Hakan AKSAY
Sayın Davutoğlu,
Sizinle yıllar önce Moskova'da tanışmıştık.
Bizi tanıştıran dönemin Moskova Büyükelçisi Kurtuluş Taşkentyanımızdan uzaklaştığında ben size, o zaman başkanı olduğum Rus-Türk Araştırmaları Merkezi'nin çalışmalarını anlatmıştım.
Önce beni dikkatle dinlemiştiniz. Sonra birden "akademik kariyerimin ne olduğunu" sormuştunuz. Sizi tatmin etmeyen cevabımın ardından anlattıklarıma gösterdiğiniz ilgi azalmıştı.
Siz uzun yıllar okumuş, araştırmış, ciddi entelektüel birikim yapmış, üç yabancı dil bilen ve kitaplar yazan bir profesördünüz. Bu, tavırlarınıza ve - bazen herkesin bir seferde anlayamadığı - konuşmalarınıza yansıyordu.
Ve o dönemki konumunuz size siyasetin içinde olup da ona dışardan bakabilme şansı tanıyordu: Başbakan'ın dış politika danışmanıydınız.
Hep o "üst basamakta" kalacak ve "teorik gururunuz"u koruyacak gibiydiniz.
Ama bir şeyler oldu ve siz önce Dışişleri Bakanı, sonra Başbakan ve AKP Başkanı olmaya razı oldunuz, hatta heveslendiniz.
Aktif siyasete atıldığınızda ben sizin, çevrenizdeki cahil cühela takımından, teoriden ve derinlikten uzak "sokak üniversitesi mezunları"ndan çok sıkılacağınızı, onlara gizli bir küçümseme duygusu ile bakacağınızı düşünmüştüm. (Doğrusu, hâlâ da öyle düşünüyorum.)
Sonraki dönemde sizin kendinden emin ve çoğu kez gülümseyen yüzünüz, zaman zaman asılmış halde ekranlara yansımaya başladı.
Konuşmalarınızda "profesör tarzı" zayıfladı, onun yerine banal ve saldırgan siyasetçi üslubu ağırlık kazandı.
Yılların birikiminin ve büyük amaçlarınızın, çok basit güç dengelerine kolayca boyun eğdiğini hissetmenin ve bu çemberi kıramamanın, sizi bunalttığını tahmin ediyorum. (Bu anlamda belki birçok arkadaşımdan farklı olarak ben sizin, esneme kapasitesi sonsuz ve yüzde 100 "evet efendimci" bir yardımcı aktör olduğunuzu sanmıyorum. Ama şu anki görüntünüz "evet efendim"le resmedilmeye pek uygun.)

Umudunuz ve hayaliniz ne?
Bunu gerçekten merak ediyorum, Sayın Davutoğlu: Ne (olacağını) umuyorsunuz?
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan değişecek mi? Yumuşayacak mı? "Al, Ahmet Bey, şu işleri de bana danışmadan sen hallet" mi diyecek bir gün? "Pardon, bu zamana kadar her şeye karıştım, ama artık yasaların sana tanıdığı bütün yetkilerini kullanabilirsin"diyerek "özeleştiri" mi yapacak?
Yoksa aklınızdan başka şeyler mi geçiyor? "Dünyanın bin bir türlü hali var" diyerek Erdoğan'ın başına bir şey gelmesi halinde istediğiniz gibi davranabileceğiniz bir iktidar odağı olacağınızı mı düşünüyorsunuz?
56 yaşında "koskoca bir profesör" olarak otoritenize ve moralinize uluorta darbeler indirilmesine daha ne kadar katlanabilirsiniz?
Sayın Başbakan,
Siz Başbakansınız. Ülkemizde geçerli yasalara göre yürütme iktidarının bir numaralı yöneticisisiniz.
"Eyy Cumhurbaşkanı, yasalara uy, yetkilerini ve haddini bil ve işlerime karışma!"
Deseniz, ne olur, mesela?..
Haksız mı olursunuz? Yasaları mı ihlal edersiniz? Hayır, tersine.
Ama yasaları uygulamaya çalışan bir başbakan olarak, "yasaların değil korktukları liderin sözünü dinleyecek olanların" sizi devireceklerinden çekiniyorsunuz...
Peki, bu şartlarda mutlu musunuz?
Erdoğan'ın sizin "şeffaflık paketi"ni anında silivermesi, Hakan Fidan olayında gözünüzün yaşına bakmadan her şeyi geri sarabilmesi, ekonomiden çözüm sürecine kadar her alanda ipleri elinde tutarak gerektiğinde size "ayar vermesi"...
"Başkanlık rejimi" yasalaşırsa o sembolik koltuğunuzdan da geriye bir şey kalmayacak.
Bunu görmüyor musunuz sahiden?
'Peynirli yumurta öyle yapılmaz!'
Cumhurbaşkanı'nın sınırsız taleplerini "idare etme" çabasından, çalışma arkadaşlarınız arasında, örneğin, hükümet toplantısında"ters bir şey söylememe" gerginliğinden, "yoksa anında jurnallenebilirim" korkusundan yorulmadınız mı?
Bu dediklerimi yakın arkadaş ve akraba çevrenizden hiç mi duymuyorsunuz?
Dört çocuğunuzdan hiçbiri böyle bir şey söylemedi mi size?
"Baba, bırak bu şartlarda! Açlıktan ölecek değiliz ya!" demedi mi bir teki bile?
Geçenlerde gazetecilere özel konulara da giren ilginç açıklamalar yapmışsınız. Okudum ve çok hoşuma gitti.
"Kendisiyle barışık olandan daha güçlü kimse yoktur, yaptığı işi aşkla yapandan daha verimli kimse yoktur." demişsiniz.

Çok doğru...
Kendinizle barışık mısınız sahiden, Sayın Başbakan?..
Ve eklemişsiniz:
"Severek yaptığınız bir işten yorulduğunuzda, dinlenme ihtiyacıhissettiğinizde bir kenara çekilip atıl durmaktansa, sevdiğiniz başka bir işi yapın."
...
Aynı açıklamalar arasında söz mutfağa gelince, yemek yapmayı bilmediğinizi söyleyip şöyle devam etmişsiniz:
"Çocuklar bir araya geldiğinde, 'Baba ne olur, peynirli yumurta yap' derler. Çok iyi yaparım, 3-4 peyniri karıştırarak. Yumurtanın dozunu yükseltirsem, bu peynirli yumurta oluyor. Peynirin dozunu yükseltirsem, yumurtalı peynir oluyor."
Ne güzel...
Belli ki kendi başınıza peynirli yumurta yaparken çok mutlusunuz...
Peki, Sayın Davutoğlu, her Allah'ın günü kulaklarınızda yankılanan"o ses" bir gün size şöyle haykırsa:
"O peyniri karıştırma! O kadar yumurta koyma! Peynirli yumurtaöyle olmaz!"
Ne yaparsınız?
Peynirli yumurtadan bahsetmiyorum; beni anlıyorsunuz, değil mi?..
@AksayHakan
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.08.2025
17.07.2025
26.06.2025
22.06.2025
11.05.2025
10.05.2025
13.04.2025
29.03.2025
20.03.2025
6.03.2025