Bayram ZİLAN
Pazartesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin daveti üzerine basın toplantısına katıldık. Bahçeli, tüm televizyonların canlı yayınladığı toplantıda sorduğumuz sorularımıza gayet net cevaplar verdi, 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayacağını ilan etti, Erdoğan’ı destekleyeceklerini beyan etti ve bu yönde yapılan tüm tartışmalara son noktayı koydu.
İttifakı “Cumhur İttifakı” olarak formüle etti.
Ertesi gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapacağı konuşmayı dinlemek üzere AK Parti Grup Toplantısı’na katıldık. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada Bahçeli’ye teşekkür etti ve ittifaka “Yerli ve Milli İttifak” adını verdi.
2019’a giderken saflar giderek netleşiyor.
Siyasi partiler pozisyonlarını netleştirmek için kendi aralarında görüşmeler yapıyor.
Siyasi trafik giderek hızlanıyor ve nabız yükseliyor.
İş bu yazının kaleme alındığı dakikalarda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Erdoğan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya gelecek ve bundan sonraki yol haritası belirlenecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ittifakın adına “Yerli ve Milli İttifak” demesi bir tesadüf değil.
Erdoğan, 2019’a giden süreçte “iki cephenin” ön plana çıkacağını biliyor.
Peki, bu iki cephede kimler var?
Bu cephelerin bileşenleri neleri savunacaklar?
Hangi gerekçeler etrafında birleşecek?
Birinci cephe, Cumhurbaşkanlığı Sistemini destekleyen, Türkiye’nin ileriye bakmasını isteyen ve tüm taarruzlara karşı “yerli ve milli bir tavır” gösteren cephe olacak.
İkinci cephe, Parlamenter Sistemi savunan, Türkiye’nin geriye dönmesi isteyen ve iç ve dış saldırılara karşı “uzlaşmacı/müzakereci bir tavır” sergileyen cepheolacak.
Hem 2019 Yerel Seçimleri hem de Cumhurbaşkanlığı Seçimleri bu iki cephe arasında geçecek.
Yerel seçimlerde de ittifaklar olacak çünkü muhalefet cephesi önceki yerel seçimlerde bunu tecrübe etti ve bazı il ve ilçelerde AK Parti karşısındaki en güçlü aday etrafında kenetlendi.
Önümüzdeki yerel seçimlerde de bir benzeri olacak.
Yerli ve Milli İttifak, bazı belediyelerde birbirini destekleyecek. Sözgelimi Ankara’nın Etimesgut ilçesinde MHP güçlü olduğu için AK Parti MHP’yi destekleyecek, Keçiören’de ise AK Parti güçlü olduğu için MHP AK Parti’yi destekleyecek.
Fakat Meclis Üyeliklerinde herkes kendi partisine oy verecek.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde de benzer bir senaryo yaşanacak.
MHP’liler, Cumhurbaşkanının seçileceği sandıkta oyunu Recep Tayyip Erdoğan’a verecek, Milletvekilliği seçiminde ise kendi partilerine oy verecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet tarihinin en önemli sistem değişikliği olan Cumhurbaşkanlığı Sistemine geçişin sorunsuz olmasını istiyor. Erdoğan, bu sistemin Türkiye’ye istikrar getireceğini ve Türkiye’nin ancak bu sistem ile dış güçlerin prangalarından kurtulup tam bağımsızlaşabileceğini düşünüyor.
Bunun için partisini ve teşkilatını sıkı tutmak istiyor.
Rehavete kapılmak, fire vermek ve yanlış yapmak istemiyor.
Zira Cumhurbaşkanlığı seçimindeki herhangi bir yenilgi Türkiye’yi 20 yıl geriye götürebilir. İstikrar bozulabilir, Türkiye’nin bağımsızlığı yolunda kat edilen onca mesafe heba edilebilir.
Muhalefet cephesi, seçim kampanyasını “Parlamenter Sisteme dönüş” üzerine inşa edecek. Ne var ki bu geri dönüş aynı zamanda koalisyonların geri gelmesi ve Türkiye’nin yeniden kötü günlere dönmesi demek. Ekonominin bozulması, istikrarın sekteye uğraması demek.
Öte yandan muhalefet cephesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ve diğer sömürgeci ülkeler karşısındaki “haklı ve onurlu dik duruşunu” eleştirerek, uzlaşmacı/müzakereci, alttan alıcı (bir başka ifadeyle diz çökücü) bir dış politikaya geri dönülmesi gerektiğini ifade edecek, aksi halde Türkiye’nin zarar göreceğini anlatacak.
Son tahlilde önümüzdeki seçimler “Yeni Türkiye Cephesi” ile “Eski Türkiye Cephesi” arasında geçecek.
Türkiye bugünden itibaren defacto olarak iki partili bir sistemin kısa metrajlı filmini izleyecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki süreçte hangi karanlık odaklar, hangi kirli klikler ve hangi ecnebi lobilerle mücadele edeceğini gördüğü için ittifakın adını şimdiden “Milli ve Yerli İttifak” koydu.
Bu saatten sonra herkes safını net olarak belli etmeli…
“Muğlak duruşlar” sergilememeli!
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.05.2024
7.05.2024
3.05.2024
29.04.2024
26.04.2024
18.04.2020
25.02.2020
12.02.2020
19.01.2020
15.01.2019