Hasan Bülent KAHRAMAN
Leyla Zana'nın ne yapmaya çalıştığını anlamak için Musa Anter cinayetinden 20 yıl sonra ortaya çıkan gerçeğe bakmak gerek. Anter'i öldüren, Orhan Miroğlu'nu vurup, öldü diye sokağın ortasında bırakan kişi 20 yıl boyuncadevletin koruması altında kalmış. Kanımız donarak şimdi öğreniyoruz ki, bu süre içinde adını, kimliğini değiştirmeye bile gerek duymamış. Ne hikmetse, bugüne kadar bütün resmi törenlere katılmış, valilerden, kaymakamlardan, komutanlardan saygı görmüş. Yani, devlet ne yaptığını çok iyi bilerek katilini sahiplenmiş. HHH Bunu tahmin ediyorduk. Ama işin bu dereceye varacağını bilmiyorduk. Yakında Yeşil de bir yerlerden benzeri şekilde ortaya çıkarsa hayret etmeyeceğiz Çünkü bütün hücrelerimize işledi devletin bu işte ne derecede kirli bir oyun oynadığı, bu savaşın bitmemesi için ne yaptığı ve yapmadığı, daha beteri,devletin devleti teslim aldığını. Şunu söyleyeyim: nasıl aradan 100 yıl geçtikten sonra bugün Ermeni konusunda Türkiye kilitlenmişse, o 'gerçeği' daha fazla hasır altı edemiyorsa emin olun o kadar uzun olmayacak bir süre sonunda Kürt konusunda da benzeri biçimde köşeye sıkışacaktır. PKK'ya karşı olmak, onunla çatışmak başkadır ama Anter'i, Miroğlu'nu öldürmeyi istemek, daha sayısını bilmediğimiz onca cinayeti işlemek, onca Kürt'e zulmetmek, köylerini boşaltmak, yakmak, dilini, kültürünü, varlığını yok saymak büsbütün başka.
Leyla Zana'nın çok etkileyici cesareti, medeni cesareti, olayları kavramaktaki bilinci, özgür ve bağımsız kişiliği bu nedenle önemli.
Zana, ne kadar sürdürebilir, ne kadar direnebilir bilemem ama hiç değilse şu andasavaşla barış arasında ayrım yapabilen tek kişi gibi görünüyor.
İki taraf da, iki tarafın önde gelen kişileri de savaşı kazanmak üstüne oyun kurarken yalnızca o barışı kazanmak için plan yapıyor ve bu nedenle savaşın tarafı olmuş çevrelerle ve kişilerle bir araya gelmek istiyor.
Çünkü ötekilerden çok farklı olarak seziyor, görüyor ve anlıyor ki, bir defa barış dairesine girildi mi öteki şeyler anlamını yitirecektir.
Barıştan savaşa gitmek çok kolaydır ama savaştan barışa gitmek imkansız denecek kadar zordur. İki taraf da savaşı kazanmak ister. Ama iki tarafın da kazandığı savaş olmaz ve barış, daima kazananın yenilene dayattığı hükümlerdir. Belki barışlarda da kazananlardan ve yenilenlerden söz edilebilir.
Ama, bu, yenilenlerin de galip sayıldığı bir süreçtir. Zana, on yıl bu devletin hapislerinde yatırdığı birisi olarak (şimdi kim o kararın doğru ve haklı olduğunu düşünebilir?) bugün bu hamleyi yapıyor. Savaşın kendi üstündeki acısını, kirini ve külfetini kenara itmeyi biliyor.
Ayrıca şunu düşünmekten de kaçınmıyor. Barış zayıflarla yapılmaz. Ancak en güçlü olanla yapılan barış kalıcı olur. En güçlü olanla barış yapmaya kalkışmak en güç savaşa girmektir. Barış gerçekleşirse en zorlu savaştan daha büyük bir savaş kazanılır. Zana, son derecede gerçekçi bir biçimde Erdoğan'ın gücünü kabul ve ilan ettikten sonra onunla bu anlayış etrafında bir araya geldi.
Aynı şekilde onunla görüşen, bütün o safsata itirazlara rağmen Kürtçeyi okullarda seçmeli de olsa müfredata yerleştirme noktasına kadar ilerleyen, Oslo görüşmelerini başlatan ve o hamlelerle Kürt tarafında da barış değil savaş yanlısı olanları boşluğa düşüren Erdoğan'ın Zana'yla görüşmesi de bir o kadar önemlidir. Barışı savaşla gerçekleştirmek isteyen imkansızlık koşullarından barışı barışla yaratmak isteyen imkan aşamasına geçmektir bu.
Bir milattır!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2025
18.08.2025
17.07.2025
20.06.2025
13.05.2025
5.05.2025
6.03.2025
26.02.2025
13.02.2025
6.01.2025