Gülay GÖKTÜRK
Salı sabahı iki uğursuz çağrıyla uyandık.
Küstah, haince, düşmanca iki çağrı; Türkiye’yi ateşe verme çağrısı...
Önce KCK, hemen ardından da HDP, aşağı yukarı aynı cümlelerle Türkiye’deki bütün Kürtlere, solculara, “muhalif” halka ayaklanma çağrısı yaptılar. Türkiye’nin bütün sokakları Kobani sokaklarına çevrilmeliydi; şehirler ateşe verilmeli, kana boğulmalıydı. Kobani düşecekse, Ankara da düşmeliydi!
Bu çağrıya uyanlar bütün gün ve gece boyunca sokaklardaydı. Yaktılar, yıktılar, ezdiler; içlerindeki bütün kötülükleri, kinlerini, öfkelerini, düşmanlıklarını sokaklara kustular.
Arkalarında 19 ölü, yüzlerce yaralı, harabeye dönmüş caddeler, sokaklar, işyerleri, araçlar ve en kötüsü, umudu kırılmış yığınlar bıraktılar...
Yardım isteyen böyle mi yapar?
Nedir istedikleri? Kobani’ye yardım mı? Yardım isteyen böyle mi yapar?
Yardım istediğin ülkeye böyle düşmanca saldırırsan; yardım istediğin iktidara daha ilk günden “satılmış”, “işbirlikçi”, “hain” yaftası asarsan, senin amacının yardım almak olduğuna kim inanır?
Hükümetin politikalarını eleştirebilirsin. Ama düzeltmesini istiyorsan böyle davranmazsın. Yardımı gerçekten isteyen, yardım istediğini karşı cepheye itmez, yanına çekmeye çalışır; yıkıcı değil yapıcı olmaya, sonuç almaya uğraşır.
PKK böyle yapmıyor. O bir şeyleri düzeltmeye değil, yıkmaya çalışıyor. İki yıldır çözüm sürecinin çökmesi için alesta bekleyen tüm müttefikleriyle yeni bir deneme yapıyor.
Gezi’de olmadı, belki bu defa olabilir...
Ölesiye nefret ettikleri bu iktidar belki bu defa “sokakta” yıkılabilir!
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
Harap edilen binaları, sokakları, araçları tamir etmek kolay. Ama “serhildan” dedikleri bu vandalizmin tahrip ettiği duyguların tamiri öyle kolay olmayacak.
Çözüm sürecini başlatma cesareti gösteren iktidar için sürecin en zorlu kısmı, Türk halkının duygularını dönüştürmekti. AK Parti süreç boyunca en büyük çabayı 30 yıllık PKK terörünün kurbanı, mağduru olan geniş kitlelerin duygularını dönüştürmek için harcadı ve sonuçta bunu başardı da... Geniş kitleler acılarını bağırlarına basıp PKK’yla müzakere yapılmasını da, dağdan inen PKK’lıların affedilmesini de, hatta Öcalan’ın ev hapsine alınmasını bile sessiz kalarak onayladılar. İki yıldır bölgede olup biten birçok şeyi; okulların yakılmasını, Lice “direnişlerini”, karakol eylemlerini, korucu ölümlerini bile sineye çektiler.
Peki sonuçta ne oldu?
Karşılarında yine yakıp yıkan, kan döken, şehirlerini cehenneme çeviren, Ankara’nın düşmesinden söz eden bir örgüt buldular. Sanki hiçbir şey olmamış, hiçbir şey değişmemişti. 30 yıl kan döken örgüt aynı kin, aynı öfke, aynı düşmanlıkla yine karşılarına dikilmişti. Hem de kendilerinin hiçbir dahli, hiçbir suçu olmayan bir gelişme yüzünden...
Ben, geniş kitlelerin bu travmayı kolay kolay atlatabileceğini düşünmüyorum. İki gündür yaşanan olaylardan sonra, kitlelerin “Bu örgütle çözüm süreci yürütülebilir mi” konusunda, neredeyse sıfırdan yeniden ikna edilmesi gerekecek.
Ayrıca, PKK-HDP’nin Kobani’ye destek adı altında giriştikleri bu kalkışma denemesinin sadece Türk değil, geniş Kürt kitleler tarafından da şaşkınlık, endişe ve tepkiyle karşılandığını da göreceğiz önümüzdeki günlerde.
Kürt halkı, şu anda sokakları ateşe veren güruhtan çok daha fazlasıdır ve eminim şu anda milyonlarca Kürt ellerini başlarının arasına almış “Biz böyle bir liderlikle nereye varırız; hangi sonu olmayan maceraya sürükleniriz” diye karar kara düşünmektedir
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015