Erol KATIRCIOĞLU
Ben Başbakan’ın altını çizdiği gibi “KCK’yı tanımayan” ama tanımak için “ehillerine” de ihtiyaç duymayan ve fakat yine de KCK operasyonlarının durmasını isteyen biriyim.
KCK’nın ne olduğunu bilmiyorum. Doğrusu bilmek de istemiyorum. Başbakan KCK’yı “devlet içinde devlet” diye tanımlayarak operasyonları durdurmayı düşünmediğini söyledi. Durmasını isteyenlerin de terörizme hizmet edeceğini ekledi. Tabii bir de konuyu bilmeyenlerin “ehil”lerine sorarak öğrenebileceklerinden sözetti.
KCK,(her neyse?), çok yanlış bir iş olabilir. Başbakan’ın dediği gibi devlet içinde devlet olmaya yönelik olduğu kadar, başka çeşit kötülükler yapmayı planlayan bir örgütlenme de olabilir. Ama beni ilgilendiren KCK’nın “ne” olduğundan çok “neden” olduğu, hükümeti bu kadar kızdıracak bir işe Kürtlerin “neden” soyunduğu.
Doğrusu Kürtlerin neden KCK diye, hükümeti ya da daha genel ifadeyle Türkleri bu kadar kızdıracak bir şey yaptıklarını anlamadıkça KCK’yı anlamaya çalışmanın ya da KCK’yı “ehil”lerine sorup öğrenmenin de bir kıymeti harbiyesi yoktur.
Yoktur çünkü bir şeyin “ne” olduğundan çok “neden” olduğu önemlidir. Bu nedenle deKCK’nın “ne” olduğu sorusunun yanıtı bizim KCK’yı anlamamızı sağlamaz. KCK’yı anlamak Kürt siyasetinin neden böyle bir örgütlenmeye ihtiyaç duyduğunu anlamaya çalışmakla mümkündür.
Kürt sorunuyla ilgili Başbakan’ın görüşlerinin “Kürt sorunu vardır”dan “Kürt vatandaşlarımızın sorunları vardır”a değişmiş olması ve son KCK konusunda kendisini eleştirenlere vermiş olduğu yanıtlar Başbakan’ın bu sorunu tam olarak anlamış olduğu izlenimi vermiyor.
Bu sorunun anlaşılmadığı izlenimini veren en son örnek ise İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in “Kürt sorunu diyorlar. Sorun, sorun diyorlar. Sorun ne? Ben arıyorum sorunu bulamıyorum”diyebilmiş olması.
Eğer hükümet de kendi bakanı İdris Naim Şahin gibi Kürt sorununun ne olduğunu bilemiyorsa o zaman KCK konusundan önce başa dönüp bu ülkede bazılarının neden Kürt sorunu var diye tutturduğunu düşünmeye başlaması gerekiyor. Yok, eğer hükümet biliyor ama bir nedenle İçişleri Bakanı bilmiyorsa o zaman da sağa sola yıldırımlar yağdırmadan önce kendi bakanına bunu anlatması gerekiyor.
Eğer Kürt meselesini konuşacaksak oyunu özgürlüklerin kısıtlı olduğu ve hâlâ devletçi ve merkezci bir devlet yönetimi altında bir yerden değil oyunu daha ileri bir demokrasi perspektifi içinde bir yerden kurmamız gerekiyor.
Çünkü eğer Kürt sorununu daha ileri bir demokrasi perspektifi içinden algılamıyorsanız o zaman toplumda Kürtlerin her yaptığını yanlış bulma hallerini de diğerlerinin gözünde meşrulaştırmış olursunuz ki bu da sonuçta alacağınız önlemleri ve tepkileri demokratik olmayan mecralara sürükler.
Nitekim örnekte içsel bir benzerlik olmasa da Esad’ın içine düştüğü durum da buna benzemiyor mu? Esad da toplumun bir kısmının taleplerine demokrasinin sınırlarını genişleterek cevap vereceği yerde o taleplerin üzerinde baskı kurarak onları çözeceğini sanması onu daha da otoriter bir yere doğru fırlattı.
Dolayısıyla Kürt sorununu çözmek isteyen hükümetin, Büşra Ersanlı, Ayşe Berktay ve Ragıp Zarakolu gibi aydınların tutuklanmasına neden olan iklime izin vermek yerine sorununun çözülebilmesinin neredeyse bir önkoşulu olan daha demokratik bir ortamı sağlamakla işe başlamalıdır.
Ancak böylelikledir ki KCK ya da benzeri örgütlenmelere yönelen Kürtlerin neden böyle yaptıklarını anlayabilir ve onlara kendi projesi olan “kardeşlik” dâhil diğer farklı önerileri götürebilir.
Hadi biz neyse Boğaz’a karşı içkimizi içerek Kürt sorununu anlamaya çalışıyoruz ama Hakkâri’de, Şırnak’ta, Diyarbakır’da sürekli koşturan İdris Naim Şahin ne yapıyor da bir türlü Kürt sorununu bulamıyor bunu da anlamak zor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
9.12.2025