Ekin GÜN
Tabi ki bilmez.
Zaten sorun da akademisyenlerin “her şeyi bildiklerini” sanmalarında.
Akademisyenler demişken Türkiye'deki tüm akademisyenleri bu kategorinin içine katmıyorum, katmadığım gibi de her cümle başında “bazı” demek abes olacağından “akademisyenler” derken bir genelleme yapmadığımı baştan ifade edeyim.
İşin aslı Türkiye'de akademisyenlerdeki tuhaf kibir ve entelektüellik takıntısından sıkıldım.
Nedir entelektüellik örneğin?
Eğer bir kafede elinde pipo, boynunda kaşkol ile oturup mocha yudumlamaksa meşhur tabirle “batsın böyle entelektüellik”
Halka bu şekilde iki üç cümle söylersin de meramını anlatamazsın, anlatamadığın gibi de komik duruma düşersin.
Hadi bunu geçelim.
Üç makale okuyup bu makalelerden toplumun pek fazla bilmediği, bilse bile gündelik hayatta pek işine yaramayacağı acayip beş kavram söylemen de pazardaki domates fiyatı hakkında pek bir bilgi vermez.
Halka sen bu kavramlarla gidip sonuç almayı bekliyorsan zaten baştan kaybettin demektir ki zaten bu akademisyenlerin halka ulaşmak için de bir mücadele içerisinde olduğunu sanmıyorum.
Eskiden solcu akademisyenler de bir takıntı vardı: “Devrim gelecek ve devrimden sonra her şey güzel olacaktı”
Tabi devrimin ne olduğunu ve devrimden sonra güzel olacak her şeyin ne olduğunu hala şuana dek pek anlayamadık ama bir de bu yetmezmiş gibi vatandaşa “emperyalizm, kapitalizm, enternasyonalizm” gibi cool kelimelerle gitmeyi marifet sayarlardı.
E sen bu kelimelerin ne manaya geldiğini zaten tam olarak bilmiyorsun, bir de bu kelimelerle gittiğinde halkın senin çizdiğin “çağdaş” yolda gideceğini sanıyorsun.
Bu kafayla gittikleri için zaten marjinal kaldılar, oy verdikleri partiler %0,1'i geçemez oldu.
Halk deyip halktan oy alamadılar, alamadıkları gibi süslü cümlelerle konuşmayı da bir ayrıcalık sanmaktan öteye gidemediler.
Eskiden solcular böyleydi, şimdi ise solcu olmayan birtakım akademisyenlerin havalarından geçilmiyor.
Öyle bir hava ki sanki kendileri olmasa Türkiye'nin Somali falan olacağını zannediyorlar.
Garip bir şekilde bu duruma inanmışlar.
Kibirlerinden vazgeçemedikleri gibi toplumdan da bir o kadar uzaklar, uzak oldukları gibi de aslında toplumu aşağıladıklarının farkında değiller.
Entelektüelliğin ne demek olduğunu bilmeden, entelektüellik hakkında ahkam kesip entelektüelin ne mühim bir şey olduğunu anlatıp duruyorlar.
Vakti zamanında “sanat sanat içindir, sanat toplum içindir” fikir ayrılığının “bilim bilim içindir” versiyonunda duruyorlar.
Bilimden kastım da kimse kusura bakmasın da copy-paste tezlerle doçent, profesör gibi unvanlarının dayanılmaz hafifliği içerisinde “dünyaları ben yarattım” havalarında dolaşmayı da marifet sayıyorlar.
Halka uzaklar, bir o kadar da dört duvar arasında üç-beş makale okuyarak halkın tüm anatomik ve sosyolojik yapısını çözdüklerine inanıyorlar.
Ahmet İnam'ın dediği gibi “bildikleri için profesör olmuyorlar, profesör oldukları için biliyorlar”
Hal böyle olunca hem havalarından geçilmiyor, hem de kibirlerinden yanına yaklaşılmıyor.
Yanlarına yaklaşılmadığı gibi sonu “loji ve izm” ile biten kavramlarla cümle kurdukça da dünyadaki her şeyi biliyormuş gibi bir hava taslayıp halktan kendilerini anlamasını bekliyorlar.
Çok beklerler!
Üç-beş yabancı menşei kelimeyi cümle içinde kullanmakla bu ülkede akademisyen olmanın dayanılmaz bir hafifliği ve prestiji oldu.
Oysa bilimi bilim için yapacaklarına bilimi halk için yapsalardı halktan söylediklerine kulak vermelerini bekleyebilirlerdi.
Zaten halk onların sözlerine kulak vermeyince sinirlenip Kemalistlerin klasik zihniyet yapısı olan “halk anlamıyor, halk yeterince entelektüel değil” pozisyonuna düşmekten de kendilerini geri alamıyorlar artık.
Akademisyen olmak makaleleri dört duvar içindeki bir sınıfta tartışmaksa şayet akademisyen olmanın idealizmi de aynı şekilde bunları halkın gündelik hayatına entegre etme noktasında yatıyor.
Böyle bir derdin yoksa sırf tüm bunları bilim için yapıyorlarsa anlarım ama bilim için yapmadıkları halkı aba altından sopa göstererek aşağılamalarında saklı.
Demek ki halka ulaşmak istiyorsun ama üç-beş tuhaf kelimeyle kendini ayrıcalıklı zannedip halka ulaşma noktasında sıkıntı çekiyorsan problemi halkta değil kendinde arayacaksın.
Kendinde araman gereken ilk özellikte o üç-beş cool kavramla insanların seni dinlemek zorunda olmadığını baştan kabullenmen olacak.
Böyle bir dertleri olduğunu sanmıyorum, şayet olsalardı zaten okumuş oldukları birkaç makalenin konforuna sığınmazlar, bu makaleleri bu toplumun kültürüyle nasıl harmanlayabilecekleri üzerinde çalışırlardı.
Bu şekilde bir çalışmaları olmadığına göre halkın kendilerine kulak vermelerini beklemeleri de abesle iştigal bir durum oluyor.
Tüm bunları söylerken sevdiğim, saydığım ve aynı şekilde sevip saydığımdan haberdar olan akademisyenler üzerine asla alınmasın.
Bu yazılanları üstüne alınacaklar bellidir.
Muhtemelen üstüne alınması gerekenler de üstüne alınmayacakları için bir çeşit akademisyen lobisinin linç kampanyasına konu edilmeyeceğim.
Üstüne alınmak isteyen olursa da atalarımız boşuna dememiş “yarası olan gocunur” diye.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.10.2018
24.09.2018
9.02.2018
19.08.2018
29.07.2018
15.07.2018
1.02.2018
14.06.2018
4.02.2018
9.02.2016