Ayhan ONGUN
Son günlerde ayyuka çıkan yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının ardından şimdi de kaset ve dinlemelerle ortalık toz duman oldu.
On binlerce insanın dinlendiği, binlerce insanla ilgili kasetlerin hazırlandığı bir ülkede insanların devlete, kamu kurum ve kuruluşlarına, özellikle de hukuk sistemine güvenmesi söz konusu olabilir mi?
Özellikle de en son ortaya çıkan, başbakanla oğlu Bilal arasındaki telefon görüşmeleri gündeme bomba gibi düştü.
Çok ince ayrıntıların bile yer aldığı bu konuşma gerçek midir, yoksa iktidar çevrelerinin iddia ettiği gibi montaj mıdır, şu aşamada bir şey söylemek mümkün değil. Ancak bundan daha önemli ve tehlikeli olanı; gerçek ya da montaj, bunların yapılabiliyor olması.
Bir ülkede iktidara rağmen, iktidarın aleyhinde dinlemeler yapılabiliyor, bunun için yargı kullanılıyorsa; asıl sorun bu yapılan yolsuzluklardan çok hukuksuzluğun, pervasızlığın bu boyutlara ulaşmış olmasıdır.
Olaylara iktidar açısından baktığımızda; yargıda, bürokraside, HSYK da, Anayasa Mahkemesinde, emniyette, YSK da her türlü değişikliği yapıp, sonra dönüp bunlardan şikayetçi olan iktidar, ne kadar inandırıcı olabilir?
Muhalefet açısından baktığımızda; tüm seçim politikalarını iktidarın tüm kurumları ele geçirdiği üzerinden yapıyor.
Bu nasıl bir çelişkidir?
Sözü edilen kurumlar, muhalefet tarafından da, iktidar tarafından da yanlı oldukları iddiasıyla itibarsızlaştırılıyor.
İşte asıl önemli olan da budur. Ülkenin geleceği açısından vazgeçilmez saydığımız kurumlar bu kadar çok itibarsızlaştırılır, halkın gözünde güvensiz konuma getirilirse; iktidarda kimlerin olduğunun ne önemi var!
Eğer ses kayıtları gerçekse, hükümetin bir gün bile iktidarda kalması düşünülemeyeceği gibi, yok gerçek değil de iktidarı düşürmek için hazırlanmış bir komploysa bu çok daha tehlikeli bir durum.
Cumhuriyet tarihinin en güçlü iktidarlarından biri olarak bilinen Özal hükümeti döneminde bile, Keçecilerin anılarında yazdığı gibi devlet meseleleri konuşulacağı zaman denize açılmak, görüşmeleri orada yapmak zorunda kalmaları, o zaman bile dinlemelerin var olduğunu gösteriyor.
Şimdilerde de vesayet sistemiyle en açık mücadeleyi sürdüren AK Parti iktidarı, kendisinin ortaya çıkarması gereken bürokrasideki derin yapılanmayı halka şikayet etme aczine düşüyor.
Dinleme ve fişleme gibi hukuk dışı uygulamalar elbette kabul edilebilir bir durum değildir. Ancak yasal olmasa da bu kasetlerde sözü edilen iddiaları da hiç kimsenin görmezden gelme hakkı yoktur.
Daha da önemlisi, devlet kurumları kimi derin yapılar tarafından böylesine kuşatılmış ve bu karanlık güçler cumhurbaşkanı da dahil, herkesi dinleme, elde ettikleri bilgileri medyaya servis etme cesaret ve pervasızlığını gösterebiliyorsa, bu nokta sözün bittiği yerdir.
Muhalefetin, yönetime gelebilmek için iktidarla mücadele etmesi siyaseten doğru olandır ama iktidarda kalabilmenin yolu da devletin içine sızmış bu derin yapılarla da mücadele etmek olmalıdır.
Aksi halde AK Parti iktidarına zarar veriyorlar diye, bu tehlikeli ve yasadışı uygulamaları yapanlara hoşgörüyle yaklaşmak ya da cemaat örneğinde olduğu gibi, işbirliği yapmak, kimseye yarar sağlamayacaktır.
İktidardan hesap sormak, iddiaları araştırmak elbette muhalefetin görevidir.
Bu konuları ısrarla takip etmek, adil bir yargılanmanın gerçekleşmesini sağlamak bir yana, muhalefetin yapması gereken en önemli işlerden biri de devlet kurumlarının bu tür şaibelerden kurtarılması için çaba göstermek olmalıdır.
Yoksa; yargısı, yürütmesi, yasama organı yıpranmış, halkın nezdinde güvenini yitirmiş bir devleti yönetmeye kimsenin gücü yetmez.
Bu durumda şimdi asıl iş başbakana düşüyor.
“Bu ses kayıtları montajdır, halkımız bunu yutmaz” diyerek işin içinden çıkamaz.Bu iddiaların gerçek olduğunun ispat edilmesini beklemek yerine, montaj olduğunu kendisinin ispat etmesi daha kolaydır.
Tüm devlet olanakları, teknolojinin bütün imkanları elinde olan Erdoğan, bunu yapamazsa iktidarını sürdürmesi olası değildir.
Halkın doğru bilgi alma hakkını elinden alan, belli çevrelerin çıkarları doğrultusunda yayın yapan medyanın da en az iddiaların muhatapları kadar, dönüp kendini sorgulaması ve etik kuralları gözden geçirmesi zorunlu hale gelmiştir.
Kurum ve kurulları yozlaşmış, hukuk sistemine güven kalmamış, ekonomisi iflas etmiş, itibarı sıfırlanmış bir devletin yönetimi kimde olursa olsun, sonuçta bu durumdan halk zarar görecektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020