Barış Soydan
TÜİK’in şapkasından çıkan son tavşan: Halkın ekonomiye duyduğu güven bir ayda nasıl patladı?
"Merkez Bankası'nı görevden aldık, çünkü laf dinlemiyor adam. Yeni arkadaşımıza 'faizi düşüreceğiz' dedik."
Erdoğan, Merkez Bankası eski Başkanı Murat Çetinkaya'nın bundan bir yıl önce, 2019 temmuzunda görevden alınmasının sebebini böyle açıklamıştı.
Yeni Başkan Murat Uysal gerçekten de gelir gelmez faizi indirmeye başladı. Ne de olsa iktidarın ekonomi teorisine göre enflasyon böyle düşecek, piyasalar böyle canlanacaktı...
Dile kolay, Merkez Bankası bir yılda faizi tam 15.75 puan indirerek, yüzde 24'ten yüzde 8.25'e çekti. Enflasyon düştü mü? Maalesef. Ekonomi canladı mı peki? Kamu bankalarının dağıttığı düşük faizli konut, otomobil, ihtiyaç kredileriyle bir ara canlanır gibi oldu. Ama halk düşük faizli kredilere akın edince önce ithalat, sonra (ona bağlı olarak) cari açık, sonra da (yine ona bağlı olarak) dolar patladı. Ve Merkez Bankası dün U dönüşü yaparak faizi tekrar artırmak zorunda kaldı.
Merkez Bankası'nın sürpriz faiz kararını dün T24 yayınında CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu ve İyi Parti yöneticisi Prof. Dr. Ümit Özlale ile değerlendirdik. Erdoğdu'nun dediği gibi ne dolar burada kalır, ne faiz. Bu pilav daha çok su kaldırır. Bu konuya yakında geri dönmek üzere haftanın bir başka sürprizine geçelim.
* * *
Bu hafta başında ekonomide garip bir şey yaşandı. Halkın gelecekten ne kadar umutlu olduğunu gösteren teknik adıyla "Tüketici Güven Endeksi", eylül ayında esrarengiz bir şekilde 20 puandan fazla sıçrayarak 59.6'dan 82'ye yükseldi.
Tüketici Güven Endeksi, halkın iyimser mi, kötümser mi olduğunu gösteriyor. Bu nedenle "öncü gösterge" olarak değerlendiriliyor. Tüketici Güven Endeksi'ne bakarak tüketicinin yakın zamanda para harcayıp harcamayacağını, ona bağlı olarak piyasanın canlanıp canlanmayacağını öngörmek mümkün.
Tüketici Güven Endeksi 0-200 aralığında değerlendiriliyor. 100'den büyükse, tüketicinin iyimser olduğuna, 100'ün altındaysa kötümser olduğuna işaret ediyor.
Eylülde 20 puan sıçramış olmasına rağmen tüketici güveni hâlâ 100'ün altında. Yani tüketici hâlâ kötümser. Ama yine de 20 puanlık sıçrama çok dikkat çekici. Bir anlamda koşar adım iyiye gidişin işareti. Nitekim Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, artışla ilgili, "Ekonomimiz üçüncü çeyrek için güçlü bir yükseliş mesajı verdi. Yılı tahminlerden iyi bir noktada tamamlayacağız inşallah" dedi.
Tüketici güveni bir ayda nasıl 20 puan birden arttı? Cevap: El çabukluğu marifetle. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tüketici güven endeksinin hesaplama yöntemini değiştirdi ve "Gelecek 12 aya ait işsiz sayısı beklentisi" ile "Gelecek 12 aya ait tasarruf etme ihtimali"ni endeksten çıkardı. Yerine "Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi" ile "Geçen 12 aylık döneme göre mevcut dönemde hanenin maddi durumu"nu koydu. İşsizlik çıkarılınca endeks bir ayda 20 puan artıverdi!
TÜİK bu değişikliği neden yaptı? "Belli değil mi canım?" diyeceksiniz. Bence de belli ama TÜİK'in kendince bir gerekçesi var: Avrupa Birliği'nin tüketici güvenini hesaplama yöntemini iki yıl önce değiştirmesi.
TÜİK'in gerekçe olarak gösterdiği AB'nin iki yıl önceki kararını inceledim. Detaylı bir rapor… Özetle, eski endeks İtalya'da fena sonuç vermiyormuş ama Almanya, İspanya, Fransa ve Polonya'daki performansı zayıfmış. Ayrıca işsizlikle ilgili beklentilerin Almanya, Hollanda gibi ülkelerde tüketim harcamalarıyla ilişkisinin zayıf olduğu bulunmuş.
Almanya'da işsizlikle tüketim harcamaları arasındaki ilişkinin zayıf olması Türkiye'de de zayıf olacağı anlamına mı geliyor? İnceleyelim. Almanya'da işsiz kalmak, beş parasız kalmak anlamına gelmiyor. Çünkü Almanya'da işsizlik maaşı almak kolay. Ve bu maaşla karın doyurmak mümkün! İşsizlikle tüketim harcamaları arasındaki ilişki bu nedenle zayıf!
Türkiye'de ise işsizlik maaşı almanın koşulları şöyle:
- İşten ayrılmadan önceki son 4 ay SGK'li çalışmak.
- İşten ayrılmadan önceki üç yıl içinde 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olmak; yani SGK'li çalışmak.
İnsanların yaklaşık yüzde 30'unun kayıt dışı çalıştığı memleketimizde kaç kişi işsizlik maaşı alıyordur sizce?
Bu yılın ilk 7 ayında işsizlik ödeneği almak için 1 milyon 66 bin 303 kişi İŞKUR'a başvurmuş. Bunlar SGK'lı çalışan şanslı işçiler. Kayıtdışı çalışanlar herhalde işsizlik ödeneğine başvurmaz.
Ama onların bile sadece 366 bin 974'ü işsizlik maaşı almaya hak kazanmış.
Türkiye'de kaç işsiz var? Geniş tanımlı işsizliği temel alırsak 30 milyondan fazla. Kaç kişi işsizlik maaşı alıyor? 367 bin.
Hem Almanya ve Türkiye'deki işsizlik maaşları bir mi? Almanya işsiz vatandaşlarına asgari ücretin yüzde 67'si kadar, yani yaklaşık 8 bin TL maaş veriyor. Türkiye? En fazla, brüt asgari ücretin yüzde 80'i kadar.
Hâl böyleyken Türkiye'yi Almanya'yla bir tutmak, tüketici güveninde aynı kıstasları kullanmak, işsizlikle tüketim harcamaları arasında korelasyon (bağ) bulunmadığını söylemek mümkün mü? Hayır, değil. Nitekim iktisatçılar Tuğrul Gürgür ve Zübeyir Kılınç'ın "Tüketici Güvenini Etkileyen Faktörler Neler?" başlıklı araştırması, Türkiye'de tüketici güveninin kısa vadede döviz kuru ve enflasyondan etkilendiğini, uzun vadede ise bu iki değişkene ek olarak tüketici kredileri faiz oranı ve işsizlik oranının da etkilediğini ortaya koyuyor...
* * *
İşsizlikle tüketici harcamaları arasında ilişki olmadığı iddiasıyla tüketici güven endeksinin hesaplama yönteminin değiştirilmesi, TÜİK'in şapkasından çıkan son tavşan olarak tarihe geçti.
Ne ilk tavşan, ne de korkarım son tavşan…
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2022
11.05.2022
7.03.2022
17.02.2022
7.02.2022
18.11.2021
15.11.2021
8.11.2021
2.11.2021
25.10.2021