Fikret Bila
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin savaşta olduğu veya yurtdışı görevi üstlendiği dönemlerde Türk kamuoyu birlik ve beraberlik içinde güçlü bir iç cephe oluşturmuştur.
Kıbrıs Barış Harekâtı ve terörle mücadele için sınır ötesi harekâtlarda olduğu gibi…
Böyle dönemlerde muhalefet partileri de iktidarın aldığı kararların arkasında durur, ulusal çıkarı önceler ve iç cephede gedik açılmasına izin vermezdi.
İç cephe
Suriye olayına baktığımızda bu iç cephe açısından şu saptamaları yapabiliriz.
Ana muhalefet partisi CHP ve lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye iç savaşı başladığında Türkiye’nin bu sürecin dışında kalması gerektiğini savundu. Türkiye’nin Orta Doğu bataklığına girmemesi gerektiğini vurguladı. Ankara’nın Esad’ı devirmek üzere izlediği politikanın yanlışlığı üzerinde durdu ve Şam’la temas kurulmasını önerdi.
Ancak, iç savaşın ileri aşamalarında, özellikle ABD-PKK ortaklığının Suriye’nin kuzeyinde koridor şeklinde bir devletçik kurma girişimleri somutlaşınca, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu planı önlemek üzere Suriye’ye girmesi kararlaştırıldı.
Türk Silahlı Kuvvetleri önce Fırat Kalkanı operasyonuyla Cerablus bölgesinde DEAŞ’la mücadele ederek bölgeyi teröristlerden temizledi. CHP dahil olmak üzere muhalefet bu harekâta destek verdi.
İkinci harekât ise Zeytin Dalı adıyla Afrin’e yapıldı. Bu kez hedef bölgedeki PKK-YPG’ydi. Operasyon, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin PKK-YPG’yi bölgeden çıkarmasıyla sonuçlandı. İç cephede gedik yoktu. Muhalefet bu harekâta da destek verdi.
Üçüncü ve öncekilerden daha büyük bir harekât Barış Pınarı adı altında yapıldı. Harekâtın hedefi Türkiye-Suriye sınırı boyunca 440 kilometre genişliğinde 30-35 kilometre derinliğindeki bir bölgeyi kontrol altına almak, PKK-YPG’yi buradan da çıkarmaktı. Bu harekât Rusya ve ABD’nin girişimleri ve Ankara’ya PKK-YPG’yi güvenli bir uzaklığa çekecekleri taahhüdüyle yarıda kesildi. Bu harekât sırasında da CHP’den bir itiraz gelmedi. İç cephe bütünlüğü korundu.
İdlib'in farkı
Ancak aynı durumun İdlib ve Libya konusunda geçerli olduğunu söylemek zor.
İdlib’teki ve Libya’daki askeri harekâtlar konusunda CHP başta olmak üzere muhalefetten itiraz var. Nitekim Meclis’te Libya’ya asker gönderilmesi tezkeresi görüşülürken CHP "hayır" oyu kullanarak bu karara muhalefet etti.
İlk üç harekâta itiraz etmeyen muhalefetin İdlib’e ve Libya’ya itiraz etmesinin nedenleri üzerinde durmak gerekir.
CHP’nin İdlib’e itirazının temel nedeni, Türkiye’nin bu bölgeye sıkışmış olan cihatçı radikal grupları koruyup kollayan bir pozisyonda olmasıdır. Türkiye’nin HTŞ adı altında toplanan cihatçı radikal grupların da hamisi gibi bir izlenim vermesinin doğru olmadığını düşünen CHP, bu harekâtı desteklemedi. İdlib’de PKK-YPG’ye veya DAEŞ’e karşı bir mücadele verilmediği için İdlib konusunda iktidarı desteklemedi.
CHP aynı tutumu Libya için de gösterdi. Libya’ya asker gönderilmesine karşı çıktı. Muvazzaf ve emekli subayların Libya’ya gitmesine, ayrıca Suriye Milli Ordusu’ndan bazı ekiplerin de oraya gönderilmesine karşı çıktı. Libya’da iki şehidin Türkiye’ye getirilip törensiz defnedilmesine de kamuoyundan tepki geldi.
İdlib konusunda iktidarın ortaya koyduğu gerekçeler CHP’yi ikna etmiş değil.
Oysa şehitlerin verildiği bir ortamda, TSK’nın yurtdışında gerçekleştirdiği operasyonlar konusunda muhalefetin ikna edilmesi çok büyük önem taşır. İktidarın kamuoyuna açık biçimde olmasa dahi ana muhalefet partisi başta olmak üzere muhalefet partilerini bilgilendirmesi, onları ikna ederek desteğini alması veya itirazlarını dikkate alarak karar vermesi en doğru yoldur.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurtdışında gerçekleştirdiği harekâtlar ve şehitler konusunda muhalefetin bilgi istemesi demokrasinin doğasına uygun bir taleptir.
Türk askeri yurtdışında görev yaparken iç cephenin güçlü tutulması için de gereklidir.
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.10.2025
8.10.2025
24.09.2025
23.05.2022
19.07.2021
14.07.2021
5.07.2021
21.06.2021
9.06.2021
24.05.2021