Erol KATIRCIOĞLU
Bu hâli nasıl tanımlamak gerekir doğrusu bilemiyorum. Bugünlerde kendi kendime sıkça sorduğum soru şu: Biz “gerçekleri” mi konuşuyoruz yoksa “kendi niyetlerimizi” ve bu niyetler doğrultusunda bize “gerçek gibi” gelenleri mi? Tabii ki gerçeğin ne olduğunu belirleyebilmek herkesin “doğru” bildiğini söyleyebilmesinden geçiyor. Ama herkesin doğru bildiğini söyleyebilmesi kendi “doğru”sunun karşı tarafça mutlaka kabul edilmesi için değil “gerçeğin”, ya da “olan”ın yeniden inşası ve anlaşılması için gerekli.
Dolayısıyla “gerçeklerin”, birbirleriyle çatışan kimlikler içinden konuşulma hâlinin bıktırıcı bir tartışma ortamı oluşturduğu ortada. Neyi konuşuyoruz, neden konuşuyoruz belli değil.
Alın sol ve şiddet konusunu! Solun tarihiyle yüzleşmesi için mi konuşuyoruz, (bunu “solcu” kimliğimiz nedeniyle yeni bir sol siyasetin yeniden örülmesi için gerekli bir adım olduğunu düşündüğümüzden dolayı): yoksa “liberal” kimliğimizin içinden bize pek de sıcak gelmeyen “sol” fikirlerin itibarsızlaştırılmasına yardımcı olmak için mi?
Ya da geçmişteki siyasi cinayetlerden oldukça önemli ölçüde sorumlu olan “ülkücü” kimliğimizin içinden bu tartışmanın peşine takılarak “İşte gördünüz mü solcular ifşa etmeye başladılar, asıl sorumlu onlardı” demek için mi?
Ya da “barışsever” kimliğimiz içinden, solun Kürt siyasetinin şiddet içeren yanına susarak da olsa destek vermesinin yanlışlığını vurgulamak için mi? Ya da, ne bileyim, “putları yıkmak” gibi bir misyonun yarattığı heyecanı yaşamak için mi?
Dedim ya, bu, birbirleriyle çatışmacı bir ilişki içinde olan kimlikler üzerinden “gerçeği” konuşma hâlini nasıl tanımlamak gerekiyor bilemiyorum. (Üstelik bu mesele yalnızca bu konuda değil, futbolda şike meselesinden, anayasa ve başkanlık tartışmalarına kadar hemen her konuda böyle).
Oysa bizim “sol” bir siyasete ihtiyacımız var. Bu, modern demokrasilerin “sağ”ı ve “sol”u olmalı gibi bir klişeden dolayı değil. Duyarlılıkları daha çok toplumdaki konumları bakımından “mağdur” olanlara yönelmiş, onların yaşamlarındaki adaletsizlikleri ve eşitsizlikleri konu eden ve içinde yaşadığımız toplumun herkes için yaşanır bir toplum olması için mücadele eden bir siyasi duruşa, bir siyasete ihtiyaç olduğu için, bizim “sol” a ihtiyacımız var. AKP’nin “muhafazakârlığı”nın, CHP’nin “otoriter laikliği”nin, MHP’nin “milliyetçiliği”nin izin vermediği bir siyaset alanı olarak. Tabii bir de Kürtlerin ezilen ve horlanan bir halk olarak mücadelesinde BDP’nin başarısına yardımcı olmak için...
Böyle bir siyasetin günleri bizim için de yaklaşıyor bence. Fransa’da Hollande’ın başarısının ardından Yunanistan’daki sol birlik SİRİZA’nın önümüzdeki seçimlerde birinci parti çıkacağına, Almanya’da SPD’nin, ve İtalya ve İspanya’da yerel seçimlerde solun belediyelerin çoğunu ele geçirmelerine kadar bir çok olay Avrupa coğrafyasında yaşayan insanların da “sol” bir siyasete ihtiyaç duyduklarını gösteriyor.
O nedenle de “sol”un üzerinde tepinmek yerine solun, bu ülkede nasıl başarılı olabileceği üzerinde de tartışmakta yarar var. Tabii bunu kendi kimliklerimiz içinden olsa bile kendi kimliklerimizi aşan bir anlayışla yapmak gerekiyor.
Yani zor olanı...
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
20.01.2026
11.01.2026
6.01.2026
4.01.2026
30.12.2025
23.12.2025
18.12.2025
13.12.2025
9.12.2025