Ayhan ONGUN
Halkın çoğunluğunun oylarını alarak üçüncü dönem iktidarını perçinleyen AKP genel Başkanı Erdoğan’ın son günlerdeki söylemlerini, gereksiz polemiklerini görünce bu başlık daha anlamlı hale geldi.
Muhafazakar-demokrat kimliğini öne çıkararak seçmenlerden oy isteyen ve dünyada pek örneği olmayan bir çıkışla oylarını artırarak üç dönem iktidar olan AKP nin, ilk yıllarında başlattığı çok önemli değişim hamlelerine karşılık son günlerdeki anlamsız çıkışlarını ve giderek devletçi anlayışı öne çıkaran politikalarını, öyle sanıyorum kendisine oy veren kitleler bile anlamakta zorlanıyorlardır.
Acaba diyorum, hiç muhalefet yapmadan iktidar olmanın bir sıkıntısı mı bu yaşananlar? Kendisi muhalefet yapmamış iktidarların, muhalefeti doğru anlayabilmesi ya da en azından muhatap kabul etmesi çok kolay olmuyor anlaşılan.
Bu tespiti yaparken AKP nin iktidarda tamamen başarısız olduğu gibi bir iddiam yok. Ancak başarılı olduğu alanlarda yaptığı çalışmaların, önemli proje ve politikaların kalıcı olabilmesinin yolu da, kamuoyuna mal olması, toplumun büyük çoğunluğu tarafından kabul görmesiyle mümkündür.
Yaptığınız doğru şeyleri bile eğer, sizin dışınızdaki güçlerle, muhalefet partileriyle, toplumun değişik kesimleriyle paylaşamıyor, onları sürece katamıyorsanız bunun toplumdaki yansıması farklı olacaktır.
Muhalefet yapmadan iktidar olmanın bu tür zorluklarının yanında iktidar olmak isteyenlerin de çok iyi muhalefet yapmaları gerektiğinin altını çizmek gerekiyor.
Salt iktidar karşıtlığı üzerinden bir muhalefet anlayışının toplumda pek itibar görmediği ve hatta aksine iktidarı güçlendirdiğini görmek için kahin olmaya gerek yok.
Şu an iktidara en yakın siyasi parti olarak CHP nin bu somut gerçekliği dikkate alarak politikalarında değişiklik yapma eğiliminde olması doğrusu beni sevindirdi.
Şimdiye kadar ülkemizin en önemli sorunu olan Kürt sorunuyla ilgili ciddi, kalıcı ve uzlaşmacı bir çözüm önerisi sunamayan CHP nin şu günlerde iktidar partisiyle bir diyalog arayışında olması ve Kılıçdaroğlu’ nun Başbakan’ dan randevu talep etmesi olumlu bir adım.
Atılan bu olumlu adıma Tayyip Erdoğan’ın sıcak bakması ve BDP nin parti olarak bu girişime destek vermesi, barışın yeniden masaya yatırılacağı umudunu doğurdu.
Çözüm konusunda 10 maddelik bir paket sunan CHP nin genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “barışı masada konuşalım” mesajı vererek, yeni bir uzlaşma sürecini başlatmış oldu.
Ülkenin önemli ve bütün toplumu ilgilendiren sorunlarının çözüm adresinin TBMM olduğu vurgulanan çözüm paketinde ayrıca “toplumsal mutabakat komisyonu” ile “akil insanlar grubu” oluşturulması öngörülmekte.
Geç kalınmış ama acilen hayata geçirilmesi geçen bu görüşme ve uzlaşı sürecinin başarıya ulaşmasının yolu da pakette belirtildiği üzere “meselenin; siyasi partiler arasında polemik, yıpratma, üstünlük ve yenilgi konusu olmaktan çıkarılması” konusunda gösterilecek duyarlılığa bağlı görünüyor.
Meclis Başkanı Sayın Cemil Çiçek’in sahiplenmesi halinde CHP nin bu girişiminin ülkemiz barışı adına önemli bir kazanım olacağını düşünüyorum.
CHP, toplumun çoğunluğunu kazanmak, bu yolla da kendi dinamikleri, akılcı politikalarıyla iktidar olmak istiyorsa, bu tür projelerle sürdüreceği doğru ve sürdürülebilir muhalefet tarzını uygulamaya ihtiyacı vardır.
Nasıl muhalefet olmadan ikitidar olan, halkın neredeyse yarısının oylarını alma başarısı gösteren AKP bile bugün zorlanıyorsa, ciddi bir muhalefet sergilemeden iktidar olunamayacağını CHP nin de anlaması ve bu yönde yapılan eleştirilere kulak vermesi gerekir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020