Hasan Bülent KAHRAMAN
İnsanlığın bir temel çelişkisi var. Baştan beri. Teknoloji, ideolojiyi değiştiriyor. İdeolojiyi en dar manasında, katı bir düşünce sistematiği olarak anlamayınız. İdeoloji sonunda insanın dünyaya dönük tasavvurudur. Evet, Marx ideolojiyi o tasavvurun kısıtlı bir hali olarak değerlendirir, doğrudur, ama bu, nihai gerçeği değiştirmez. İdeoloji belli bir zamanda dünyayı nasıl algıladığımızla ilgilidir. Onun geleceğine ait tahayyüllerimiz de bu algının içinden çıkacaktır. Teknoloji, değişir, gelir, o algıyı da alt üst eder. Ağır, büyük, yaygın bir teknoloji değişikliğinden sonra eğer dünya hâlâ aynı dünyadır demiyorsak, işte o ideolojimizdeki değişikliğin işaretidir.
Son yirmi yılı, son on yılı aklınızdan geçiriniz. Bu süre zarfında "eski dünya"ya dair taş üstünde kalan bir tek taştan söz edilebilir mi? Her şey bir yana elektronik devrim öncelikle ve en geniş ölçüde zaman ve mekân algımızı değiştirdi. Çünkü zamanı ve mekânı birbirinden kopardı. Haydi o kopukluğu da bir yana bırakalım. Mekânın bildi- ğimiz bütün manaları paramparça oldu. İnsan bugün artık her yerde ve hiçbir yerde değil.
Böyle bir dünyanın sınırsız bir özgürlük çağrısı çıkardığını düşünmemek mümkün mü? Mekândan kopan insan belki, eski bir tabirle "yersizyurtsuzlaşıyor" ama bu ona aynı zamanda büyük bir özgürlük sağlamıyor nasıl denebilir? Bu kadar özgürleşmiş bir dünya artık sıkı düzenlerle idare edilebilir mi? Yoksa demokrasi artık ekmek ve su gibi midir? Devrim düşüncesi de öyle. Yeni bir "devrim" aranacaksa evvela bu "devrimin" idrak edilmesi gerekiyor. Devrim başladı ve geniş ölçüde yaşandı. Şimdi nereye kadar gideceğiyle ilgiliyiz. Bu devrim yaratıcı zihnin devrimidir. Dünyanın bilinen bütün köklerinden koparılıp yeni bir anlayışla bütünleştirilmesidir.
Böyle bir dünya klasik ideolojik tutumların tamamını yerinden oynattı. Bugün sol düşüncenin, bazı temel kabullerini birer ilke olarak elbette kabul ediyoruz. Fakat 19. Yüzyıl kökenlerini ve önermelerini hâlâ geçerli saymak çocukları bile güldürür eğer kargaları değilse de. Klasik sağ da bu değişimden pay alıyor. Klasik sağın muhafazakârlığı eğer milliyet/çilik gibi bir kavram etrafında biçimlenmişse artık o da geçerli değil. Küreselleşme, ulus devleti de, dar ve dışlayıcı milliyetçilikleri de, etnisite anlayışını da kırdı attı.
Başka bir gerçek daha var. Bahsettiğim teknoloji devrimini kapitalizm sağladı. Fakat kapitalizm bütün boyutlarıyla benimsenecek bir yapı değil. Dünya kadar sıkıntısı ve kısıtlaması var. En başta yarattığı ekonomik eşitsizlik, yoksulluk geliyor. Bu tepkiyi ilk defa basit, çıplak, "underclass" insanlar dile getirmedi. O kapitalizmin nimetlerinden yararlananlar, teknoloji devrimini sonuna kadar kullananlar gördü. Occupy Wall Street eylemi buydu.
O eylem son derecede yaratıcı bir biçimde, "yeni politika" yollarının bulunabileceğini dünyaya duyurdu. Kırıp dökmeden, yakıp yıkmadan da bir devrim yapılabileceğini kanıtladı. Orta sınıfın da devrimci potansiyeli olduğunu gösterdi. O devrim zekâyla, gülmeceyle, ironiyle gerçekleştirilebilirdi. Öyle de oldu. Bakmayın ortalığı ateşe verenlere ve vandallara. Gezi Parkı olayları bu bakımdan Occupy eyleminden daha ileridir. Daha önemlisi Arap Baharı bu yeni teknoloji- yeni politika ilişkisinin bir sonucu olarak doğdu. Devam etmedi sözlerine de o kadar inanmayın. Devrim bir tohumun toprağa düşmesidir. Türkiye'de siyaset bu yaratıcılığı bekliyor. Kürt siyaseti daha çok muhtaç bu yaratıcılığa. Kırıp dökmek çözüm değildir. Üstelik bir sıkışmışlığın, bir daralmanın sonucudur.
Hangi daralma olduğunu cumayı bekleyenler öğrenebilecek...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025