Bekir AĞIRDIR
Nihai hesaplaşma anayasa değişikliğinde olacak. Çünkü Kürt siyasetinin de dâhil olabildiği bir yeni anayasa ne denli eksikleri olursa olsun devletin zihniyetinde ve kurumlaşmasında geri dönülemez bir değişimi ima ediyor olacak. Yeni ve çoğulcu vatandaşlık tanımıyla sınırlı olsa bile eski, tekçi, vesayetçi, militarist devlet zihniyetinin en büyük dayanağı ortadan kalkacak.
Fikren eski anayasanın ruhunu korumaya inanmış siyasetteki, medyadaki, ekonomideki aktörler can havliyle direnmeye devam edecek. Kim oldukları, yaptıkları, yapacakları ve yapmak isteyecekleri analizimiz dışında.
Daha gri alanda duranlara baktığımızda bazı yapılanların, söylenenlerin savaşın devamından yana mı barıştan yana mı olduğu belli değil.
Neden? Kötücül insanlar olduklarından veya tekçi, vesayetçi, militarist devletçi zihniyette olduklarından da değil. Bu durum toplum içinde de gözleniyor. Bu ruh hâlini yaratan bazı duygusal ve zihnî kısıtlar var.
Birincisi hem Kürt meselesi hem de demokratikleşme meselesi o kadar uzun yıllardır yaşanıyor ve tartışılıyor ki barış değil savaş doğal sayılıyor artık.
Sorunu hep varolagelecekmiş sanmak
“Toplumsal psikoloji açısından en önemli sonuç ise sorunun bu kadar yıldır aynen sürüyor oluşu, son açılım sürecinde de henüz kendi kanaat ve algılarında bile çözüme hâlâ uzak oluş, giderek bu sorunun hep var olacağı ve çözülemeyeceği duygusunu ve beklentisini körüklemektedir. Bu duygu hâli içinde, meselenin çözümsüzlük içinde devamı ve varlığı beklentisi gelecek beklentileri içinde de bir ana unsur olmaktadır. Bu ruh hâli ve beklenti de ülke ve kişisel geleceğimize dair tüm tasavvurlarımızı ve iddialarımızı biçimlemektedir. Geldiğimiz noktada sorun mu bu ruh hâlini yaratıyor, bu ruh hâli mi sorunu çözümsüz kılıyor artık birbirine karışmaktadır.”
“Bu noktada daha da önemlisi somut problemlerden, reel politiğin sorunlarından kaynaklanan ve beslenen temel sorun giderek duygusal sorun hâline dönüşmektedir. Ülkenin geri kalanındaki duygusal hâl de önemlidir ama özellikle Kürtlerde, özellikle gençlerindeki duygusal soruna dönüşme hâli yani sorunlarının hiç değişmeyeceği ve umutsuzluk, çaresizlik ruh hâlinin çoğalması ve gündelik hayattaki davranışlarını etkiler hâle dönüşmesi yarın çok daha derin sorunlara gebe olacaktır.”(1)
Alışkanlıkların kolaycılığı
İkincisi bazı söylem ve tutumlar alışkanlıklara dönüştü. Sanki öyle davranmak doğal olanıymış gibi geliyor kimilerine. Başka türlü düşünmek ve davranmak için alışkanlıkların değişmesi gerek. Değişmek çaba ve emek gerektiriyor.
Hele Kürt meselesi gibi devletin ve toplumun demokratikleşmesi gibi meselelerde bu zihni değişim yalnızca kendinizden de ibaret değil. Takipçilerinizi, seçmenlerinizin, okurlarınızın, izleyicilerinizin de değişmesini ve dönüşmesini talep etmeniz, zorlamanız da gerekiyor.
Üstelik barışı inşa etmek demek bazı uzlaşmalar üretmek, duygusal ve fikrî bazı şeylerden vazgeçmek anlamına da gelecek. Bu vazgeçişe tabanınızı, izleyicinizi ikna etmelisiniz.
Seçmeninizle veya takipçinizle kurduğunuz bu algı dönüştürme ilişkisi oldukça zorlu bir süreç. Takipçilerinizi, seçmenlerinizi kaybetme riskini, duygusal tepkilerini göğüsleme zorluğunu göze almalısınız. Asıl bu cesaret gerektiriyor, çatışmayı sürdürmek değil.
Şimdi barışmak savaşmaktan daha çok yürek istiyor
Barışı inşa etmek artık savaşmaktan daha zorlu bir süreç.
Her partinin tabanında, her kurumun içinde savaştan yana olanlar da var barıştan yana olanlar da. Engellemeler yalnızca karşınızdakilerden değil kendi içinizde, yanınızda olduğunu sandıklarınızdan da gelecek.
Toplumsal zeminde ise hem AK Parti yandaşlığı- karşıtlığı eksenindeki siyasi kutuplaşmayı hem de Türk- Kürt kültürel kutuplaşmasını birarada yaşıyoruz.
Bir yandan toplumdaki hoşgörü düşüklüğünü, ötekine güvensizliği biliyoruz. Öte yandan milliyetçi ezberlerin ve duyguların köpürmeye, lümpenleşmeye yatkın eğilimlerini gözlüyoruz.
Tüm bu duygusal ve siyasi iklimi dikkate aldığınızda tabanınız dâhil her kesimi dönüştürmeye, değiştirmeye talip olmak asıl cesaret gerektiriyor.
Bu noktadan bakınca siyasi zeminde kendini bu denli güçlü hissedebilecek ve bu güçten aldığı cesaretle tabanının algılarını dönüştürmeye kalkışabilecek kaç siyasi figür var?
AK Parti’nin ve Abdullah Öcalan’n yapmaya kalkıştığı şeye örtük niyetlerini anlamaya çalışmaktan, psikolojilerini analiz etmekten öte biraz da böyle bakmak gerekiyor galiba.
(1) KONDA, Kürt Meselesinde Algı ve Beklentiler Araştırması, 2010, www.konda.com.trveya İletişim Yayınları
Yazarlar
-
Akın ÖZÇERBugünlerde aklıma hep Brezilya geliyor 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan Tuğalİran rejimi ve antiemperyalizm 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYANewroz Ateşinin Yoldaşı; Mücadele ve Barışın Sönmeyen Yıldızı Salih Müslim... 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUOrtadoğu savaşının göbeğinde… 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTürkiye'nin üniversite tarihi aynı zamanda 'tasfiyeler' tarihidir 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALEkrem İmamoğlu davası tüm muhalefetin yargılandığı bir davadır… 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAdalete güven... 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet Berkan‘Neden S-400’ler depoda’ sorusu neden yanlış soru 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğluİmamoğlu Davası ilk haftadan neyi gösterdi? 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuYangının ortasında… 13.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAmerikan PDY’si 13.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.03.2026
23.02.2026
16.02.2026
9.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025