Hasan CEMAL
İktidardan muhalefete, Ankara’dan İmralı’ya, Kandil’e kadar suyu bulandırabilecek tavırlardan kaçınılacağına dair bazı belirtiler var. Diyarbakır’da yapılacak olan cenaze töreni büyük önem taşıyor. Dökülen bunca kan ve gözyaşından sonra, en başta bu acıyı yaşayanların ‘barış durağı’nda her türlü provokasyona karşı uyanık olmaları şarttır.
Başbakan Erdoğan’ın dün partisinin Meclis grubunda yaptığı konuşmasının bazı bölümlerinin altını çiziyorum.
Yeni değil söyledikleri.
Ama yeni olmasa da önemli.
Çünkü ‘barış’la ilgili.
Öyle bir dili var konuşmanın. Karşısındakileri anlamaya çalışan, kendini onların yerine de koymaya dikkat eden bir üslup içinde konuşuyor.
Böylesine bir söylem, eğer kalıcı olabilirse, bu ülkede barış ve demokrasiye açılabilecek yollara yeni taşlar döşeyebilir.
Şu satırların altını çiziyorum:
“Biz 1980’lerde Diyarbakır zindanlarında nelerin yaşandığını çok iyi biliyoruz. İşkenceciler aynaya baktıklarında, aynadaki görüntüleri bile kendilerinden utanmıştır.
Ama ben burada bir şeyi söylemek zorundayım. Bu ülkede insanlar düşüncelerinden inançlarından dolayı sadece Diyarbakır zindanında zulüm görmediler. Mamak’ta, Metris’te de, dışarıda da farklı gruplara vahşet yaşatıldı.
Namaz kılıyoruz diye bizimle alay ettiler. İmam hatipliyiz diye bizi aşağıladılar. Sakalı olanı, selamün aleyküm diyenleri bile ötelediler.
Kitaplarımız yasaklandı. Gazetelerimiz, dergilerimiz, partilerimiz kapatıldı. Bizzat benim en yakın arkadaşlarım kalleşçe şehit edildiler. Eşi başörtülü olduğu için işinden atılanlar oldu.
Birileri Diyarbakır zindanlarında feryat ederken, bizler de büyük Türkiye hapishanesi içinde, öz vatanında parya muamelesi gördük.
Ama dikkatinizi çekiyorum.
Biz hiçbir zaman elimize silah almayı aklımızın ucundan bile geçirmedik. Sokağa çıkıp anarşi üretmeyi aklımızdan geçirmedik.”
Erdoğan’ın sözleri böyle.
Yaşadığımız döneme damgasını eğer barış vuracaksa, bu söylem yerindedir.
Sayın Başbakan, demokratik açılım ve Oslo süreçlerinden sonra bir daha siyasal risk alıyor.
Evet öyle.
Bu yolda ne kadar kararlı, nereye kadar gidebilir, nihai oyun planı var mı, şimdilik bilemiyoruz.
Soru işaretleri az değil.
Ama soru işaretleri yalnız Erdoğan’la ilgili değil. İmralı süreci yakın zamanda eğer bir ‘barış süreci’ne dönüşebilecekse, Erdoğan’ın dışındaki siyasal oyuncuların da yapıcı roller üstlenmeleri gerekiyor.
Bu pencereden bakınca gelişmeler olumsuz değil.
‘Kan’ı siyaset olarak belleyenler, barışla biteceklerini gayet iyi bildikleri için kan ve gözyaşının devamından yanalar.
Barış düşmanlarını geçiyorum.
Genel hava olumlu.
Üstelik o lanet olası ‘Paris suikastı’na rağmen olumlu...
Bugün aklı başında hiç kimse tuzağa düşmek istemiyor. ‘Barışa sabotaj’dan sakınmak, önde gelen oyuncularda genel bir sorumluluk olarak dikkati çekiyor.
Şu da söylenebilir:
Geçmişten çıkarılan bazı dersler önümüzü aydınlatmaya başlamış durumda...
İktidar ve muhalefet odaklarında ihtiyatlı bir hava esiyor. İktidardan muhalefete, Ankara’dan İmralı’ya, Kandil’e kadar suyu bulandırabilecek tavırlardan kaçınıldığına, kaçınılacağına dair belirtiler var suyun yüzünde...
Bu açıdan Diyarbakır’da yapılacak cenaze töreni de hiç kuşkusuz büyük önem taşıyor.
Yaşanmakta olan büyük acının barışa karşı bir tuzağa, bir sabotaja dönüşmemesi konusunda ilgili herkes sorumlu davranmak zorunda...
Acılar olgunlaştırır!
Hayatın belki de en acımasız gerçeklerinden biri budur.
Dökülen bunca kan ve gözyaşından sonra, en başta bu acıyı yaşayanların ‘barış durağı’nda her türlü provokasyon ve tuzağa karşı uyanık olmaları barış adına en büyük görev ve sorumluluk olacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024