılar.
İçe kapalılık ise doğal olarak kuvvetli bir “öteki” mefhumunu besler.
Ve kimlik tanımında “öteki” fikrini hatırı sayılır bir şekilde kurucu hale getirir.
Öteki söz konusu olunca Batı kuvvetli bir örnektir... Bu yerleşik zihniyette, muhafazakar olun olmayın, sabit ve en güçlü öteki “din, dinsel, kimlik, gelenek” olarak Batı'dır.
Batı algısı biz kimiz ve nasıl davranmalıyız sorularının cevabında önemli bir rol oynar. Batı bu anlayışta birbirini besleyen iki temel unsur, hem “din eşittir mensubiyet denklemi” hem “kimlik-tarih ilişkisi” açısından bir kilittir.
Bir yandan Batı'nın etkisi ve kimliği karşısında farklılığı, güç arayışını vurgulayan “ötekileşme” eğilimini besler. Diğer yandan son 100-150 yılın deneyimlerinden hareketle Batı'yı kendi kimlik ve bütünlüğüne yönelik bir tehdit olarak algılayan, reflekslerini bu tehlikeyi bertaraf etmek üzerine kuran “tarihi belleğin” arka planını oluşturur.
Milli ve yerel vurgusunun işte derinliği burada yatar.
Sağda biraz daha fazla, solda biraz daha az...
Türkiye'yi, Türk siyasetini, dış politikayı, medeniyetçilik iddiasını, kuşatılmışlık korkularını bu açıdan düşünün, ne istediğimi daha iyi anlarsınız...
Yerel değerleri evrensel değerler karşısına yerleştiren soğuk savaş sağcılığından, yerellik ve evrensellik arasındaki bağ kuran 1980'ler ve 1990'ların politik kalıplarından farklıdır.
Bu, kök dokudur...
İtiraz da, arayış da, siyaset de bunun içinden yapılmaktadır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026