Celal DENİZ
Ülkede başarısız darbe sonrasında yanıldık diyenlerden geçilmiyor. Yazarından, siyasetçisine, işadamına çok değişik kesimler geçmişte cemaat ile bağ kurmuş kimileri 17 25 Aralık operasyonundan sonra kimisi de 15 Temmuz sonrasında ''yanıldık'' diyerek pişmanlık sergiliyorlar. Bazı işadamları cumhurbaşkanına hitaben çarşaf çarşaf ilanlar vererek af diliyor senin yanıldığın gibi biz de yanıldık diyorlar. Kimileri demokrasi nöbetinde bayrağın en büyüğünü eline alıp sallayarak geçmişini örtmeye çalışıyor.
Yanıldık diyenlerin ölçüsü nedir? Neye göre yanıldılar? Kim yanılttı? Nasıl yanılttı? Bu sorular uzatılabilir.
Önce Başta cumhurbaşkanı Erdoğan'dan başlamak gerekirse;
AKP'yi birlikte kurmadınız mı? Laik devlet sistemine tepeden karşı çıkmak yerine alttan alta değiştirmek fikrinde ortaklaşmadınız mı? Milli görüş geleneğinden gelenlerle, Gülen hareketinden gelenleri birbirinden ayıracak hangi retoriğiniz vardı? 28 Şubatçıların İslamcılar üzerinde ki baskıları sizi ''doğal'' bir birleşme yakınlaşma ve dayanışma içine itmedi mi? Ordu içinde atılmalara karşı hep muhalefet şerhi koymadınız mı?
Tüm bu nedenlerle AKP'yi birlikte kurdunuz. Ancak sonrasında Kürt sorununda çözüm sürecinde ayrıştınız. Filistin sorununa yaklaşımda ayrıştınız. Mavi Marmara hataydı diyen Gülen'e karşı Mavi Marmara’yı savundunuz. Ancak zaman sizi de Gülen çizgisine getirdi. Çözüm sürecini bitirdiniz. Mavi Marmaracılar için bana mı danıştılar dediniz.
Bu ayrışma devlet içinde iktidar paylaşımında da ortaya çıktı. Ve birbirinize karşı kılıçları çektiniz. Oysa 2007 yılına kadar devlete yerleştirilen cemaat üyelerinin en büyük destekçisi ve referansı siz oldunuz. Belediyeler cemaatlere arsa tahsisinden, kat irtifasına kadar bir çok kolaylıklar sağladı. Ülke dışında okul açılmalarında bizzat siz teşvikçi ve referans oldunuz.
Yanıldık demek sizi tüm bu günahlardan kurtara bilir mi dersiniz? İnsanlar yanılabilir. Ancak bu yanılma marketten meyve alırken bir dikkatsizlik sonucu ortaya çıkmış değildir. O anlamda yanıldık demek sizi sorumluluklardan kurtarmaz. Çünkü siyaset ve siyasette ki ittifaklar bilinçli tercihtir.
Siyasetçiler, bakanlar, milletvekilleri parti kurulunda yer alanlara gelince cemaat için muhalif kesimlerin eleştirilerini aslanlar gibi savunmadınız mı? Hoca efendi diye başlayan kaç konuşma yaptınız hatırlıyor musunuz? Cemaatin kaç açılışına, Türkçe Olimpiyatlarına ve benzeri etkinliklerine katıldınız hatırlamak ister misiniz?
Medyada kimi kalemini günlük kiraya verecek kadar değersiz yazarlar dün ''hizmet hareketinden gelenlerin devlet kadrolarında yer almaları analarının ak sütü gibi helaldir'' diye yazmışken 3 yıl içinde ne değişti de Fetullahçı köpekler diye yazabilecek kadar bir değişim gösterdiniz?
İşadamları en az siyasetçiler ve Erdoğan kadar sorumludur. Çünkü kimse size silah mı dayadı da milyonlarca lira ''himmet'' adı altında cemaate yardım ettiniz. Çocuklarınızı okullarına gönderdiniz. Yardım toplamada, Zaman gazetesinin aboneliğinde iş yaptığınız şirketlere bir tür mobbing uyguladınız. En son TOOB seçimlerinde cemaat bağlantılı adayları seçmediniz mi?
Şimdi bu kadar yapılan işler üzerinden bir günde ''vahiy'' mi geldi de cemaatin kötülüklerini anladınız. Sanmam. Çünkü sizlerde cemaatin devleti aşağıdan yukarıya ele geçirme hedefinde olduğunu biliyordunuz.
Bir anekdotla cemaatin ya da diğer İslamcı tarikatların devleti ele geçirme hedefinin olduğunu size anlatabilirim.
Yıl 1990. Bir kuran kursundan bir gurup geldi. Kuran kursuna yardım topluyorlardı. Bir broşür verdiler. Kuran kursunun sosyal tesislerini resimlerle tanıtıyorlardı. Dedim benim evimde 5 yıldızlı otel lüksü yok, ancak yardım istediğiniz öğrenciler böyle bir lüks içindelermiş diye. Hocalardan birisi bu sözüme tepki gösterip dedi ki;'' Tabi beş yıldızlı otel lüksü olacak çünkü geleceğin başbakanları cumhurbaşkanları buralardan çıkacak'' Bu söz on iki yıl sonra gerçek oldu.
Darbe girişimi sonrasında AKP fırsatı ganimet görerek devletin bütün kurumlarını yeniden dizayn ediyor. Ne ülke güvenliği nede demokrasi kaygısı var bu yeniden yapılandırma girişiminde. Tamamen AKP kendi iktidarını güvenceye alma hesapları yapıyor.
Eğer bugün cemaatle bağlantılı insanlar bir bedel ödüyorlarsa, dün cemaatin palazlanmasında destek veren herkes bu bedeli ödemelidir. Erdoğan başta olmak üzere cemaate maddi manevi destek veren aktörler yanıldık diyerek sorumluluktan kurtulamazlar. Onlarında ödeyecekleri bir bedeli olmalı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.04.2019
14.12.2017
30.11.2017
13.09.2017
5.02.2017
28.04.2017
19.04.2017
1.02.2017
24.03.2017