Amberin ZAMAN
Hükümete yakınlığıyla bilinen Star gazetesi, İstanbul başsavcılığının, ‘Gezi eylemleri, 17-25 Aralık soruşturması ve 15 Temmuz darbe girişiminin uluslararası ayağı’ olduğu iddiasıyla ABD’li uzman Henri Jack Barkey hakkında yakalama kararı çıkarttığını öne sürdü.
Habere göre Barkey, Gezi eylemleri, 17-25 Aralık soruşturması, MİT TIR’ları vakası ve 15 Temmuz darbe girişimi süreçlerinde şüphelilerle Türkiye ve yurt dışında bir araya gelip toplantılar yapmak, dahası 5-16 Temmuz 2016 tarihinde Büyükada Splendid Otel’de yapılan toplantı bağlamında darbeyi organize etmekle suçlanıyor.
Soruşturma dosyasının yer aldığı habere göre, 15-16 Temmuz 2016 tarihinde Büyükada Splendid Otel’de toplantı yapan Barkey, 19 Temmuz’da otelden ayrılırken resepsiyoniste ‘Pensilvanya’yazılı bir çan bırakmış.

Bununla da yetinmeyen Barkey oteldeki bir garsona, “Türkiye’ye ilk gelişimde HSBC patladı. İkinci gelişimde Gezi patlak verdi. Şimdi de darbe girişimi yaşandı” demiş.
Türkiye doğumlu ABD’li Barkey, 1998-2000 yıllarında ABD Dışişleri Bakanlığı Politika Planlama Bölümü’nde görev aldı. Barkey, 2015’ten Haziran 2017’ye kadar ABD’nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Uluslararası Woodrow Wilson Merkezi’nin Ortadoğu programı direktörlüğünü üstlendi. Barkey halen Lehigh Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler profesörü.
Barkey’le Star gazetesinin haberi üzerinden Türkiye-ABD ilişkilerini konuştuk.
Bize adadaki o toplantıyı anlatır mısınız lütfen. Amacı neydi? Kimler toplandı?
Büyükada toplantısının amacı, Obama’nın İran’la imzaladığı nükleer anlaşmasının birinci yıldönümünde Ortadoğu ülkelerinin (Türkiye dahil) reaksiyonlarını anlamak ve Wilson Center için rapor yazmaktı. Bunun kadar basit. Türkiye’den (zaten bu toplantıyı da bir Türk düşünce kuruluşu ile beraber düzenlemiştim) Irak, Iran Avrupa, Mısır, Afganistan ve de ABD’den uzmanlar çağırdım. ABD’de yapabilirdim ama Türkiye’de yapma fikri bana hem çok cazip geldi ve tabii ki daha ucuz olacaktı. Büyükada’ya gelince de; orada yapmak, adanın güzelliği, İstanbul’un dikkat dağıtan günlük olaylardan katılımcıları uzak tutmak ve son olarak benim o adaya gençlik bağlarım yüzünden seçilmişti.
Devamlı bir ‘Pensilvanya’ çanından bahsediliyor. Nedir o?
Hiç haberim yok, bir çan bulmuşlar. O 19’uncu yüzyılda inşa edilmiş bir otel; müşterilerin garsonları çağırmak için kullandıklarını düşünüyorum. Başka isim gücüm yok da, çan getireceğim. Uydurdukları hikayeyi bollandırmak için inşa ettikleri saçmalıklar.
Bir garsona ‘Türkiye’ye ilk gelişimde HSBC patladı. İkinci gelişimde Gezi patlak verdi. Şimdi de darbe girişimi yaşandı’dediğiniz iddia edildi. Oysa siz Türkiye’de doğdunuz öyle değil mi? Türkiye ile bağlarınıza kısaca değinir misiniz?
Ben ne Gezi ne de HSBC patlamasinda Türkiye’deydim. Yine uydurmuşlar. Akıllarina gelen her şeyi uyduruyorlar hikayelerini bollandırmak için. Evet, İstanbul’da doğdum; 18 yaşında ayrıldım. Ailem bildiğim kadarıyla 1492’den beri Osmanlı/Türkiye topraklarında yaşadı. Askerlik de yaptım, dört ay, 1982’de. İstanbul ve bilhassa Büyükada’ya hep çok bağlı olmuşumdur.
Osman Kavala’yı tanıyor musunuz? Darbe sürecinde bir araya geldiniz mi hiç?
Osman Kavala bu toplantıya davetli değildi, haberi de yoktu eminim. Onun isminin bu meseleye katılması sırf 18 Temmuz akşamı ikimizin Karaköy Lokantası’nda rastlaştığımız ve ayaküstü üç dakika konuştuğumuz için gündeme geldi. Her şey gibi bu son derece saçma bir suçlama. Absürt demek daha doğru. Katılımcıların kim olduklarını Türk devleti biliyor, gizli değildi hatta Washington Türkiye Büyükelçiliği’nin haberi vardi, zamanın müsteşarına da telefonda söylemiştim toplantı düzenlediğimi.
İktidar neden sizce darbeyi sizin ve Osman Kavala gibi insanların üzerinde yıkma gayretinde? Darbede gerçekten ABD’nin parmağı olduğuna inanıyor mu? Metin Topuz ve Hamza Uluçay’ı neden tutukladılar?
İktidar darbeyi ABD’ye yüklemek istedi, ben şans eseri orada olduğum için beni suçladılar. Zaten, ‘gazetecilere’ ilk bilgileri iktidar verdi. Ama Türkiye’nin dışında hem inanılmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin itibarini düşürüyor. Böyle saçmalıkları uyduran bir devleti ciddiye almak çok zor ve Ankara’nın anlamadığı da şu: Eğer siz delil uydurursanız, ciddi istekleriniz olduğu zaman (örneğin Gülen) kimse sizin verdiğiniz delillere inanmayacak. ‘Bunu uyduran öbürlerini uydurmuştur’ der.
Osman meselesine gelince (bu benim için de geçerli diye düşünüyorum), iktidar kendi yandaşlarına ve tüm seçmen kitlesine devamlı bir uğraş hikayesi beslemesi gerektiğine inanıyor. Eski Roma’da Kolezyum’da aslanlara yem yedirmek gibi bir şey. Devamlı birilerini feda etmeniz lazım aslanlara. Osman ve benim hakkımdaki hikayeler her ne kadar saçma ve uyduruk olsa bile bunu gerçekmiş gibi satıp kendilerinin ne kadar güçlü olduklarını göstermek istiyorlar.
Topuz ve Uluçay şu an birer rehine, Zarrab ve Gülen için. ABD’nin pazarlık için masaya oturacağını zannediyorlar. Bence yanılıyorlar; bilakis burada herkesin öfkesi artıyor bu yüzden.
ABD’nin bu suçlamalar ve tutuklamalar karşısındaki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Türk Amerikan ilişkileri nereye doğru savruluyor?
Bu rehine meselesi, bu suçlamalar, hele Erdoğan’in korumalarının milleti burada dövmesiyle, Türkiye-ABD ilişkileri çok zarar gördü. Stratejik ilişkiler devam edecek ama Türkiye’nin ABD söyleminde çok özel bir yeri vardi; ABD ileri gelenleri genellikle Türkiye’yi hep kollarlardı. Bu günler geçti. Kongre’deki Türk lobisi darmadağın artık. Kimse kalkıp Türkiye’yi müdafaa etmeye kalkışamaz, etmek de istemez. Yavaş yavaş bu öteki kurumlara da sızacak, finansal çevrelerden turizm vs. Zaten, düşünce ve akademik kuruluşlarının Türkiye’de toplantı düzenlemeleri bu asamadan sonra hem tehlikeli hem de yanlış olur.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
27.08.2018
18.08.2018
31.07.2018
3.02.2018
24.06.2018
14.06.2018
3.02.2018
20.05.2018
1.02.2018
23.04.2018