Ergün Diler
GAZETELERDE, televizyonlarda neredeyse hiç yer alamayan çok önemli gelişmeler oluyor. Bunlardan biri FED Başkan Yardımcısı Stanley Fischer'in istifa etmesi... Fischer, inanılmaz önemli biridir. PARA üzerinden süren savaşın son kurbanıdır. Ne olup bittiğini belki yarın yazarız. Hatırlatmak istedim sadece...
Şimdi uzaklarda konuşulanları, yazılanları özetlemek istiyorum.
Bizimle ilgili... Bölgenin geleceğiyle ilgili. Yeni dönem istesek de istemesek de BARZANİ'nin referandumu ile başlayacak.
Bölgede çok şey değişecek. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bu nedenle BARZANİ üzerinden inanılmaz değerlendirmeler var.
Dosyalar var. Kısaltarak gidelim...
Dün de yazdığım gibi BARZANİ ve ailesi emirleri doğrudan ABD'den alır.
Pentagon'dan. Net! Dün de bugün de. Aksi bir durum düşünülemez. Çünkü Barzani bölgede aşiret olarak güçlü ancak hem merkez ile hem İran ile tavan yapan bir gerginliğin arasında. Çok zor durumda. O da Washington'la birlikte hareket ederek kendine bir alan yarattı. Tabii bunun bir tarihi var. Kulvar hemen bir günde oluşmuyor.
20 Ocak 2003 tarihindeki Irak Operasyonu'ndan 6 ay önce İngiltere Başbakanı Blair, Ticaret Bakanı Elisabeth Symons'ı yanına davet etti. Blair, "ABD ile anlaştık. Irak'ı işgal edeceğiz. British Petrol ve Shell, Kuzey Irak petrolünü alacak. Hemen bu konuyla ilgili BP ve Shell'in CEO'larını çağır" dedi.
Elizabeth Symons da, Pentagon'la yapılan anlaşma gereği Kuzey Irak petrolünün kendilerine dolayısıyla BP ve Shell'e verildiğini söyledi. Hatta Mart ayının sonlarına doğru işgalin başlayacağını ve bu süre içinde gerekli hazırlığın yapılmasını söyledi. Gerçekten de 20 Mart 2003'te ABD ve İngiltere öncülüğünde Irak işgali başladı.
Yaklaşık 1 ay sonra da Kuzey Irak'taki petrol yatakları BP ve Shell'in oldu.
İşte bu operasyonun içinde BARZANİ de vardı. Aşiret olarak operasyonun başarılı olması için çalıştılar. Şimdi Kuzey Irak'ta yeni dönem başlayacak. Referandumdan da hangi sonucun çıkacağının bir önemi yok.
"Hayır" da çıksa "Evet" de çıksa ateşlenen fitilin etkisini azaltamayacak.
2003 yılındaki ABD-İngiltere ortaklığı bugün için tamamen bitti. Öncesinde bitmişti ama görkemli bir şekilde kıyılan nikahlar zor bozuluyor işte... Referandum sonucu ne çıkarsa çıksın, bölgede kaybedecek olan BP ve Shell olacak. Çünkü yıl sonu itibariyle BP ve Shell, Kuzey Irak'tan atılacak. Barzani, bu konuda ilk adımları attı bile. BP ve Shell'le çalışmak istemediğini söyleyecek olan Barzani, kararın büyük yerden geldiğini belirtip bu iki enerji devini ülkeden çıkartacak.
Şu anda bu çalışma tamamlanmış durumda. Kuzey Irak'taki yeni dönemde, İngiltere'nin enerji gücüne en önemli darbe inmiş olacak. Kuzey Irak'taki petrol yatakları, Pentagon'a bağlı işadamları tarafından yönetilecek. Bu şirketler de hazır. Enerji alanında önemli atılımlar yapan şirketler, Rothschild ailesi nedeniyle petrol ve doğalgaz sektörüne adım atamıyordu. Enerji santrallerinde çok güçlü olan ve tamamen Pentagon tarafından yönetilen 2 şirket, Kuzey Irak petrollerinin yeni işletmecisi olmak için ekibini hazırladı.
Yakında göreceğiz zaten! Son 1 yılda Kuzey Irak'ta görev yapmaya başlayan emekli Amerikan askeri sayısı 900'ü geçti. O askerlerin tümü, petrol yataklarının güvenliği için çalışacak. Plan belli yani!
Pentagon, Kuzey Irak ve Suriye'nin kuzeyinde büyük bir güç haline gelen YPG ile Ortadoğu'yu yönetmek istiyor. YPG'nin son bir yıl içinde aktif bir mücadele içinde olması, asıl büyük plan için önemliydi.
YPG, Özgür Suriye Ordusu ile savaşarak büyük tecrübe kazandı. Bu tecrübeyi olası yeni savaşlarda kullanmak için elde ettiler!
Çünkü YPG, aktif bir ordu haline getiriliyor.
Zamanla ve ısrarla...
Pentagon, resmi kayıtlara göre 80 bin civarında olan YPG'lilere paralı askerleri de katarak sayıyı 200 bine çıkartmayı planlıyor.
Paralı askerler, geçmiş dönemde PKK teröristleri olarak Türkiye'de oldukça etkili oldular. Şimdi onların hepsi YPG üniforması ile sahaya indi.
Pentagon, Türkiye'nin bölgede atabileceği adımların tamamını görmek için ağırdan gidiyor. Türkiye, bölgede son adımını attıktan sonra Pentagon harekete geçecek.
Planları bu!
Son dönemde Amerikan üslerinin inşa edildiği YPG arazilerini dikkatli incelediğiniz zaman, asıl amacın Türkiye'ye yönelik bir operasyon olduğunu net olarak görebilirsiniz. Tabii Türkiye de bunun farkında. Eğer Türkiye, Pentagon'dan önce harekete geçip YPG'ye bir saldırı organize ederse bölgede yaşanacak kaosun nerede sonuçlanacağını kimse bilmiyor. Ancak Amerikan ordusunun YPG üzerinde uyguladığı sistemi, Türkiye de Özgür Suriye Ordusu üzerinde uyguladı. Ankara tehdidin farkında. Bu nedenle aynı dilden cevap veriliyor.
Anlayacakları şekilde.
Özgür Suriye Ordusu içinde muhtemelen çok sayıda EMEKLİ asker var. Türkiye'nin güvenliği aşağıdan sağlanıyor. Bu yöntemle... Pentagon da bunu biliyor.
Bölgede büyük bir satranç turnuvasını izliyoruz. Her adımın büyük sonuçlar doğuracağı günlerden geçiyoruz. Kimin kiminle ittifak yaptığını anlamak zor değil.
Kimin doğru seçimler yaptığını göreceğimiz zaman da uzak değil.
İngiltere, enerjinin elinden alındığının farkında. Bölgeyi bu kadar kolay bırakmayacağını, her Amerikalı gibi Trump da biliyor. Beyaz Saray'ı tedirgin eden ise, İngiltere'nin atacağı adımı kestirememeleri.
Çünkü İngiltere de büyük planını yapmış durumda.
İngiltere'nin en önemli özelliği, birkaç planı birleştirip hareket etmeleri. Örneğin, Kuzey Irak'ta Amerika'ya bir operasyon başlattığı anda, Afganistan ve New York'ta da bu planı başarıyla tamamlayacak adımları atabilirler!
Kuzey Irak'ta CIA ajanlarının olduğunu herkes gibi İngiltere de biliyor. Ancak MI6 ajanlarının kaç kişi oldukları, hangi bölgelerde ve hangi hedeflere kilitlendiklerini Washington bilmiyor. Zaten İngiltere'yi 5 kıtada büyük yapan güç, bu akıl almaz derecede içine kapanık gizliliğidir.
ABD ile ortak adımlar attığı günlerde bile yani 2003 Irak işgalinde de İngiltere'nin birçok gizli operasyon yaptığı CIA raporlarında mevcut. Şimdi ortak olmadıkları bir İngiltere'nin gizli planlarını yavaş yavaş sisteme dahil ettiğini bilen CIA, bölgede varlığını daha da arttırdı. Başka da çareleri yok zaten!
Devam...
Barzani, ABD ile ortak hareket ederken, İbadi ise Londra'dan emirleri alır. Barzani'nin her açıklamasında Washington, İbadi'nin her açıklamasında ise Londra'yı görmeliyiz.
Bağdat'ın sert Barzani tepkileri tamamen Londra isteklidir.
ABD, büyük planını hayata geçirmeye çalışırken Kuzey Kore kaosunu da sıcak tutarak, misillemelerin önüne geçiyor. Çünkü Kuzey Kore'den başlayacak bir savaşın içinde İngiltere'nin de olacağını anlamak için stratejist olmaya gerek yok. Kuzey Kore'nin coğrafi konumuna baktığımız an, asıl meselenin ÇİN olduğunu anlıyoruz.
Merkezde Çin'in olduğu bir karışıklıkta da İngiltere'yi de kaosun ortasına çekersiniz.
NET!
İngiltere, Kuzey Kore'deki gerginliği ileri bir tarihe ertelemek için Afganistan'da güçlenmeyi seçti. İngiltere, burada Amerikan ordusundan sonra en kalabalık mevcuda sahip... Ocak 2017'den itibaren aslında Kabil'de en etkili güç konumuna geldi.
Hindistan'da bulunan gizli İngiliz birliklerinin tamamına yakını, Afganistan sınırları içine çekildi. Bu da Kuzey Kore'den başlayacak bir İngiltere operasyonuna anında karşılık vermek için tercih edildi. İngiltere, BREXIT'le aslında üzerinden bir yükü attı.
Şu anda Londra'nın odaklanacağı noktalar arasında Avrupa yok. Çünkü Avrupa Birliği'nin geleceği yok.
O nedenle gelecekte Ortadoğu, Uzakdoğu ya da Afganistan'dan başlayacak 3. Dünya Savaşı'nda Avrupa ülkeleri de birbirine girecek. Pentagon bu savaşta, Avrupa Birliği ülkelerine gönderdiği DEAŞ militanlarının büyük saldırılara imza atmalarını planladı.
Bu saldırılar, Avrupa Birliği ülkelerini çok zor durumda bırakacak. Pentagon, 3 kıtada sürecek bir dünya savaşı planlıyor. Bu savaşın çıkması için aslında zemin hazırlandı.
Şimdi son rötuşlar yapılıyor.
Akıllı adamlar, bunları konuşuyor.
Dünyanın nereye gittiğini anlamaya gayret ediyorlar. KİŞİSEL KAVGAYA yer vermeden hem de... Küçük insanlar isimlerle, ortalama insanlar olaylarla, büyük insanlar fikirlerle uğraşır.
Sizin tepeye çıkmanızı istemeyenlere teslim olmayın. ANLAYIN! Oyunu ancak anladığımız zaman bozarız! Yukarıdaki DENGEDEN etkilenmeyecek tek bir ülke devlet millet yok! Tayyip Bey önceki gün tehdidin tanımını yaptı! Uyanık olun!.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2018
31.10.2018
30.10.2018
25.10.2018
24.10.2018
23.10.2018
18.10.2018
12.10.2018
11.10.2018
10.10.2018