Ali BAYRAMOĞLU
Tahrik eden, ırkçı, ayrımcı, düşmanlık duygularını tetikleyen bir dil...
Sivil alanda, siyasi arenada ve basında sık baş gösteren bir bela...
Hedef aldığı insanların hayatına mal olan, hedef aldığı kesimleri tedirgin, sessiz kılan ölümcül bir alet...
Sözünü ettiğimiz nefret söylemidir.
Bu söylemin nesneleri değişir, bu ülkede bazen dindarlar, zaman zaman solcular, kritik anlarda Aleviler, sıkça Kürtler, ama hemen her zaman gayri Müslimler nefretin, nefret söyleminin hedefi olmuşlardır.
Nefret söylemi sadece söz değildir...
Kahramanmaraş, Sivas, Çorum katliamları, rahip ve misyoner cinayetleri bu sözün sonucunda ya da bu sözün hazırladığı zeminde yaşandı.
1934'ten 1942'ye, 1956'dan 1964'e gasp, el koyma, talanlar da bu söylem üzerinden doğrulandı.
Nefret söyleminin ölümüne yol açtığı, basında dil ve bakışın linç ettiği son insan Hrant Dink'ti.
Nefret derindir...
Nefret ve nefret söylemi Hrant Dink'in ölümünden sonra da kimileri için hâlâ devam ediyor.
Mesele Hrant Dink'i aşıyor...
Onun üzerinden bir kimlik, Türkiyeli Ermeniler bu nefret nesnesi olmaya devam ediyorlar. Muhtemelen önümüzdeki günlerde Fransa'da inkâr yasası etrafında bu nefretin daha da merkezine ilerliyor olacaklar.
Bunun ilk sinyalini daha dün AK Parti Balıkesir Milletvekili Öztaylan veriyor, şöyle diyordu:
"Ben ne Hrant'ım ne Ermeniyim... Benim anamı senin babanı Ruslarla bir olup öldürenler, büyükelçileri katledenler hepimizin olduğu Ermeniler miydi. Hrantlar mıydı? O zaman Fransa'nın kanunlarını alkışlayın da görelim sizi beyler..."
Tarihi, bugünü, Fransa'nın tutumunu, inkâr yasasını, Dink cinayetini, buna verilen toplumsal tepkileri iç içe sokan, ortak nokta olarak Ermeni kimliğini seçen, bu kimliği kirli ve düşman ilan eden bu bakış açısı, milliyetçiliğin bu ilkel, bu ırkçı hali belli cana, kana doymayacak, Fransa benzeri gelişmelerle daha da azacak...
Bu söylemin en keskin şekillerine, basında rastlıyoruz.
İnsan karalamak, hedef göstermek, düşman ilan etmek bunlar basın üzerinden sık ve kolayca yapılan işler bu ülkede...
Milliyetçi duygular el atılınca bu iş kitlesel bir nefret yaratmanın da aracı olabiliyor.
Türkiye'de toplumun aldığı mesafe, yaşanan değişim, yüzleşme hali ne yazık ki bu karanlık noktaları ortadan kaldırmıyor.
Birkaç gün önce çıkan bir makaleden birkaç seçme cümle okumaya davet ediyorum sizi:
"Ölüleri hayırla yad etmemiz gerekse de Dink, artık kafamıza dank -canımıza tak etti- boynumuza, değirmen taşı gibi asılı kalacak! Ölüsü, Ermeni tebaasına dirisinden fazla hizmet edecek!...
Dink kim?.. Toprağı bol olsun. Ölümünden sonra dinimiz gereği hayırla yad etsek de "Damarlardaki zehirli Türk kanı" diye yazmış; Ermeni davasını Agos gazetesinde sürdürmüş bir yazar!..
"Ben 'Hrant Dink' değilim, 'Ermeni' hiç değilim"... "Türküm" ve adımla sanımla 'Altemur Kılıç'ım'... Denktaş'ın arkasından ağlarım... ASALA'nın kıydığı insanlarımızın arkasından çok göz yaşı döktüm... Dink'in arkasından timsah göz yaşları dökemem!.."
Dink/Ermeni/Asala/düşman/küfür...
Bunlar arasında kurulan kuvvetli bir özdeşlik, nefret söyleminin pek kuvvetli bir örneği...
Yukarıdaki satırların yazarı keşke nesli tükenen bir örnek olsa, ama değil...
Bir kimliğe, ölmüş bir insana nefret kusan bu tür bir yazı meslek etik kurallarının geçerli olduğu demokrasiyi özümsemiş bir ülkede sıradan bir yazı muamelesi görmez, görülmeden geçilemez...
Ama dedik doymuyor kimileri...
Bu yazının zamanlaması ilginç oldu.
Siz bu satırları okurken muhtemelen Türkiye siyaseti ve kamuoyu Fransa'daki inkâr yasasını tepki içinde tartışıyor olacak ve bu durum nefret söylemlerinin sıradanlaşmasına uygun bir zemin oluşturacak...
Ancak mesele ayırabilmektir...
Yasaklara, öfkeye, düşmanlığa, itiraz edebilmektir...
Hem Fransa'da çıkan farklı düşünceye ve ifadeye yasak getiren, tarih hakkında siyasi hüküm veren inkâr yasasına hem nefret söylemine karşı çıkabilmektir...
Olması gereken budur...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026