Hasan CEMAL
İnsan hayatından daha değerli ne olabilir ki?..
Barış derken samimiysek, barış derken ciddiysek, o zaman tarafların derhal yerine getirmeleri gereken bir görev vardır: Gerçek bir ateşkes! Parmakların tetikten çekildiği, askeri operasyonların durduğu, yani silahların sustuğu bir ortamda, oturup konuşmanın ne zararı olabilir ki?
Kürt sorunu, PKK derken bunca yıldır yazılmadık, konuşulmadık bir şey kaldı mı?
Sanmıyorum.
2000’li yıllarda, Ak Parti iktidarı döneminde neredeyse her şey masaya yatırıldı, tartışıldı ve birçok tabu kırıldı.
Bu nedenle, özellikle çözüm yolu ya da yol haritası gibi konularda yeni bir şeyler yazmak pek öyle mümkün değil.
Barış olgunlaştı!
Eksik olan, olgunlaşmış barışı gerçekleştirmek için gerekli ‘siyasal irade’ydi.
Bu açıdan Başbakan Erdoğan bazen cesur davrandı, bazen geriledi.
2005’in Diyarbakır konuşması, 2009’un demokratik açılımı ve sonraki Oslo süreci gibi bugüne kadar siyasal tarihimizde rastlanmamış yürekli çıkışlar yaptı.
Ama sonra frene bastı.
Geri adımlar attı.
Ayrıntıya girmiyorum.
Tayyip Erdoğan bugün yeni bir ‘eşik’te. Adına İmralı diyebileceğimiz yeni bir süreci başlatmak için düğmeye basmış durumda.
Elbette olumlu bir gelişme.
Ama henüz bilinmeyenler var.
Soru işaretleri az değil.
Bu da normal.
Daha işin başındayız.
Görülen o ki, taraflar arasında güven sorunu da varlığını korumaya devam ediyor. Taraflar birbirlerine güvenmiyor. Bunca yılın acısından sonra bu da şaşırtıcı değil.
Bu satırları yazarken, bir kulağım televizyonda, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Meclis grubundaki konuşmasını dinliyorum.
İpi geriyor.
Konuşması biraz fazla önşartlı.
Sözlerinde hükümete güvensizlik var. Tayyip Erdoğan’ın üslubunu eleştiriyor. ‘Müzakeresüreci’nin henüz başlamadığını belirtiyor. Ve bu sürecin gerçekten başlaması için bazı önkoşullar öne sürüyor.
Bunların en başına da, beklendiği gibi, Öcalan’ın ‘İmralı halleri’nin iyileştirilmesini koyuyor.
Selahattin Demirtaş’ın konuşmasından bazı bölümlerin altını çiziyorum:
“İmralı’daki görüşmede tarafımıza iletilmiş, KCK‘ye iletilmiş ya da halka iletilmiş bir yol haritası yoktur. Ama görüşmeyi yapan heyette de, Öcalan’da da çözüme yönelik irade vardır, istek vardır. Bu sorunun diyalogla tartışarak çözme iradesinin güçlendiği yönünde bir tespitimiz vardır.”
“Askeri operasyonlar, hakaretler, tutuklamalar devam edecekse, bunun adına entegre projedeyip yürütülecekse kimse birbirini yormasın.”
“Hükümet ciddiyse bunun herkesin diline sirayet etmesi lazım. Yendik, ezdik şimdi teslim almaya geldik yaklaşımı ile olmaz. Yendiyseniz neyin müzakeresini başlatıyorsunuz ki, teslim alın silahları bitsin bu iş...”
“Her şeyden önce taraflardan biri olan KCK‘nin sürece dahil edilmesi gerekiyor.”
“Madem ki Öcalan‘ı muhatap kabul ettiniz, o halde bundan sonrası ilk adımın gereklerine uygun olmalıdır. Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesinden söz ediyoruz.”
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın bu sözlerinde hiç kuşkusuz haklı taraflar, yerinde eleştiriler var.
Ancak, Erdoğan ve sözcüleri de konuşmaya başladıklarında, onların da yanıtlarında bazı haklılıklar olacak.
Anlaşılabilir bir nokta:
Taraflar, işin başında çıtayı yüksek tutmak istiyor. Eğer söz konusu olan müzakere ise, buna da şaşmamak gerekir.
Sözü uzatmak istemiyorum.
Kim ne derse desin, ama barış sözcüğünde anlaşıyorsak, barış derken samimiysek, barış derken ciddiysek, o zaman tarafların hiç beklemeden yerine getirmeleri gereken bir görev vardır.
Gerçek bir ateşkes!
Parmakların tetikten çekildiği, askeri operasyonların durduğu, yani silahların sustuğu bir ortamda oturup her şeyi konuşmanın ne zararı olabilir ki? İnsan hayatından daha değerli ne var ki?
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları




















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024