Güldalı COŞKUN
28 Aralık’ta İran’da ekonomik sıkıntılar yüzündenbaşlayan protesto gösterileri, çeşitli şehirlere yayılarak devam etti. Bu protestolar, İran’ın mezhepçi yayılmacılığı, Suriye ve Irak politikaları nedeniyle birçok kişinin hoşuna gitmedi değil! Suudi Arabistan, BAE, ABD ve İsraildevletleri de övgü ve destekle karşıladı.
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada İranlıların,“rejimin yolsuzluklarından, ülkenin servetinin terörizme mali kaynak sağlama amaçlı kullanılmasından bıktıkları” ifadesinin tercümesinin, “O kaynakları bana verdikten sonra, gerisi önemsiz!”demek olduğunu biliyoruz. Hatta ABD/AB ne zaman, bizler için demokrasi ve özgürlükten bahsettiyse, hemen akabinde yaşadığımız darbe dönemlerini de biliyoruz.
Arap Baharlarını kullanarak kendisiyle uyumlu çalışmayan yönetimleri nasıl harcayıp, yerine Sisi gibi darbecileri getirdikleri de çok eski değil. Öte yandan İran’ın bölgeye verdiği zarar, Suriye’de binlerce çocuğu katleden, milyonlarca insanı yerinden yurdundan eden rejimin yanında savaşan İranlı üst düzey komutanların varlığı da sır değil. Yemen’de de yine mezhep savaşının tarafı olduğu ve bölgeyi domine etme çabası da açık.
Bu yüzden sokağa çıkanların, ekonomik sıkıntılara tepkiyle başlayan gösterilerin “rejim karşıtı” algılanması en azından Hükümet için böyle ifade edilmesi, birçok kişi tarafından sevinçle karşılandı. (sosyal medya coştu adeta)
Aslında yine tepkiler ilginç ve çeşitliydi. Bir kesim Molla rejimini desteklerken, bir kesim de protestocuları destekliyor ve başarı diliyordu. Yine karşılıklı toptancı bakış hakimdi. Oysa Molla rejimi de bir dönemin protestocularının ürünüydü. Şah’ın devrilip, Humeyni’nin İran’a dönmesinde ABD desteği olduğu da yıllar sonra ortaya çıkmıştı. Daha sonra ABD, Humeyni tarafından ters köşe edilse de…
O dönemdeki hareketin bir lideri, ortak talebi ve kitlesi vardı. Oysa bu kez, ne lider ne ortak ses, ne de daha demokratik istekler mevcut. Çeşitli taleplerde bulunan, birbirinden bağımsız farklı kitlelerin kaos yaratan kalabalığı gibi görülüyor; en azından şimdilik!
Bu kalabalıkta başörtüsünü çıkaran kadın sembol edilmek istendiyse de, kabul görmedi. Çünkü rejimin “gevşekliğinden” yani dini değerlerin aşındığından bahseden muhafazakârlar da vardı. Öte yandan“İran tekrar âri olacak”, “Farslar iktidara gelecek” ve“Hayatım Gazze için değil, Lübnan için değil, İran içindir”gibi sloganlarla Şah yanlıları da meydanlardaydı.
İran’daki en kalabalık etnik grup Azeri Türklerin bu gösterilere katılımı oldukça cılızdı. Çünkü atılan sloganlardan rahatsızlık duyuldu. ABD’nin protestocuları desteklemesi, rejim için önemli bir manevra alanı yarattı ve destekçilerini sokağa çağırarak dünyaya mesajını vermiş oldu.
Son yıllarda Ortadoğu halklarındaki bu hareketlerin amacı, despotik rejimleri sarsıp yerine daha demokratik olanı getirmekse şayet, önce yöntem konusunda anlaşmaları gerekir.
Bölge, önemli enerji kaynaklarına sahip. Dolayısıyla ellerini ovuşturarak bekleyen dış güçlere zemin hazırlamaları ve yaşadıkları tarihten ders almadan her seferinde aynı hataya düşmeleri de araştırılmaya değer.
Mesela İran özelinde konuşacak olursak, Şah Pehlevi döneminin Başbakanı Musaddık’a yapılan darbe sonrasında,Şah’ı daha güçlendirmek ve karşılığında petrolü ele geçirmek isteyen ABD, İran halkını kontrolde tutmak için SAVAK’ı kurup, eğitimini de üstlenmişti. İran halkı için zorlu geçen yirmi küsur yıl sonra, Humeyni’nin devrimine bazı sözler karşılığında göz yumulmuştu. Şah, tatil için ABD’ye davet edildiğinde, belki de ABD’nin kendisini çizdiğini bilmiyordu. Özetle ABD, daima durumdan yararlanmasını bildi. Ancak, ne Şah’ın yerine gelen rejim daha iyi oldu ne de kaç gündür sokaktakilerin birbiriyle çelişen taleplerinden daha iyi bir rejim doğar.
Mısır’da Mursi’yi protesto için sokağa çıkan bazı kişilerin, daha sonra nasıl pişman olduklarını da unutmamalı. Ortadoğu’da değişimin yolu sokaklar değil, kendi tarihini, kültürünü iyi bilmek ve ortak bir bilince-uyanışa sahip olmak gerekiyor. ABD ve Batı’nın gerçek amacının, bölgelerin sadece doğal kaynaklarına sahip olmak ve sömürmek olduğu da akıldan asla çıkartılmamalı.
Hindistan bağımsızlık hareketinin lideri Gandhi; “Dünyayı değiştirmek istiyorsan, ilk önce kendinden başla!” derken şüphesiz bir tecrübeden bahsediyordu. Bilinçli kalabalıklar, bilinçli bireylerden oluşur. Buna en iyi örnek; darbeye karşı bilinçli bir kitlenin 15 Temmuz başarısıdır.
Aksi halde Şah gider Molla gelir, Molla gider, Şah gelir!
Yazarlar
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.06.2018
3.02.2018
27.05.2018
21.05.2018
14.05.2018
29.04.2018
23.04.2018
15.04.2018
9.02.2018
2.02.2018