Bekir AĞIRDIR
Cumhurbaşkanı'nın konuşmasının kodları
3.10.2014
2037
Meclis’in çalışma yılı açılışındaki Cumhurbaşkanı’nın konuşması dikkatle incelendiğinde Cumhurbaşkanının, hükümetin ve Ak Parti’nin ideolojik tercihlerinin yeni döneme dair temel parametreleri ortaya çıkıyor.
- Konuşma dikkatlice kurgulanmıştı her şeyden önce. Konuşmanın genel havasının gösterdiği şey hükümete ve Ak Parti’ye bir ideolojik çerçeve sunmasıydı.
- Konuşma aynı zamanda nasıl bir Cumhurbaşkanlığı yapılacağının da temel ipuçlarını sunuyordu. Doğrudan hükümet icraatları ve ekonomik projeler üzerindeki vurgu, Cumhurbaşkanının partilerden ve hükümetten bağımsız ya da organik ilişkisi olmaz ilkesinin tersine, beklendiği gibi doğrudan icranın ve hatta partinin içinde bir Cumhurbaşkanlığı ima ediyordu.
- Seçimlere ve sivil siyasete vurgu vardı. Vatandaşın tercihine ve seçimlere saygı vurgusu doğruydu elbette. Öte yandan başta HDP olmak üzere muhalefete hitaplarda ise sivil siyasete yalnızca çoğunlukçu bir anlayıştan yaklaşıldığı, Gezi gibi atıflardan anlaşılan da siyasal ve toplumsal muhalefetin her alanının komplo ve darbecilik algılarıyla değerlendirilmeye devam edildiği görülüyordu.
- Dünyada da bizde de tartışılan güvenlik mi özgürlük mü sorusunda ya da ikileminde güvenlikten yana tercih vurgulandı. Özgürlük alanlarını genişleterek, çoğaltarak mı güvenliğimiz artar yoksa güvenlik tedbirleri ve kısıtları artırılarak mı özgürlükler korunur sorusuna Cumhurbaşkanı’nın cevabı güvenlikten yanaydı.
- Güvenlik vurgusu da Cumhurbaşkanı’nın ve Ak Parti’nin “güçlü devlet” idealinin bir yansıması olarak bir kez daha ortaya çıkıyordu. Böyle bir konuşmada bile savunma sanayindeki gelişmelerin altının çizilmesi “güçlü devlet” olmanın alt unsuru olarak da görülmesindendi. Güçlü devletin diğer unsurları dünyada da etkin olmak, insani yardımlar ve tüm dünyada Türk kültürünün ürünlerine ve coğrafyalarına sahip çıkış olarak vurgulanıyordu. Yine güçlü devlet tanımı “risklerle baş edebilen” ve meselelerde etkin olan devlet olarak tanımlandı. Konuşmanın hiçbir yerinde “demokratik devlet” sözü veya vaadi yoktu.
- Çözüm sürecine kararlılıkla sahip çıkış önemliydi. İsmi ve siyasi kimliğinden bağımsız olarak, kendisi Kürt meselesinin öznesi ve nedeni olan devletin, şimdi bizzat Cumhurbaşkanı’nın ağzından çözüm sürecinde kararlılık vurgusunun siyasi ve psikolojik önemini yadsımak mümkün değil.
- “Kutuplaşma diye bahsedilenin çoğulculaşma olduğu” söylendi. Bu tespite katılabilmek mümkün değil, çünkü tanım ve tespit sorunluydu. Ama aynı zamanda Cumhurbaşkanının ve Ak Parti’nin kutuplaştırma ve kimlik siyasetine sıkışmışlığı aşma niyetinin de olmadığı anlaşılıyor.
- “Paralel yapı ile mücadele” paragrafında vesayet tanımının kapsamının askerden daha geniş olarak bürokratik vesayet şeklinde genişletilmiş olması önemliydi ki bu eleştiri uzun yıllardır Ak Parti’ye yapılmıştı.
- Yeni anayasa vurgusu elbette en önemli paragraflardan birisiydi. Ki muhtemelen bu yıl boyunca da yeni anayasa tartışmaları siyasi hayatımızda önemli yer tutacak.
- Konuşmada ekonomi yine kalkınma ve büyük projeler üzerinden bahse konu edildi. Son altı aydaki Soma ya da Torunlar inşaatındaki faciaların ürettiği iş güvenliği sorunu da yoktu, gelir dağılımında adalet, çevre, iklim değişikliği ve kuraklık, sürdürülebilirlik gibi kalkınmanın içeriği ve niteliğine dair konular da yoktu. Ama büyük, çılgın projeler üzerindeki kararlılık konuşmada bir kez daha vurgulandı. Bu da Cumhurbaşkanı’nın ve Ak Parti’nin ideolojisindeki “güçlü devlet”ten sonra ikinci temel parametreye “kalkınmış, büyük ekonomi”ye vurguydu. Güçlü devletin demokratik olup olmadığı bahse konu olmadığı gibi büyük ekonominin adil gelir dağılımı, çevreye duyarlı, iklim değişikliği sorunlarını dikkate alan, tekelciliğe izin vermeyen, sürdürülebilir ekonomi olup olmadığı da bahse konu değildi.
- Orta Doğu ve IŞİD meselesinde yine terör örgütleriyle mücadele, Esat vurguları vardı ama petrol ve enerji güvenliği meselesi yoktu. Karmaşıklığın ve belirsizliğin esas olduğu küresel dinamikleri genel bir değerlendirmenin ipuçları ya da Avrupa Birliği süreci, NATO ile ilişkiler yoktu ama “uluslar arası koalisyona katılma” kararını esas alan tezkereye destek talebi vardı.
- Konuşmanın son bölümünde yine “kucaklaşma” vaadi vardı, “korkutma siyasetine son” diyerek MHP’ye, “çatışmacı siyasete son” diyerek CHP’ye “yapıcı muhalefet” çağrısı vardı. Ama Ak Parti’ye de siyasetin “müzakere-ikna-uzlaşma” süreçleri olduğunu hatırlatma yoktu.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALEkrem İmamoğlu davası tüm muhalefetin yargılandığı bir davadır… 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğluİmamoğlu Davası ilk haftadan neyi gösterdi? 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYANewroz Ateşinin Yoldaşı; Mücadele ve Barışın Sönmeyen Yıldızı Salih Müslim... 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERBugünlerde aklıma hep Brezilya geliyor 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAdalete güven... 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUOrtadoğu savaşının göbeğinde… 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan Tuğalİran rejimi ve antiemperyalizm 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet Berkan‘Neden S-400’ler depoda’ sorusu neden yanlış soru 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTürkiye'nin üniversite tarihi aynı zamanda 'tasfiyeler' tarihidir 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAmerikan PDY’si 13.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuYangının ortasında… 13.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.03.2026
23.02.2026
16.02.2026
9.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025