Güldalı COŞKUN
Brüksel'de meydana gelen terör saldırısında yine masum insanların canı yandı. Bu olaydan birkaç gün önce İstiklâl caddesindeki saldırı ve yine Almanya'da yakalanan bomba yüklü araç, aylar önce yaşanan Ankara ve Paris vakaları gösteriyor ki, terör artık bir savaş yöntemi olarak tercih edilmekte.
ABD ve Batının sömürdüğü yerlerde, kendilerinin kontrolünde olduğu sürece, terör işlerine gelir ve kullanışlıdır. Kendi ülkelerinde bu olaylar cereyan edince önemsenir. Asya ve Ortadoğu için bunlar normal görülürken, ülkelerinde yaşandığında ya savaş nedeni olur ya da işgal.
Çünkü Batı, kendi halkı için istediğini gerçekte ötekiler için istemedi. Fakat bunu evrensel değerler adı altında öyle güzel sunuyordu ki, bizler o değerlere gıpta ederek yaşadık. Oysa bu değerler bizde de olmalıydı ve sanıyorduk ki, onlar da bunu istiyordu.
Gerçek yüzlerini, “biz de varız, eşitiz ve sömürüye dur diyoruz” dediğimizde anladık. Mısır darbesine desteklerinde, göçmen Suriyelilere yapılanlarda çifte standartlarını gördük. Bir vatandaşı için uçak kaldıranları, yüz binlerce insanın ölümüne ve işkencelerine duyarsız kaldıklarında anladık.
Anladık ki; evrensel değerler hiç de evrensel değil yerelmiş ve sadece kendileri içinmiş. Yıllarca, çeşitli terör örgütlerine destek verdiler, eğittiler, silah ve cephane sağladılar. Her türlü iade talebimize red yanıtı aldık. “Terörün, dini, dili, ırkı, coğrafyası yoktur” diye diye tüy bitti yetkililerimizin dilinde. Sonunda maalesef, onlar da bu vahşetten nasibini aldı. İşte bu yüzden Brüksel, bir dönüm noktasıdır ve kendilerini sorgulamaları gerektiğinin acı bir işaretidir.
Terör, en iyi korunan ülkeler için bile bir sorundur. Teröre karşı başarı sağlamanın birinci koşulu, onun amacına hizmet etmekten kaçınmak, ülke olarak tek yürek olmaktır. Her şeyi iç siyasete alet etmek, bir takım çevreler için kaçınılmaz olmakla beraber, doğru davrananları örnek vererek, belki de düşünmelerini sağlayabiliriz.
Gerek ABD, gerek Paris ve son olarak Brüksel'de yaşanan olaylarda, buraların basınından muhalefetine kadar son derece dikkatli bir dil kullanıldı. Zira terörün amacı, zaten içerde kaos ve korku yaratmaktır. Bizde yaşanan terör olaylarında ise basınımızın tutumu, atılan kışkırtıcı ve halkın psikolojisini bozmaya yönelik başlıklar, basın özgürlüğünü istismar ederek imalı, sevindirik manşetler ve daha birçok benzeri saçmalıklarla karşılaşıyoruz.
Muhalefetimiz zaten, bir arkadaşımın deyimiyle zekâ testi değil de beyin var mı diye baktırtacak nitelikte. İnsan hayretle izliyor. Brüksel'deki patlamaların ardından, güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılırken, Fransa sınırı kapatılıp uçuş ve hızlı tren seferleri iptal edildi. Zaten kendinden otokontrollü olan basına da yayın yasağı getirildi. Kimse de sesini çıkarmadı.
Şimdi, CHP'yi Belçika'nın muhalefeti olduğunu düşünerek, Kılıçdaroğlu'nun ifadelerini okuyalım: (Türkiye ve İstanbul'u, Belçika ve Brüksel olarak düşünün) “Canlı bombanın eğitim alanına dönüştü Türkiye. Böyle bir anlayış, yapı olabilir mi? Sorumlusu kim? İstanbul'da bombalar patladı, derbi iptal edildi. Şimdi ne diyorlar? Sokaklara çıkalım diyorlar. Sen maça gidenlerin güvenliğini sağlamaktan acizsin, turist niye gelsin? Sen Türkiye'nin güvenliğini nasıl sağlayacaksın? Kendi vatandaşını koruyamayan hükümet ülkenin sorunlarını çözemez.”
Bu da bizim şanssızlığımız olsa gerek. Maalesef sorumsuz bir muhalefetimiz var. Basınımızın tutumuna karşın Belçika basınından örnekleri de paylaşmak isterim.
“De Tijd:
“Güvenlik tedbirleri tek başına yetmez. Güç gösterisi kör silah gibidir. Suriyeli kahramanlara sempati besleyen, Abdeslam ve diğer teröristleri yıldızlaştıran gençlerin olması son derece çetin bir toplumsal problemdir. Terörizm ancak, Müslümanlar da dahil olmak üzere bütün toplumun kenetlenmesiyle alt edilebilir. Kutuplaşmayla bir yere varılamaz.”
‘De Morgen:
“Başıboş kalmış, suça eğilimli gençler Abdeslam ya da Abaaouds'un izinden gidip kahramanlık kariyeri yapabileceklerini sanmasınlar. IŞİD'e gönül verenler ancak kendilerine köklerinden koparılmışlık ve yabancılaşmışlık karşısında alternatif sunmakla durdurulabilir.”
‘Le Soir:
“Gürültü kesilmiyor. Her yönden geliyor ve kanayan bir yara gibi bütün şehri sarıyor. Ambulanslar, itfaiye ekipleri, polis arabaları sirenle kendine yol açmaya çalışıyor. Yayalar durup, uyuşmuş gözlerle baka kalıyorlar. Gözlerinden bir şey okumak mümkün değil. Gördüklerinin gerçek olduğunu biliyorlar. Bunun olacağını, bunu önlemenin mümkün olmadığını bildiklerini de biliyorlar.”
‘Gazet van Antwerpen':
“Savaştayız ve savaş özel önlemleri gerektirir. Gelin, bu savaşı birlikte yürütelim. Teröristlerle ve toplumu tahrip etmek için bir dini suiistimal eden fanatiklerle savaşıyoruz. Aynı zamanda hür ve barışçı bir dünya için de savaş veriyoruz. Oraya götüren yol ne kadar dikenli de olsa, bu hedeften şaşmamalıyız.”
Galiba AB'nin başkentinde Türkiye'deki kadar basın özgürlüğü yok!
Bu kadar da devlet ağzıyla yazılmaz ki! Basın dediğin, “baskı altındaki(!)” Özgür Gündem gibi “Baharı Erteleyemezsin!” diye manşet atmalı!
Belçika'nın demokratikleşmesinden yanayız!
Yazarlar
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.06.2018
3.02.2018
27.05.2018
21.05.2018
14.05.2018
29.04.2018
23.04.2018
15.04.2018
9.02.2018
2.02.2018