Halil BERKTAY
Ünlü İngiliz Marksist tarihçisi Hobsbawm, Interesting Times (İlginç Zamanlar) başlıklı otobiyografisinde, 60’lar ve 70’lerde Üçüncü Dünya’nın yükselişine bağlanan umutlardan söz eder. Dekolonizasyonun ve özel olarak millî kurtuluş mücadelelerinin, Sovyetlerin çürüyüşünü nasıl örttüğünü, Sola yeni bir heyecan kazandırdığını anlatır.
Haklı : yeşil bir filiz, taze bir başlangıç gibiydi, tarih sahnesine çıkan yoksul halklar. Son derece siyah-beyaz bir dünyaydı; kimi ve neyi desteklememiz gerektiği noktasında en küçük bir tereddüde yer yoktu. Azgelişmişler haklıydı, Bloksuzlar haklıydı; anti-emperyalizm haklıydı; silâhlı mücadeleler haklıydı; bütün “cephe”ler, FLN’ler, NFL’ler ve PLO’ların hepsi, toptan haklıydı (ve bir gün bölünüp birbirlerine düşebilecekleri, kimsenin aklına gelmezdi). Vietnam vardı bir kere; hak ve özgürlükten yana, zorbalığın galip gelememesini isteyen herkesin kalbi, 1936-39’da nasıl İspanya’da atmışsa, 1960’larda da Vietnam’da atıyordu. Üniversite yıllarımda, New York-İstanbul yolum Paris’ten geçtiğinde, Maspero’nun La Joie de Lire kitapçısından yeni çıkmış Althusser’leri, Fanon’ları, Paul Nizan’ları çantama doldurup, 18-20 yaşımın keyfiyle yürürdüm, duvarlarda US = SS yazan bulvarlarda. Sırf ezilmişlik ve kahramanlığı görürdük, Pontecorvo’nun Cezayir Savaşı filminde; Fransız gençlerinin gittiği kafelere konan bombaların patladığı dehşet sahnelerinden bile rahatsız olmaz, herhangi bir eleştiri algılamazdık. Arap ülkelerindeki darbelere de sevinirdik tabii. Ho, Mao ve Castro kadar olmasa bile, Nâsır’lar, Abdüsselâm Arif’ler, Ben Bella’lar, Kaddafi’ler, Bumedyen’ler de “doğru” saftaydılar enikonu. Emperyalizmin sömürü alanını daraltıyorlardı bir kere. Bu rejimlerin anti-demokratik olmasından değil, yeterince anti-demokratik olmayabileceğinden kaygılanırdık. Bir küfür sözcüğüydü “ılımlı” (veya “liberal”). Çoğulcu, piyasacı, parlamentarist olmak, sırf Doğan Avcıoğlu’nun değil, dönemin bütün Marksist veya yarı-Marksist ulusal kalkınmacılarının öğrettiği gibi, “emperyalizmi geri getirmek”le birdi. Türkiye’de de böyle olmamış mıydı zaten, 1946-50 seçimleriyle ? Gönlümüz devrimci-devletçi otoritarizmden yanaydı. Syngman Rhee’den itibaren Güney Kore’nin “Amerikancı diktatör”lerini lânetle anar, Kuzey Kore’ye toz kondurmazdık. 1969 veya 70 olmalı; Şahin Alpay’ın Küçük Esat’taki evinde (Hasan Cemal de vardı sanırım), çalışma odasına astığı, omuzlarında kazma kürekle yürüyen Cezayir askerleri fotoğrafına, “işte üretici ordu” diye hayranlıkla baktığımızı hatırlıyorum.
Yani tamam, 23-25 yaşlarımızdaydık da... İnsan ne kadar naif, inanmaya ne kadar hazır olabilir acaba ?
Ve sonra ne oldu ? Aslında çok basit. “Biz büyüdük / ve kirlendi dünya.”
Anti-emperyalizm. Üçüncü Dünyacılık. Ulusal kalkınmacılık. Silâhlı mücadele (haklı şiddet/savaş). Arkalarındaki sosyalist ülkeler (Sovyetler, Çin, Küba). Bu kirlenme hepsini kapsadı.
Soğuk Savaşın Üçüncü Dünya’daki (ya da “ara bölgeler”deki) boyutu, ABD’nin “hürriyet imparatorluğu” (empire of liberty) ile SSCB’nin “adalet imparatorluğu”nu (empire of justice) karşı karşıya getirmişti. Sovyetler “kapitalist olmayan kalkınma yolu”na (KOKY) çektikleri ülkelerden “ilerici” müttefikler edinmeye çalışıyordu.
Olmadı. KOKY rejimleri, demokrasisiz, denetimsiz devletçiliğin kokuşturduğu yoz despotizmler olup çıktı. Kalkınamadılar ya da sadece petrolleri oranında biraz kalkındılar ve Batı safındaki horlanan piyasacı emsallerinin gerisinde kaldılar. Birbirlerine karşı dar, bencil kıskançlıklarını aşamadılar. Nâsırcı ve Baasçı Mısır-Suriye-Irak, ikili üçlü BAC birleşmelerine gittilerse de hepsi bozuldu. Mısır istilâsıyla Kuzey ve Güney Yemen de birbirine girdi, önce biri sonra diğerinde “komünist” yönetimler kuruldu, kâh birleşti kâh ayrıldı. Etyopya’da Mengistu Haile Mariam cuntası en kanlısı çıktı. Uganda’nın İdi Amin Dada’sı bile “ilerici” oldu, FKÖ’ye arka çıkarak. Saddam, Hüsnü Mübarek, Kaddafi, Suriye’de Esad ailesi, tel tel dökülerek de olsa çok uzun süre ayakta kaldı. “Millî”ciliklerinin, “anti-emperyalizm”lerinin iç yüzünü, herhalde sadece Atatürkçüler, CHP, PKK, BDP ve “solcu” destekçileri göremiyor olmalı.
Üçüncü Dünyacılığın ve/ya KOKY’ciliğin başarısızlığı, destekçisi “sosyalist sistem”i de aşağıya çekti. Sadece Amerika değil, derece derece Sovyetler, Çin ve Küba da, kendi “en ziyade müsaadeye mazhar” diktatörlükleri ve dış müdahaleleriyle anılır oldu. Angola’da bağımsızlıkla birlikte patlak veren iç savaşta Sovyetler ve Küba MPLA’yı; ırkçı Güney Afrika rejimi dâhil Batı ile Çin ise FNLA ve UNITA’yı destekledi. Zimbabwe’de 1980’den itibaren korkunçlaşan Mugabe’den, gene Sovyetler ve Çin desteğini eksik etmedi. Sovyetlerin 56’da Macaristan’ı, 68’de Çekoslovakya’yı ezdikleri yetmiyormuş gibi, Demokratik Halk Partisi’nin 1978 darbesini payandalamak uğruna 79’da Afganistan’a da girmeleri, Taraki ve Hafızullah Amin’in Abdülkadir Dagarval’i, sonra Amin’in Taraki’yi, sonra Sovyetlerin Amin’i devirmeleri ve öldürmeleriyle tam bir felâket ve rezalete dönüştü. Vietnam Kamboçya’ya girdi. Çin de soykırımcı Kızıl Kmerleri korumak uğruna bir sınır bahanesi bulup Vietnam’a saldırdı.
Hepsi güya “haklı savaş”tı. Piçleşmenin ilk turu böyle atıldı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024