Sonuçları itibariyle İKİ BÜYÜK savaştan da önemli...
İşte bu iki gücün savaşı pek çok ülkeye problem olarak yansıyacak...
ABD eski Başkanı Obama, Afganistan politikasıyla Yeni İpek Yolu'nu Britanya'nın komutasına bıraktı. Trump ve ekibi, Yeni İpek Yolu'nu Britanya'nın elinden almak için hamle yaptı. Savaşı düşünün!
Beyaz Saray'ın içinde başlıyor...
ABD Savunma Bakanı Jim Mattis...
Türkiye'de...
Lakabı 'Kuduz Köpek'...
Pentagon'un bugün yaşayan 'Konsey' ekibinin en etkili üyelerinden biri. Bu Konsey'de 11 kişi var.
Lockheed Martin'den 5 kişinin olduğu bu özel Konsey, aslında Amerika Birleşik Devletleri'nin geleceğine yön veren ekip.
DERİN AMERİKA yani...
Dick Cheney, Donald Rumsfeld de Konsey'de. Mattis de... Konsey'in beyinlerinden bir MATTIS'tir...
Obama, başkanlığı döneminde Afganistan'daki Amerikan askerlerinin tamamını ülkeden çekme kararı aldı.
Yüzde 55'i de ülkeye döndü.
Obama, Irak ve Afganistan'dan sorumlu ABD Merkez Komutanlığı'nın başına Mattis'i atadı. Amacı UZLAŞMA mesajı vermekti...
Ancak Mattis, son derece özel zekaya sahip bir isimdi.
Obama'nın sinsi planını Konsey'de anlattı. Obama askerlerin yüzde 55'ini Afganistan'dan çekerken, Pentagon özel güvenlik birimi altında Amerikan askerlerini tekrar Afganistan"a yolladı.
Orada tuttu yani.
Mattis burada oyun kurucuydu.
2010 yılından itibaren Afganistan'da büyük bir savaş vardı. Amerika, Derin Amerika ile savaş halindeydi.
Mattis'in özel güvenlik birimi planı, Afganistan üzerinden Yeni İpek Yolu projesinin Amerika'ya bağlanmasının ilk adımıydı.
Mattis, 2010 yılındaki Konsey toplantısında, "Yeni İpek Yolu, sadece Amerikan çıkarları için değil dünya için büyük bir şans ve risk. Eğer Afganistan'ı kaybedersek, ardından Ortadoğu ve Körfez de elden gider.
Ortadoğu'yu kaybettiğimiz anda, geleceğin şekillenmesi için çok önemli bir stratejik noktada bulunan Türkiye'yi de yanımızda bulamayız.
Türkiye'yi kaybettiğimiz anda, bir daha asla Ortadoğu ve Afrika'da yaşama şansımız kalmaz. Bu da Amerika Birleşik Devletleri imparatorluğunun çöküş dönemine girdiğinin işareti olur. Afganistan, Türkiye, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye, İsrail, Arabistan, Katar, BAE bizim için çok önemli.
Bu ülkelerde nasıl sonuç alacağımızı biliyoruz. Washington yönetimi, bizim bu planımızı biliyor. Onlar da aynı amaçla yola çıktılar. Ancak Washington'ın bir partneri var.
Britanya. Biz Britanya ile partner olmak istemiyoruz. Amerika Birleşik Devletleri, kimseyle ortaklık yapmaz" dedi.
Bu konsey açılış konuşmasıydı.
Pentagon, yetkinin ellerinde olmaması nedeniyle gizli şekilde adımlar attı.
Kuzey Irak, Kuzey Suriye'deki olayların başlamasının merkezinde de Pentagon var. Konsey, terör örgütlerini büyüterek bölgede etkin olmaya karar verdi.
Bu kararında ne kadar haklı olduklarını şimdi görüyorlar. Eğer, bölgede etkin olan terör örgütleri aktif bir şekilde çalışmasaydı, bugün ABD bölgeden atılmış olacaktı. Trump da bunu biliyor.
Şimdi Mattis, Türkiye'de çok önemli planlardan sözedecek. Net olan şu ki iki taraf arasındaki ortaklık bitti. Taraflar bunun farkında. Mattis, Türkiye'nin Ortadoğu'daki etkinliğini kırmak için Suriye ve Irak'taki askerlerinin çekilmesini istiyor. Tabii bunu Ankara'da nasıl anlatacak bilmiyoruz. Anlatsa da kim dinleyecek!
İşi hiç kolay değil.
Mattis, Türkiye'ye gelmeden önce Bağdat ve Kuzey Irak yönetimi ile bir araya geldi. Türkiye'nin bu iki bölgedeki gelişmeleri yakından izlediğini Mattis de biliyor. Amerikan Savunma Bakanları'nın ziyaretleri, başkanların ziyaretlerinden daha önemlidir.
Mattis, Dick Cheney ekolünden gelir. O nedenle Pentagon, onun fikirlerini sorgulamadan uygular. Son dönemde en etkin Amerikan Savunma Bakanı olarak gösteriliyor.
Mattis, Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu'su, Kuzey Irak, Kuzey Suriye ve Afganistan'ın tamamını mahalle mahalle bilecek kadar özel yetiştirilmiş biridir.
ABD'nin son 20 yılında Ortadoğu ve Afrika'daki tüm operasyonlarının merkezinde hep Mattis yer aldı.
Dick Cheney, 2016 Aralık ayında ABD Savunma Bakanı için tek kişi olduğunu söyledi.
Jim Mattis'in adını Trump'a veren kişi de Dick Cheney'di.
Konsey'in en önemli özelliklerinden biri, savaş konularında aldıkları kararların bugüne kadar kusursuz işlemesi. ABD askeri hedef ülkeye giriyor, dünya DEMOKRASİ getirdiğini sanıyor. Demokrasinin olduğu ülkelerde, Amerikan karşıtlığı mutlaka vardır.
O nedenle, yok olan bir toplumu yönetmek çok daha kolaydır. Çünkü hayalleri ve beklentileri kalmamıştır.
Bugün Irak için geçerli olan durum gibi. Aynısı, Esad'ın Suriye'si için de geçerli. Libya da öyle...
Arabistan, bugün Pentagon'un emirlerini uyguluyor. Ancak gelecekte Arabistan birkaç ülkeye bölünecek.
Irak için bugün konuşulanların tümü yakın tarihte Arabistan için de yazılacak.
Arabistan'da bazı prenslerle ilgili yaşanan sıkıntıların nedeni de aslında bu durum. Çünkü Saray'ın içinde bazı isimler, ABD'nin kendilerini bitireceğini gördü.
Karşı çıktıkları için tasfiye ediliyorlar.
Ancak haklı oldukları çok net.
Arabistan, Pentagon'un emirlerini uyguladığı için var olma savaşını kazandığını düşünüyor. Katar'ın gelecekte var olma ihtimali Arabistan'a göre yüzde 90 daha fazla. Hala bazı ülkeler veya liderler, ABD ile ortaklık yapamayacaklarını bilmiyorlar, görmüyorlar.
Ama oyun sürüyor. Burada herkesin AMERİKA içinde savaşan iki gücün oyun planlarını bilmesi gerekiyor.
Ayrıca kimin kazanacağını da...
Kimse bu mücadelenin dışında kalamaz.
Kalamayacak da...
Jim Mattis gittikten sonra bölgede farklı şeyler göreceğiz...
Bütün terör örgütlerini besleyenler bunlar.
Bunu artık açıktan TIR'lar ile yapanlar da bunlar.
Ve şimdi Mattis geldi...
Unutmayın 2018'e kadar çok şey yeniden yazılacak...
Zaman kalmadı!
Hazırlıklar bitiyor. Kavga çok büyüyecek...
İki tarafın da fazla zamanı yok...
Konsey mi dünya mı kazanacak!
Göreceğiz...
Ergün Diler
Biraz geri çekilip baktığımızda Kabil'den Venedik'e kadar olan bölgede tansiyonun ne kadar yüksek olduğunu görürüz. Amerika'nın içi de böyle... Bunun tek nedeni AMERİKA içinde iki gücün birbiriyle mücadelesi... Yazarken kolay olsa da bu şimdiye kadar tarihin gördüğü en çetin kavga.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2018
31.10.2018
30.10.2018
25.10.2018
24.10.2018
23.10.2018
18.10.2018
12.10.2018
11.10.2018
10.10.2018