Hasan Bülent KAHRAMAN
Kendime yakıştırdığımı yapayım, küfrün bile analizi yapılır diyeyim ve KemalKılıçdaroğlu'yla özel olarak uğraşmayıp, içine düştüğü durumu doğuran nedenleri, onu hazırlayan siyasal yapıyı ele alayım.
Önce bir küçük bellek çalışması: 1990'lardaki SHP/ CHP ve MHP kongrelerinde şiddetli kavgalar yaşanırdı. 'Taban' yani delegeler, yani izleyiciler, taraftarlar birbirine girerdi.
Bilhassa MHP bu işin sahnesiydi. SHP ve CHP de içlerine kapandıkça, 'kapalı örgüt sosyolojisi'ne ulaştıkça bu kavgalara sahne teşkil ederdi.
Bütün bunların altında yatan nedeni, hatta SHP ve CHP'deki bitmek bilmez kongre süreçlerini, genel başkanlık yarışlarını, kavgalarını açıklayan nedeni yukarıda belirttim:kapalı örgüt sosyolojisi.
19. yüzyılın biçimlendirdiği bir örgüt olarak siyasal parti kendi içine kapalıdır. Maalesef. O çok abartılarak övülen 'parti disiplini' kavramı, parti dediğimiz 'teşkilatı' oluşturan, ona modern içeriğini kazandıran Lenin'in bir icadıdır.
Bu disiplin işi o kesimde o derecede ileri gitmiştir ki, şimdi gençler bilmez, bir dönemde 'insanlar eskiden disiplinli oldukları için komünist olurlardı şimdi komünist oldukları için disiplinli oluyor' gibisinden yargılar tartışılırdı. Jorge Semprun gibi yazarlar, Savaş Bittigibi muhteşem filmlerinde disiplin-militan ilişkisini irdeledikçe irdelerdi. Kısacası ya partili olur disiplini tanırdınız ya da başınıza olmadık işler gelirdi.
Bu anlayış sonunda o örgütleri toplumsaldan koparır, yatay ilişkilerden sıyırır, düşeyhiyerarşik ilişkilere sıkıştırır, en neticede bürokrasilere boğar. Gene de bu partiler, örgütlerideolojik bir temele yaslandığından, bahsettiğim yapısal özellikleri büyük yozlaşmalarayol açsa bile bizde görüldüğü türden sapmalar, yani lumpenleşmeler söz konusu olmazdı.
Bizdeki siyasette ise, evet, düpedüz lumpenleşme yaşandı. Yani ideolojilerin zayıfladığı,neredeyse tümden ortadan kalktığı bir dönemde, bir de partiler soluk almalarına, kendilerini yenilemeye olanak sağlayacak toplumsaldan kopunca lumpenleşme onlarıkıskıvrak sardı. Neticede iş, tribünlerde, salonlarda birbiriyle boğuşan, vuruşan kitlelere geldi.
Uzun bir aradan sonra, çeşitli nedenlerle ve yöntemlerle bu çözülme, yozlaşma görünmez oldu. Ama görünmezlik gerçeği ortadan kaldırmıyor.
O gerçek şimdi Kılıçdaroğlu'nu ve zaman zaman genel olarak siyasetçiyi saran ve vuran bir yapıdır. Bugün gene MHP'de başlayan hareketlenme de bu oluşumun bir parçasıdır. Nedeni açık: MHP büsbütün, CHP çok geniş ölçüde içine döndü, dışına kapandı.
Buna 'istiridye tepkisi' diyorum. İş bu hale gelince, partiler dışlarından kan almayınca kendi kendilerini zehirliyor. MHP mahkeme mahkeme dolaşıyor. Kısa bir süre sonra gene gerginlikler başlayacak. CHP ise henüz o mertebede değil ama bir kere daha içe dönüklüğü nedeniyle, ideolojisi olmaması nedeniyle, sosyolojiden kopukluğu nedeniylelumpenleşmeyi siyasal söyleminde yaşıyor.
Salı günleri yapılan konuşmaların sadece hakaret ve küfür ekseninde gitmesi bundandır. O oluşumun son adımı olarak Kılıçdaroğlu'nun başına gelenler geldi. Bu kaderi bir şekilde yaşayacaktı.
Siyaset, ideoloji ve sosyoloji bitince, partiler istiridyelere dönüşünce böyle oluyor...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025