Ergün Diler
GEÇTİĞİMİZ hafta Almanlar'ın MESUT ÖZİL ve İLKAY GÜNDOĞAN'a yönelik baskılarından söz ettik. Gazete olarak... Önceki başarılarda "MESUT" payını görmeyenler şimdi elenmenin faturasını bizim çocuklara çıkarmaya çalışıyordu.
Elbette sıradan gibi görünse de işin içinde iş vardı. Anlamamız gereken de buydu...
Gelin bugün bu kanaldan yürüyelim...
Bakalım dehlizin sonunda karşımıza ne çıkacak...
ABD Başkanı Trump'ı BEYAZ SARAY'a taşıyan isim olarak bilinen Steve Bannon yine devrede. 'İstifa etti, gitti' yorumlarının hepsi anlamsız. Bir yere gittiği yok.
Daha bile etkili.
Pentagon'un emri ile AVRUPA'da faaliyet göstermekte. Yoğun olarak hem de...
Geçtiğimiz haftalarda 'İSPANYA ve İTALYA'da görüldü' diye yazdım...
Kolay kolay yanılmayan biri olarak tanıtılan BANNON hala AVRUPA'da...
Hatırlayın, İtalya'da ortaya çıktığında HÜKÜMET KRİZİ çözülmüştü...
Bannon aylardır hükümetin kurulamadığı İtalya'da, 5 Yıldız Hareketi'nin lideri Luigi Di Maio ile Lig Partisi lideri Matteo Salvini'yi ikna etti.
Ardından İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ile görüştü.
İşi bitirdi...
Neyse...
Biz ALMANYA'dan devam edelim...
Ünlü ALMAN DERGİSİ DER SPIEGEL dünyayı şekillendiren 4 liderin ismini yazdı. Kapak yaptı.
Erdoğan, Trump, Putin ve Cinping...
Yeni Dünya Düzeni'ni bu 4 isim kuracaktı. Uyarıyordu, alarm veriyordu...
Ve 'Neden MERKEL burada yok' diye de soruyordu! Bu ortamda BANNON ortalarda geziyordu!
Trump'a seçim kazandıran isim olarak görevine üst perdeden devam ediyordu...
Pentagon'un yeni bir oyunu için yeni pozisyonuna atandı.
İrlanda'lı Katolik olması nedeniyle Bannon, Avrupa'da da çok güçlü ilişkileri olan biri.
İtalya, İspanya, Portekiz, İngiltere, Almanya, Polonya bu ülkelerden bazıları. Bilgisi ve inancı dolayısıyla yeni görevinde hızlı kilometre yapıyordu!
Pentagon Almanya'yı kaybetmek üzere...
Bu son dönemin özetiydi! Almanya, II. Dünya Savaşı'ndan sonra ABD'nin bir eyaleti oldu. Berlin'de alınan kararların belki de tamamı Washington'da hazırlandı. Şimdi yeni dönemde Almanya'nın kendi rotasını belirlemesi Washington'ı endişelendirdi.
Öncelikli olarak Almanya'nın daha doğrusu Merkel'in Türkiye ile ilişkilerindeki olumlu hava, Washington'da kabul edilemezdi.
Bu durum BANNON'un devreye girmesine neden oldu!
Steve Bannon, Türkiye-Almanya ilişkisini bozmak için harekete geçti. İki ülke arasında sorun çıkartmak da zor değildi. Bu konuda Bannon'ın çok güvendiği güçlü bir Katolik olan Reinhard Grindel'e büyük görev verildi.
Yıllarca Başbakan Angela Merkel'in partisi CDU'da görev yapan ve milletvekili seçilen 54 yaşındaki Grindel, 2013 yılında futbol federasyonunun mali işler sorumlusu olmuştu.
Daha sonra Almanya Futbol Federasyonu Başkanı oldu ve vekillik görevinden istifa etti.
Yavaş yavaş MESUT ve İLKAY krizine geliyoruz...
Reinhard Grindel, Pentagon'a yakın olduğu için Steve Bannon'la çok yakınlaştı.
Bu da doğal bir sonuçtu.
Zaten geçmişte de Katolik toplantılarında birçok kez bir araya gelmişlerdi. Dostluğun temeli eskilere dayanıyordu...
Bannon, 13 Mayıs tarihinde Grindel'le görüştü. Bannon, Grindel'e, "Türkiye ile Almanya'nın yakınlaşması bizim için risk. Sen de üzerine düşeni yapmalısın ve ciddi açıklamalarla planımıza destek vermelisin" dedi.
Bu konuşmanın üzerinden belki de 15 saat geçmemişti ki Grindel, sosyal medya hesabından çok sert bir açıklama yaptı.
Grindel, "ALMAN FUTBOL FEDERASYONU, göçmen kökenli oyuncuların özel durumlarına elbette saygı duyuyor. Ancak hem futbol hem de FEDERASYON'un değerleri, Bay Erdoğan tarafından yeterince önemsenmiyor. Bu yüzden milli futbolcularımızın kendisinin seçim kampanyası için istismar edilmeleri hoş değil. İki oyuncumuz, bu eylemleriyle FEDERASYON'un uyum çalışmalarına yardım etmedi" diye yazdı.
Tabii ki Grindel'in bu açıklamaları, Katolik medyasında geniş yer buldu. Bannon'ın ateşlediği fitil, Grindel üzerinden bomba gibi patlamaya başladı.
Türkiye'den de karşı açıklamalar gelince, Almanya milli takımın dünya kupası hazırlık maçlarında Türk oyuncular şiddetli şekilde tepki gördü.
Plan tıkır tıkır işledi yani...
Çığ gibi her saniye büyüdü ve etkisi arttı. Ve kendisini siyasette de gösterdi.
Grindel'in açıklamaları, Almanya'daki koalisyonda da çatlağa neden oldu.
Merkel, Grindel'e tepki gösterdi.
Bu durum, diğer partilerin Merkel'e tepkisini arttırdı.
Koalisyonun bitirilmesi ve yeni bir seçime girilmesi gündeme geldi.
Bannon'ın planı harfiyen ilerliyordu.
Çok büyük bir ihtimalle Almanya'da aylar sonra kurulan Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU), Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) koalisyonu çok yakında bitecekti.
Sonra da seçim kararı alınacaktı.
Çok büyük bir ihtimalle Merkel o seçimlere giremeyecek ve Almanya tekrar Bannon'ın istediği gibi Washington'dan yönetilecekti.
Almanya'da, İtalya'da, Fransa'da veya Hollanda'da hiçbir siyasetçi bağımsız değildir.
Bağımsız da hareket edemez.
Ederlerse, bugün Bannon yarın da bir başkası gelir sistemin devamı için kapıyı çalar!
Olan da bu! Almanya, Avrupa Birliği için de çok önemli.
Avrupa Birliği'nde etkin olmak isteyen ABD, Fransa, İngiltere ve Almanya üzerindeki gücünü arttırırdı.
BREXIT sonrası İngiltere oyun dışı kaldı.
Şimdi Washington hem Fransa hem de Almanya'yı kendi kararlarıyla baş başa bırakmayacak.
Amaçları bu!
Oyun planları bu!
Bugün kimilerine göre 'çılgın', kimilerine göre 'deli' diye adlandırılan Trump'ın tek endişe ettiği kişi Steve Bannon'dır.
O nedenle Steve Bannon'ın attığı her adımı, yaptığı her açıklamayı görmezden gelmemelisiniz.
Trump bile Bannon konusunda çok sessizdir. Onu asla eleştirmez, hatta her açıklamasında Bannon'ı över.
DENGE BUDUR!
GÜÇ DAĞILIMI BUDUR!
SAVAŞ BUDUR!
ABD içindeki bir güç YENİ DÜNYA DÜZENİ'nin TRUMP'ın içinde olduğu bir denklemle çözülmesinden yana değil. Zaten CIA ESKİ BAŞKANI BRENNAN'ı takip ederseniz gerginliğin ve tehlikenin ne boyutlara ulaştığını görürsünüz!
Bannon varsa MİLLİYETÇİLİK ARTAR!
ARTACAKTIR DA...
Yansımaları buralara kadar gelecektir...
NOT: BANNON, kısa bir süre önce kripto paralarla ilgili bir açıklama yaptı. Devletlerin buna karşı olmasını istedi. Bannon'a sunulan raporda, İtalya, İspanya, İngiltere, Almanya ve Türkiye'nin kripto paralara karşı olmayacağı yazıyordu. Hareket planlarında bu da etkili....
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2018
31.10.2018
30.10.2018
25.10.2018
24.10.2018
23.10.2018
18.10.2018
12.10.2018
11.10.2018
10.10.2018