Aydın ENGİN
Gözünüzden kaçmamıştır, “Kozmik Oda”nın sırları, sırların kimlerin eline geçtiği tartışmaları yeniden alevlendi. Tartışmalar bizlere yeniden bellek tazeletti. Seferberlik Tetkik Kurulu denen, kimilerinin kontrgerilla diye adlandırmayı yeğlediği kara ünlü kuruluşun ülkede “milliyetçi, gerekirse tetikçi” çok sayıda elemanı, gerektiğinde kullanmak üzere eli altında bulundurduğu, onları da siyah, beyaz, yeşil, turuncuolarak sınıflandırdığı, bunların pek çok faili meçhul cinayette parmağı olduğu yeniden yazılıp çizilmekte.
Bu renklerin ne anlama geldiğini; “en katili”nin hangi renk grubunda yer aldığını bilmiyorum, bilmiyorsunuz; bilenler de konuşmuyor. Ama var oldukları artık ayan beyan. Ben bile rengini bilmesem de bu uğursuzların birkaçının adını yüzde yüze yakın bir isabetle sayabilirim... (“Haydi say bakalım” demeyin. Saymam. Korkarım).
Şimdi eğer henüz okumadıysanız, bu Tırmık’ı okumaya ara verin bizim “karanlık işler” habercisi Ahmet Şık’ın bugün yayımladığımız “Kandil söyleşisi”ni dikkatle okuyun. Söyleşi sizi Paris’e de götürecek. Hani iki yıl önce, 9 Ocak 2013’te Paris’te bir profesyonelin elinden çıktığı kuşku götürmez cinayete; PKK kurucularındanSakine Cansız, KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan ve Gençlik Hareketi üyesi Leyla Söylemez’in öldürülmelerine...
Götürecek ve orada kalacak...
Cinayetin üstünden tastamam 26 ay 6 gün geçti. Katil Ömer Güney yakalandı ve tutuklandı. Ömer Güney’le ilgili bir dizi ilişki, bilgi, belge açığa çıktı, eski eşinin“Ömer’in karanlık örgüt ilişkileri nedeniyle” boşandıklarına ilişkin açıklaması, Ömer Güney gibi işsiz güçsüz birinin evinde 45 takım elbise, 5-6 farklı telefon bulunduğu, ailesinin PKK ilişkilerini anlamlandıramayıp “Türk hatta Türkoğlutürktür bizim oğlumuz” dedikleri, Paris’te aynı evi paylaştığı Kürt arkadaşlarının ise ondan“Gerillacılığa sempatisi vardı. Kendisini PKK hareketine adamak istiyordu. Sık sık, ben sizden daha iyi Kürt’üm” diye söz ettikleri gibi bir dizi bilgi, ifade ve tanıklık soruşturma dosyasına girdi.
Peki sonra?
Sonrası yok. O kadar...
Ömer Güney tutuklu. Çok deneyimli bir gizli servise sahip olmakla övünen, sorgulama tekniklerinin en gelişkinlerini kullanabildiği söylenen Fransız polisi, savcı ve sorgu yargıcı hemen hemen bütün kanıtları elde edilmiş bu cinayeti aydınlatıp katili yargıç karşısına çıkaramadı.
Acaba neden?
Öyle ya bu kadar bilgi ve kanıt elinde olsa bizim semt karakolunun polisleri bile çoktan dosyayı tamamlar, fezlekesini yazar, savcının önüne koyar; savcı da iddianamesini yazıp katili yargıcın karşısına dikerdi.
Acaba Charlie Hebdo saldırısının katillerini birkaç saat içinde saptayıp, izini sürüp, iki gün içinde bir binada kıstırıp, “ölü ele geçiren” Fransız polisinin, gizli servisinin ve savcısının bu konuda 26 ay 6 gündür tek adım atmamasının bilmediğimiz bir sebebi mi var?
Dahası siyasal eğilimleri ne olursa olsun resmen bu ülkenin yurttaşları olan üç Kürt kadının öldürülmeleriyle ilgili Türkiye’nin adeta kılını kıpırdatmaması, Fransa’ya karşı diplomatik baskı dahil herhangi bir girişimde bulunmaması nasıl açıklanacak? Sakın“Girişimde bulunduk, bulunmaya devam da ediyoruz” yollu bir açıklama ile bize cevap verilmesin. “Mış gibi yapmak”la “yapmak” arasında ciddi bir fark vardır.
Unutmayalım ki Paris’teki cinayet(ler), “Habur krizi” ve “Oslo görüşmelerinintutanaklarının yayımlanması” yüzünden kesilen barış sürecinin yeniden başladığının ilan edildiği 3 Ocak 2013’ten sadece 6 gün sonra işlendi.
Buna rastlantı denebilir mi? Denirse buna kargalar bile gülmez mi?
Şimdi gel de sorma: Ömer Güney denen karanlık ve kanlı genç acaba ne renk?
Siyah, beyaz, yeşil, turuncu?
http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/231275/Paris_Katili_Ne_Renk_.html
.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021