Fikret Bila
İşçi derken sadece fabrikalarda kol gücüyle çalışan işçileri kastetmiyorum.
Hayatta kalabilmek için emeğinden başka bir şeyi olmayan herkesi kastediyorum. Bir işyerine gitmek veya sokakta çalışmak zorunda olan herkesi…
Koronavirüs'le mücadelede bilinç yaratmak için şöyle deniliyordu:
"Virüs kimsenin dinine, imanına, cinsiyetine, zengin mi fakir mi olduğuna, yaşına, sınıfına bakmıyor, herkesi öldürüyor. Virüs sınıf ayırımı yapmıyor."
Ama öyle değil…

Virüs elbette sınıf ayırmaz ama iktidar sınıf ayırır.
Nitekim, salgınla mücadelede iktidar sermaye sınıfından yana olunca virüs de sınıfsal hale geliyor.
Devleti yöneten iktidarın mücadele kararlarından önce kişisel olanakların farklılığı virüsü yönlendiriyor. Zengin olan evine, yalısına, villasına, teknesine kapanıp, kendine virüsün bulaşamayacağı bir yaşam ortamı yaratabiliyor. Virüs bulaşsa bile özel doktoruyla, özel hastanesiyle, ilaca, aşıya öncelikle ulaşarak daha kolay mücadele ediyor.
Virüsün sınıfsallığı burada başlıyor ve iktidarın mücadele kararlarıyla çok daha belirgin hale geliyor.
İşçi, memur, emekli, küçük esnaf, seyyar satıcı, kurye ise bu olanaklara sahip değil. Kapanıp haftalarca rahat rahat yaşayacağı olanakları yok. Sokağa çıkmak, çalışmak, otobüse, metroya, dolmuşa binmek, kalabalıkların arasında yürümek zorunda. Böyle olunca da virüsü yakalanma olasılığı çok artıyor. Haliyle virüs işçi sınıfına daha çok bulaşıyor.
Gelelim Türkiye’de iktidarın aldığı salgınla mücadele kararlarına…
Alınan kısıtlama kararlarında da aynı tercihler söz konusu.
Tıpkı Nisan - Mayıs aylarında salgının ilk döneminde alınan önlemler gibi…
Yeni kısıtlama kararlarına bakıldığında tümüyle sermayeyi korumaya dönük kararlar oluğu görülüyor. Kararların korumadığı kesim geniş tanımıyla işiler.
Neden, sokağa çıkma yasağı 21.00 - 05.00 arasında uygulanıyor?
Çünkü, sabahın 5’inde kalkıp, işe giden işçiler var. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentler başta olmak üzere sabahın köründe, güneş doğmadan kalkıp işinin başında olması gereken yüzbinler var. Aynı işçiler arasında işten çıkıp eve varmaları saat 21.00’i bulanlar var.
İşte bu nedenle virüsün serbestçe dolaştığı 05.00 - 21.00 arasında sokağa çıkmak emekçiler için serbest…
Böyle olunca da işçiler, emekçiler virüsün önüne atılmış oluyor.
Bu kararlarla virüs de iktidar gibi sermayeden yana, emeğin karşısında bir pozisyon alıyor ve sınıflaşıyor.
Oysa virüsün sınıf farkı gözetmeksizin tüm insanlardan uzak tutulmasının yolu iktidarın salgınla mücadelede sınıf farkı gözetmemesinden geçiyor.
Sosyal devlet gereği olarak, bütün insanları, sınıf farkı gözetmeden iki hafta, üç hafta evlerine kapatıp, onların tüm ihtiyaçlarını karşılamak gerekiyor ki virüs salgını sınıflaşmasın.
Bunu yapabiliyor mu Türkiye?
Yapamıyor.
Ekonomide çarkların dönmesi, sermayenin para kazanmaya devam etmesi için işçilerin virüsün önüne atılması gerekiyor.
İktidar da öyle yapıyor.
Hem de sorumluluğu Bilim Kurulu’na yükleyerek.
Sanki kararları Bilim Kurulu alıyormuş gibi…
İşçi, emekçi virüse yakalanırsa sorumlusu kendisi.
Gerekçe, "Demek ki işçilerimiz, emekçilerimiz maske - mesafe - temizlik kuralına uymamışlar" oluyor.
Böylece iktidarın bir kusuru kalmıyor!
Bu durumda da "Virüs sınıf tanımıyor" söylemi hikâyeden ibaret kalıyor.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.10.2025
8.10.2025
24.09.2025
23.05.2022
19.07.2021
14.07.2021
5.07.2021
21.06.2021
9.06.2021
24.05.2021