Erol KATIRCIOĞLU
Eğer “Bizim için IŞİD de PKK da birdir” cümlesi stratejik amaçlı bir cümle değilse, bu nedenle de AKP’nin 2015 seçimlerinde, mesela MHP’den, yarın “Siz PKK’yla pazarlık yaptınız” cümlesiyle gelebilecek eleştirileri önlemek için söylenmiş bir söz değilse hakikaten tuhaf bir durumla karşı karşıyayız demektir.
Hükümetin “Kürt sorunu” dediğimiz sorunun Kürtlere haklar tanınarak çözülmesi yerine Kürtleri “Müslümanlık” temelinde AKP’li (ya da sempatizanı) yaparak çözmeyi tercih ettiği bilinen bir durum. Bunu biliyoruz ve o nedenle de PKK’yi muhatap almayı, hele hele bunu açık bir biçimde yapmayı hiç istemediği de ortada. “Çözüm sürecinde” birçok şeyi hala “terörizm” kavramı etrafında yapmaya çalışması da, çıkardığı çerçeve yasasının adında bile “terörle mücadele” gibi bir lafın olması da hükümetin bu korkularının işaretleri. Bütün bunları anlıyoruz anlamasına ama, hükümetin, çözüm sürecini doğrudan PKK’nin hapisteki önderi ve dağ kadrosuyla yaptığını bildiğimiz halde gerek bu “tezkere”ye “PKK” ifadesini nasıl soktuğunu ve gerekse de “Bizim için IŞİD de PKK da birdir” cümlesini nasıl ettiğini anlamamız mümkün değil. Dedim ya ancak bu durum hükümetin kendi tabanına yönelik “stratejik” bir aldatmacanın sonucu ise anlaşılabilir, bir başka açıklaması ise zor.
Başbakan’ın önceleri bir akademisyen olarak IŞİD’e karşı koalisyon güçlerine katılmamalarını açıklarken konunun “sosyolojisine” işaret etmesi önemliydi. IŞİD’i yaratan Maliki’nin ve Esad’ın uyguladıkları “Şii” politikaları ile Batı’nın Irak’ı işgali gibi olaylarının “Sünni”leri ötekileştirdiği, mağdur bıraktığı üzerinden giderek “askeri çözüm, çözüm değildir” demeleri çok öğretici idi. Ne de olsa artık “akademisyen” bir başbakanımız vardı ve gördüklerimizin arka planına bilimsel bir ışık tutmaktaydı. Fakat aynı başbakanın konu “Kürt sorununa” gelince, konu PKK’nin varlığına gelince benzer bir akademisyen bakış açısını değil de kötü bir siyasetçi havasına girmesine ne demeli?
İktidar ve onun destekçileri “İslami kimlik” taleplerini reddeden bir ceberrut devlet karşısında mücadele ederken, aynı ceberrut devletin PKK’nin ya da genel olarak Kürt siyasi hareketinin “Kürt kimlik” taleplerini de reddettiğini görmemiş olması mümkün mü? Akademisyen başbakanımızın Irak ve Suriye “sosyolojisine” olan ilgisi yerindeyken, Türkiye’nin “sosyolojisine” bu kadar yabancı olmasını nasıl açıklamamız gerekir ki? Çünkü daha da açık söyleyelim “sosyolojik” olarak eğer bir paralellik kurulacaksa, IŞİD ve PKK arasında değil, AKP ve PKK arasında bu paralellik kurulması gerekmez mi? AKP ve PKK’nin aynı ceberrut devletin, aynı “vesayet rejiminin” mağdurları olduğu gerçeğinden hareketle...
IŞİD, kelle kesmekten memnunluk duyan ve adına “İslam Devleti” diyen bir katiller ordusuyken, PKK bir kimlik mücadelesi yürüten ve üstelik bunu da demokratik bir dünya anlayışı içinde yapmaya çalışan bir örgüt. Bu iki oluşumu bir ve benzer görmek gerçekten de sorunlu bir bakış açısının ifadesi.
Bütün bu nedenlerle, gerek “tezkere”ye PKK ifadesinin dahil edilmesi ve gerekse de cumhurbaşkanı ve iktidar partisinin bakanları tarafından söylenen “Bizim için IŞİD de PKK da birdir” cümlesi anlaşılması mümkün olmayan, yanlış bir bakış açısını yansıtıyor.
Öyle anlaşılıyor ki aynı yanlış bakış açısı şu önümüzdeki üç beş saatte değiştirilmeyecekse, Kobanê’deki halkın eşit olmayan koşullarda IŞİD militanlarınca katledilmelerine seyirci kalınacaksa, görünen odur ki geriye ne “çözüm süreci” kalacak ve ne de yakın bir zamanda bu ülkeye “barış” gelecektir.
Acaba istenen bu mudur?
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
9.12.2025