Hasan Bülent KAHRAMAN
Cumhurbaşkanı Gül'ün vurgusunun üstüne söylenecek herhangi bir söz olabilir mi: demokrasi sadece seçim değildir.
Gerçekten de öyledir. Buna bir şey daha ilave edilebilir. Demokrasi çoğunluk rejimi de değildir. Elbette seçimin de çoğunluğun da demokrasileri demokrasi yapma özelliği vardır. Fakat bunlar bir demokrasinin sağlıklı olması için yetmez. Çünkü sandık her sistemde olabilir. Sandığı yani seçimi sağlıklı hale getirenmuhalefetin varlığıdır. Muhalefetin sözünün yönetim tarafından dikkate alınmasıdır. Muhalefet iktidar olamadığı halde iktidara müdahale eden, iktidarın dikkate alması gereken demokratik unsurdur.
İkincisi çoğunluk meselesi: elbette bir çoğunluk sistemidir demokrasi. Ama sadece o değildir. Demokrasi çoğunluğun azınlık hakkını gözeterek yönetmesidir sistemi. Ancak bu surette demokrasi sağlıklı işleyebilir. Bunun dışındaki sistemlerin sandıkla gelmiş olsa dahi Alexis de Tocgueville'den beri bilinen adı çoğunluk tiranlığıdır. En kötü demokrasi modeli budur.
O kadar böyledir ki, 20. yüzyılın sonunda çoğunluk meselesi radikal demokrasikavramı altında çoğulculuk rejimine dönüşmüştür. Çoğulcu, ötekini kapsayan, toplumsal azınlığın hakkını gözeten ve onların taleplerini içselleştiren bir demokrasi ancak anlamlı olabilir bugün.
Buradaki kritik kavram kapsamak (contain). İçinde yaşadığımız sorunlar önemli ölçüde bu kavramla ilgili. Yönetimin bugün sokaklarda olan ve belli talepleri dile getiren çevreleri kapsayabileceğini öne sürüyorum. Bunun bugünkü AK Parti iktidarı tarafından gerçekleştirilebileceği kanısındayım. Çünkü o kitlelerle AK Parti'nin son on yılda gerçekleştirdikleri arasında çok önemli bağlar var.
Söylemek istediğim şu: televizyonlarda ve sosyal medyada yaygınlaşan bir görüş var. Özellikle gençler diyor ki, "biz çok apolitik bir kuşaktık, nasıl oldu bu derecede politize olduk, sokağa çıktık?"
Bu sorunun yanıtı AK Parti siyasetlerinde ve o siyasetlerin başarısındadır. Çünkü AK Parti, Türkiye tarihinin gelmiş geçmiş en politik, en ideolojik partisi ve siyasetidir. Çok büyük kitleleri siyasallaştırmıştır. Onlara siyaset yaptırmıştır. O kitleleri kendi talepleri doğrultusunda mobilize etmiştir. O partideki kadın hareketine ve ağırlığınabakmak yeter söylediklerimin gerçekliğini sınamak için. Aynı şekilde askeri, bürokratik vesayet, elitist azınlıkçı kuvvet bu dönemde geriletilmiştir.
AK Parti'nin şimdi yeterince göremediği bu. AK Parti yarattığı hızlı dönüşümün kendi kontrol ettiği kitle dışındaki yansımasını henüz algılayamadı. Bunu o kitlenin dışında kalanlar yani gençler dahi algılayamadıkları için hem eyleme katılıyor hem de "bize ne oldu" diye soruyorlar. Siyaset sosyolojisi bakımından da siyasal psikoloji bakımından da son derecede önemli bir dönemeçteyiz.
İşte bu noktada diyorum ki, AK Parti bugün sokaktaki kitleyi, kendisine karşı dahi olsa, kapsayabilir. Bu kitle onun yarattığı sağlıklı bir kitledir. Buradan hareketle demokrasiyi çoğunluk rejimi olmaktan çıkarabilir. Onu çoğulcu, dinamik, radikal bir demokrasiye dönüştürebilir.
Bana göre Cumhurbaşkanı Gül'ün alınmıştır dediği mesaj budur. Yani AK Parti'nin AK Parti'yi anlamasındaki zorunluluktur.
http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/kahraman/2013/06/05/ak-parti-ak-partiyi-anlamali
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025