Gürbüz ÖZALTINLI
17-25 Aralık operasyonlarının çok açık bir siyasal darbe girişimi olduğunu gören; bu sitede avazım çıktığı kadar “Çocuk değiliz. Ahmak da değiliz. Her şey gözümüzün önünde oluyor. Derin devlet açıkça saldırıya geçti” diye çığlık çığlığa yazılar yazan bir insan olarak söylüyorum: Bakanların Anayasa Mahkemesi’nde yargılanmasının engellenmesini savunmanın hiçbir inandırıcılığı yok.
17-25 Aralık’ın darbe girişimi olduğu gerçeği, yolsuzlukların “palavra” olduğunu kanıtlamaya yetmez.
Bakanlar için yargılanma yolu açılırsa, kamuoyu gözünde “darbe” tezinin zayıflayacağı; AKP’nin toplumsal tabanının aşınacağı düşüncesi hiç ikna edici değil.
Bu güne kadar defalarca yazıldı çizildi; toplumun 30 Mart’ta Erdoğan’a verdiği destek yolsuzlukların hiç olmadığı inancına işaret etmiyor. Bunu ortaya koyan kamuoyu araştırmalarını hepimiz biliyoruz. Sandıklara koşan milyonlarca seçmen, AKP’nin yıkılmasının, kendileri için, yolsuzluklardan çok daha katlanılmaz sonuçlar yaratacağını düşündüler. Söze başladığımızda yere göğe koyamadığımız o “toplumsal sağduyu”, hem darbeyi gördü, hem de yolsuzluklara inandı.
Kuşkusuz, yolsuzluk iddialarının tepeden tırnağa kurgu olduğunu düşünenler de vardır. Ya da bunu hiç umursamayanlar… Ya da “az bile yapmışlar, helal olsun” falan diyenler… Bunların hepsi bu toplumda vardır ve sanırım hep de olacaktır.
Fakat sağduyuyu ve ortalama ahlakı temsil eden ana gövdeyi hafife alan, görmezden gelen, “yarın unutulur” diyen akıl da, etik de çok sorunlu bence.
Anayasa Mahkemesi’nin tarafsız davranmayacağı, darbe tehdidinin bir parçası olacağı endişesi de kabul edilir bir argüman değil kanımca.
Darbe deşifre olmuştur ve önce 30 Mart, ardından Cumhurbaşkanlığı Seçimleri bunun teyididir.
Erdoğan’ın başarısı da zaten buradadır: Darbeyi anlatabilmesinde…
Yoksa bakanlarının hiçbir yolsuzluk yapmadığına toplumu ikna etmiş olmasında değil.
Anayasa Mahkemesi, 17-25 Aralık polisleri, savcıları, hâkimleri gibi davranamaz. O günlerden bu günlere Türkiye’de değişmeyen ne kaldı bilmiyorum.
(1) 30 Mart ve Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’nin sonuçları ortadayken, (2) bürokraside, siyasette, toplumsal algıda dengeler AKP lehine daha da değişmişken, (3) ülkenin yargısı Gülen hakkında “terör örgütü lideri” sıfatıyla yakalama kararları verirken, (4) MGK belgelerinde Gülenist yapı tehdit olarak tanımlanırken; bugün hâlâ darbe gerekçe gösterilerek yargılamanın önü kesilirse, bunun toplumsal algıda bir tek karşılığı olur: “Yolsuzlukları örtüyorlar…”
Yolsuzluklar nasıl onun üzerinden girişilen bir darbeyi meşrulaştırmazsa, darbe girişimine maruz kalmak da yolsuzlukları örtmeyi meşrulaştırmaz.
Sorun, muhalefeti tatmin etmek de değildir. Sorun topluma, onun beklentilerine, demokratik duyarlılıklara saygı duymaktır.
Bakanlar yolsuzluklara karışmamışlarsa bugünün koşullarında toplumun gözü önünde gerçekleştirilecek bir yargılamada haksız bir mahkûmiyete maruz bırakılamazlar. Neredeyse dönüp dolaşıp Çetin Doğan bile masum ilan edilecekken, uydurulmuş eğreti delillerle hiçbir mahkeme bakanları mahkûm edemez. Açık, şeffaf bir yargılamadan çekinmek için ciddi bir neden yok. En angaje olduğunu varsaydığınız yargıç bile kuşkulu bir oyunun parçası olmayı göze alamaz artık.
Fakat deliller açık seçik yolsuzluklara, rüşvete işaret ediyorsa da mahkeme ceza kararı verecektir elbette.
Kısacası; “Bakanlarımız masum ama yargıya güvenmiyoruz” sözü, toplum zihninde “bakanlarımız maalesef bir şeyler yapmışlar ortaya saçılmasından zarar görmek istemiyoruz” diye tercüme edilecektir.
O zaman gerçek soru şudur: Bakanların yolsuzluklara karışmış olması mı, yoksa bu yolsuzlukların AKP tarafından örtülmesi mi daha affedilmez bir ahlaksızlıktır?
Akıl da etik de AKP’nin bu yargılamayı göze almasını gerektiriyor.
Bir siyasi harekette her zaman; ağır fanatikler, lider kültüne tapınanlar, örgütü kutsallaştıranlar, kişisel varoluşunu “biz ve düşmanlarımız” çatışması üzerine kuranlar vardır. Bunlar, bu tür kriz ve çatışma koşullarında daha da görünür olmayı başarırlar. Kendisini “sınıf savaşına” adamış bir örgütsel gelenekten gelen bizim gibi insanlar, Stalinist kültürün bu tipik karakterlerine hiç de yabancı değiliz. Hangi dil içinden konuşurlarsa konuşsunlar, nerede görsek tanırız onları. Bunlar “örgüt ve dava uğruna” konuşurlar hep. “Kol kırılır yen içinde”cidirler… Her türlü açık tartışma ve eleştiriyi de “düşmana hizmet ettiği için!” derin bir sorumlulukla susturmakla yükümlü sayarlar kendilerini.
Yeni Türkiye’nin “makbul siyasetçisi” bu profil olacaksa, yandık demektir…
Tartışmanın bir boyutu da budur. Bilmem anlatabildim mi?
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023